Jump to content
Fevaid

Tüm aktiviteler

This stream auto-updates     

  1. Today
  2. Türkiye'nin ilk elektrikli otomobili, İstanbul'da görücüye çıktı. Tasarımı ile beğeni toplayan yerli otomobil için 5 yıl içinde 6.5 milyon Dolar AR-GE harcaması oldu. Otomobilin yüzde 90'ının 'yerli ve milli' olduğu ifade edildi. İstanbul'da Lütfi Kırdar Kongre Salonu'nda düzenlenen 3. Arge ve İnovasyon fuarında görücüye çıkan ve Türkiye'de üretilen ilk elektrikli otomobil beğeni topladı. Hürriyet'te yer alan habere göre, otomobil üreticisi Dr. Gürsel Güzel, "İç tasarım, dış tasarım, mekanik tasarım bütün şasisi kaportası ve motoru yerli. Motor sürücü, elektronik donanımlar bütün kontrol üniteleri ve yazılımlar bize ait" dedi. Otomobilin yüzde 90'ının 'yerli ve milli' olduğu ifade edildi. Kısa süre içerisinde satışa sunulması beklenen elektrikli otomobil için 5 yıl içinde 6.5 milyon Dolar AR-GE harcaması yapıldı. Elektrikli yerli otomobil TM 480'in menzilinin 400 kilometre olduğu belirtildi. TM 480, 100 kilometrede 10 liralık elektrik harcıyor. Aracın motor gücü 150 kw, beygir gücü karşılığı ise 203 beygir. Aracın fiyatı 200 bin TL olarak açıklandı.
  3. Geçen hafta
  4. Google'ın özel kameralarla kaydettiği görüntüleri sokak sokak, adım adım paylaşıltığı 'Street View' uygulaması, bir aldatma olayını ortaya çıkardı. Google'ın insanların hayatını kolaylaştırmak, uzak mesafeleri yakınlaştırmak için kullanıcılarına sunduğu Street View özelliği, bu kez bir boşanmaya neden oldu. Peru'da yaşayan ve uygulamayı kullanarak gideceği rotayı belirlemek isteyen bir adam, Google araçlarıyla çekilen sokak görüntülerini incelerken gördüğü bir kadın dikkatini çekti. Başkent Lima'da 2013 yılında çekilen görüntülere dikkatlice bakan adam, başka bir erkekle bankta samimi bir şekilde oturan kadının karısı olduğunu fark etti. Google Street View görüntüleriyle geçmişteki ihanetin belgelenmesiyle birlikte ismi açıklanmayan çift boşandı. Görüntüleri Facebook sayfasında paylaşan eski koca, sosyal medyanın da ilgisini çekmeyi başardı. Kullanıcılar "Dünya küçük" deyiminin Google'ın Street View özelliği sayesinde giderek önem kazandığına dikkat çekti. Google'ın Street View uygulaması sıklıkla elde ettiği ilginç görüntülerle de gündeme geliyor. Google, kişilik haklarını korumak adına yüz, yazı ve plaka gibi kişiye özel detayları gizliyor.
  5. Düne kadar “Casus rahip” diyordum.. Dün mahkeme kararını verdi.. Artık mahkeme kararı gereği, sadece “Terör destekçisi” diyebileceğim.. Evet; terör destekçisi o Brunson ile dolar arasındaki ilişkiyi yakından takip ediyorum.. 12 Ekim’de duruşması var ya.. Üç gün öncesinden bakıyorum, neler oluyor diye.. Dolarda değer inişi yavaştan yavaştan başlıyor. Dün sabah itibari ile 5.85’e kadar geriledi.. Terör destekçisi Brunson’u serbest bıraktırmak isteyenler, “Tahliyeyi piyasalar satın aldı” yorumu yapıyorlar.. Yani.. “Bir serbest bırakılsın, bakın daha ne güzellikler yapılacak” havasındalar.. Duruşma başladı.. Ara verildi.. Sonra savcı tahliye talebinde bulundu.. Seyir hep dövizde iniş sürecek modunda.. Karar açıklanıyor.. Sembolik bir ceza.. Ve tahliye.. Yurtdışı yasağı da yok.. Hani Brunson’ın yattığı süreyi bile karşılamayan, dava açsa “Ben fazla yattım”dese, tazminat alacağı kadar azıcık bir ceza.. Piyasalar da zaten bu kararı önceden satın almaya hazırlanmıştı.. Üretim eksikliği falan hikaye.. Cari açık falan palavra.. “Türk ekonomisine operasyon var, operasyon” diye bas bas bağırdığımız yazılarımızdaki haklılığı ispatlayacak bilgileri bekliyoruz.. Dolar inecek, TL çıkacak.. TL ile birlikte, şapkalar da, saygı ile çıkartılacak.. Gerçekten de.. Tahliye kararından sonraki ilk dakikalar da.. Dolar biraz daha iniyor.. 5.65’e kadar geriliyor.. Ama o ne? Kısa sürede seyir yönü değişiyor.. Biz tahliye kararı ile birlikte, ABD alacağını aldı, şimdi artık doları serbest bırakır diye beklerken.. TL üzerindeki baskıyı geri çekerler diye umut ederken.. Yavaştan yavaştan.. Dolar aldı başını, tekrar çıkışa geçti.. Bir-iki saat içinde 5,95’lere kadar çıktı.. Niye ki acaba? Yoksa.. Tahliye kararı çıkmış olmasına rağmen, onlar böyle bir karar beklemedikleri için, tahliye çıkmamış gibi, planladıkları normal tepkiyi mi yanlışlıkla hayata geçirdiler? Veya.. Karar çıktıktan sonra, gerekeni yapması için “robot”a emir vermişlerdi de, karar beklemedikleri yönde çıkınca, ters köşe mi oldular? Öyle ya.. Bekledikleri bir kararı aldılar.. Dolayısı ile sıktıkları TL’yi, biraz rahat bırakmaları beklenirdi.. Olmadı.. Niye ki acaba? • Bir ihtimal de şu olabilir mi? Bir koyundan iki post çıkartma sevdalıları.. “Türkiye nasıl olsa Brunson’u tahliye etmez.. Duruşma öncesinde biraz dövizi indirelim. Ev hapsinin devamı yönünde karar çıkınca da, tekrar yükselişe geçiririz.. ‘İniş-çıkış’ aracılığı ile, bir vole daha vururuz” diye düşündüler de.. Tahliye kararı çıkınca.. Kafaları karıştı.. Para da tatlı olduğundan.. Tahliye kararına rağmen, yine yükseliş yönünde uygulama yapmak zorunda mı kaldılar? • Neresinden bakarsanız bakınız.. Dolardaki iniş çıkışların, direkt ekonomi ile ilgisi olmadığı bir defa daha ispatlanmış oldu.. Bir duruşma yapılması sürecindeki dövizdeki bu iniş çıkışlar, bir tesadüf olabilir mi? Duruşma gününe kadar iniş.. Duruşma ile birlikte durgunluk.. Tahliye kararı ile biraz iniş.. Ardından yükseliş.. Tesadüf mü? “Tesadüf” diyenler, öyle sanmaya devam etsinler.. • Tahliye kararı verildiğinde, Amerika’da sabahın ilk saatleri.. Trump (veya Trump’ın sosyal medya hasebını kullanan yetkilendirdiği kişi) duruşmayı yakından takip ediyor olmalı ki.. Tahliye kararı açıklanmadan yarım saat önce bir açıklama.. Tahliye kararı açıklandıktan sonra bir açıklama daha.. Bu ne demek? Dünyanın en büyük ülkesi diye kabul edilen ABD’nin gözü kulağı, Türkiye’de demek.. Öyle ABD ile Türkiye bir anlaşma falan yapmamış.. ABD, Türkiye’deki bir hakimin iki dudağının arasından çıkacak kaarı bekliyor.. Eller telefonlarda.. Gözler bilgisayarlarda.. “Hayırlı bir haber gelmesi” için ellerini birbirine kavuşturup, dua ediyorlar.. Bu sıralarda.. ABD vatandaşı sanık Brunson da.. Hakim önünde, ağlıyor.. “Türkiye’yi seviyorum” diyor.. Bu tavırla, mahkeme nezdinde hangi duygulara seslenildiğini siz anlarsınız artık.. Dolayısı ile.. Olaya bu açıdan baktığınızda.. Bizim solaklar ne derlerse desinler.. “Tayyip Erdoğan, ABD’ye teslim oldu” diye, içlerindeki ABD sempatizanlığını ne kadar dışa vururlarsa vursunlar.. Esas gerçek şu: Türk yargısı, ABD’yi dize getirdi.. ABD çaresiz bir şekilde, duruşmayı izledi.. Yargılanan vatandaşı için, elinden hiçbir şey gelmeyen bir devlet olarak, sonucu beklemekle yetindi.. Bu durumda kim diz çökmüş oldu? Türkiye mi? ABD mi? Brunson’un 2 seneye yakın süre tutukluluk hali.. Sonuçta mahkumiyet kararı alması.. ABD’nin önceki duruşmada, havaalanında beklettiği uçağın boş dönmesi.. Dün, kendi saatlerine göre sabahın ilk anlarında, Türkiye’deki bir duruşmayı takip etmek zorunda kalmaları.. Bana, “ABD diz çöktü” dedirtiyor.. Bundan sonra da.. Hep diz çökmeye devam edecek.. İnşallah.. "Ali Karahasanoğlu" yazdı
  6. Sony, nihayet PlayStation oyun konsollarında PSN ID'mizi yani kimliğimizi yani ismimizi yani nick'imizi yani lakabımızı(amaaan her neyse işte) değiştirme olanağı sunacak ve bu özellik 2019'un ilk çeyreğinde sunulacak. Peki nasıl işleyecek? 👇 Psn id'mizi ilk kez değiştirmek bedava olacak. Sonrasında ise her değişiklik 9,99$, Avrupa'da ise 9,99€ olacak. PS Plus abonelerine ise bu ücret 4,99$/€ olacak. Değişiklikten sonra arkadaşlarınız Sizin olduğunuzu bilsin diye eski id'nizi, yeni id'nizin yaninda veya hemen aşağısında gösterme seçeneğiniz olacak. Ayrıca eğer değişiklikten sonra pişman olduysanız, ücretsiz olarak yeniden eski Psn id'nize dönebileceksiniz.
  7. Earlier
  8. İşte Vestel'in yerli otomobili! İlk görüntüler ortaya çıktı Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu’nda yer alan beş ‘babayiğit’ten biri olan Zorlu Grubu, Vestel Elektronik aracılığıyla bir otomobil tasarımı için tescil başvurusu yaptı. “VEO” adı verilen Zorlu’nun otomobilinin görselleri de ilk kez ortaya çıktı. Yerli otomobil projesi kapsamında kurulan Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu’nda yer alan beş ‘babayiğit’ten biri olan Zorlu Holding’in ilk yerli otomobilinin tasarımları ortaya çıktı. Habertürk’ten Necdet Çalışkan’ın haberine göre Türk Patent ve Marka Kurumu’na Vestel Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. aracılığıyla yapılan tasarım tescil başvurusunda, otomobilin ilk görselleri de paylaşıldı. Zorlu Holding'den yapılan açıklamada ise "alan Zorlu Grubu’nun, Vestel Elektronik aracılığıyla otomobil tasarımı ile tescil başvurusu yaptığına yönelik” haberlerdeki bazı ifadeler gerçeği yansıtmamaktadır" denildi. Vestel'in 7 Eylül 2018'de yaptığı tescil başvurusunun yer aldığı ve 9 Ekim 2018 tarihinde yayınlanan Türk Patent ve Marka Kurumu’nun Tasarımlar Bülteni’ne göre Vestel’in yerli otomobilinin adı ise “VEO” olacak. 6 farklı görselin paylaşıldığı başvuruya göre VEO'nun tasarımcıları ise şunlar: Burak Emre Altınordu, Kazım Doku ve Mehmet Kaya. Vestel’in tasarım tescil başvurunun yer aldığı Türk Patent ve Marka Kurumu’nun 9 Ekim 2018 tarihli Tasarımlar Bülteni’nde sözkonusu tasarımla ilgili itiraz sürecine de yer verildi. Buna göre Vestel'in bu tesciline gerçek veya tüzel kişiler ile ilgili meslek kuruluşları gerekçelerini açıkça belirtmek ve ilgili yönetmelikte öngörülen şartları yerine getirmek koşuluyla, 3 ay içinde itirazda bulunabilecek. “VEO” adlı otomobilin tasarımıyla ilgili itiraz süreci 2019 yılının Ocak ayı ortasında sona erecek. Zorlu grup şirketlerinden Zorlu Enerji de dün elektrikli otomobil pazarına odaklanarak, 2019 sonunda Türkiye'nin her yerini elektrikli araçla dolaşabilecek şekilde bir sistem oluşturup, 200 ayrı lokasyonda hızlı şarj istasyonu kuracağını ve bunun için 10 milyon dolarlık bir yatırım gerçekleştireceğini duyurmuştu. Eğer Vestel konsept adı VEO olarak belirlenen bu araçla otomobil pazarına girerse akılıl telefon pazarında Venüs ile yer alan grup otomobilde de VEO ile boy gösterecek. Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu Sanayi ve Ticaret AŞ'de Zorlu Holding’in, Anadolu Grubu, BMC, Kök Grubu ve Turkcell ile birlikte yüzde 19'arlık payı bulunuyor. Gürcan Karakaş’ın CEO olarak görevlendirildiği ve ilk prototipinin 2019 yılının sonunda çıkması beklenen yerli otomobil projesinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin ise yüzde 5’lik payı var. Vestel’in VEO ismiyle bir otomobil tasarımı için tescil başvurusu yapmasına ilişkin Hürriyet Gazetesi Otomotiv Yazarı Emre Özpeynirci şu açıklamayı yaptı: “Biraz araştırdım projenin arkası yok, belli ki ‘bir köşede dursun gerekirse çıkarırız’ diye düşünmüşler. Yoksa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın himayesindeki yerli otomobil projesine henüz başlanmamışken, projenin ortaklarından biri olan Vestel’e ‘hayrola’ diye sorarlar. Vestel böyle bir risk almaz. Birileri yerli otomobil projesinden önce Vestel’de elektrikli otomobil tasarımı yapmış, onlar da ‘isim ve tasarım boşa gitmesin, ileride belki kullanırız’ diye tescil ettirmişler. Olay bu.” Konu ile ilgili Zorlu Holding'den yapılan açıklamada ise 'Zorlu Grubu’nun, Vestel Elektronik aracılığıyla otomobil tasarımı ile tescil başvurusu yaptığına yönelik' haberlerdeki bazı ifadeler gerçeği yansıtmamaktadır. denildi. Açıklamanın devamında şöyle denildi: Vestel’in geleceğin elektrikli otomobil dünyasına kendi markası ile otomobil üretmek gibi bir planı bulunmamaktadır. Haberlerde bahsi geçen VEO; 1600 kişiyi aşkın Ar Ge ekibi ile 8 Ar Ge merkezinde yürütülen kokpit tasarımları, şarj istasyonu tasarımları gibi otomobil elektroniğinin de içinde yer aldığı konsept çalışmalar sırasında ortaya çıkarak, başvurusu yapılmış bağımsız bir tasarım çalışmasıdır. Bilindiği üzere Vestel, 2017 yılında yaptığı 408 patent başvurusu ile Avrupa Patent Ofisi’ne (European Patent Office) en çok patent başvurusu yapan ilk 100 şirket sıralamasındaki tek Türk şirketidir. Vestel olarak ilgi alanımızın sadece otomobil elektroniği olduğunun altını çizer, haberlerde bahsi geçen konunun Türkiye’nin yerli otomobil çalışmalarıyla hiçbir bağlantısı bulunmadığını kamuoyunun bilgisine sunarız."
  9. Milli Muharip Uçak Projesi kapsamında uçağın bileşenlerinin üretimine yönelik 300 proje yürütülmesi öngörülüyor. Uçağın tamamen yerli olması için 140 alt sistemin tamamında çalışan onlarca firmaya ihtiyaç duyuluyor. Milli uçağın bileşenlerine yönelik projelerin fon miktarları belirlendikten sonra rekabet için bir proje en az 2 firmaya verilecek, bu kapsamda en az 1000 proje takımı kurulacak. Türk Hava Kuvvetleri'nin savaş uçağı ihtiyacının karşılamasına yönelik yürütülen proje kapsamında üretilecek savaş uçağının ilk uçuşunu 2023'te yapması ve 2030'lu yıllarda envantere alınması hedefleniyor. Son teknolojiye sahip yeni nesil savaş uçağı özellikleri taşıyacak milli muharip uçak, uzun menzil, yüksek manevra, süpersonik ve süper seyir, milli mühimmat entegrasyonu, hassas angajman yeteneği, düşük görünürlük gibi kabiliyetlere sahip olacak. Teknoloji geliştirme projeleri ve kurulacak altyapılar dikkate alındığında milli muharip uçak üretimi, Türkiye'yi askeri ve siyasi anlamda üst seviyelere taşıyacak bir teknoloji kazanım projesi olarak gösteriliyor. Projenin, bir savaş uçağı yapmanın yanı sıra altyapı ve ortaya çıkacak yeni firmalar ile büyük bir teknolojik kalkınmaya kapı aralayacağı ifade ediliyor. Rüzgar tünellerinden gelişmiş aviyonik sistemlere, hedef tanıma sistemlerinden görüntü işleme teknolojilerine, malzeme teknolojilerinden yeni nesil silah sistemlerine kadar projenin çok geniş ilgi alanı ve hedefleri bulunuyor. Projede, statikten dinamiğe, aerodinamikten termodinamiğe kadar mühendislik disiplinlerinin neredeyse tamamına görevler düşecek. Projenin ne oranda milli olacağı teknolojik altyapı ile ham malzemenin uçağa dönüştürülme kabiliyetiyle orantılı olacak. Uçağın tamamen yerli olması için üniversiteler ve sanayiye önemli görevler düşüyor. Yapılan değerlendirmelere göre, uçağın tamamen yerli olması için uçağın 140 alt sisteminin tamamında çalışan onlarca firmaya ihtiyaç bulunuyor. Milli muharip uçak için proje yönetimi ile üniversite ve sanayi kuruşları arasında oluşturulacak önemli işbirliği alanları arasında radar, görünmezlik, malzeme teknolojileri ve haberleşme sistemleri yer alıyor. Bu işbirliği alanları uçuş gösterge panellerinden iniş takımlarına, radardan uçuş kumanda elemanlarına, aydınlatma sistemlerinden motor sistemlerine, harici yakıt depolarından lastiklere kadar geniş bir çeşitlilik gösteriyor. EN AZ 1000 PROJE TAKIMI KURULACAK Uçak projesinin finansman ihtiyacının karşılanmasında Türki̇ye Bi̇li̇msel ve Teknoloji̇k Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının (KOSGEB)sunduğu desteklerin önemli katkılar sunabileceği belirtiliyor. Bu desteklerin, sistem tabanlı projeler ve işbirliği modelleriyle Milli Muharip Uçak Projesi'nde ihtiyaç duyulan alt sistemlerin üretiminde kullanılmasının önemine işaret ediliyor. Finansman sürecinde milli muharip uçak için proje yönetim ekibi tarafından tanımlanan taslak 300 proje üzerinden nihai proje tanımları yapılacak. Uçağın bileşenlerine yönelik projelerin fon miktarları belirlendikten sonra, rekabet için bir proje en az 2 firmaya verilecek. Bu kapsamda en az 1000 proje takımı kurulacak. İlan edilecek projelere verilecek teklifler proje yönetimi tarafından kabul edildiğinde onay için TÜBİTAK/KOSGEB'e gönderilecek. Bunların onayından sonra fon serbest bırakılacak.
  10. İtalya futbolunun efsane kalecisi Gianluigi Buffon, Instagram hesabı üzerinden soruları yanıtladı. 40 yaşındaki kaleci, Fenerbahçe'ye dair çarpıcı bir itirafta bulundu. "Fenerbahçe'nin stadında oynamak zordu" Buffon, kariyeri boyunca zorlandığı statları anlatıp, "Birçok heyecan verici statta oynadım. Liverpool'un evi Anfield bunlardan biri. Ayrıca Rangers'ın sahası Ibrox ve İstanbul'da Fenerbahçe'nin stadında oynamak zordu. Böyle atmosferlerde ilk 15-20 dakika konsantre olmak zor." ifadelerini kullandı. Parma'dayken Kadıköy'de kaybetmişti Gianluigi Buffon, Parma'da forma giyerken 15 Eylül 1998 tarihinde UEFA Kupası birinci tur ilk maçında Kadıköy'de Fenerbahçe'ye karşı oynamış ve Viorel Moldovan'ın golüyle 1-0 mağlup olmuştu
  11. Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezinde olduğu gibi parçacık hızlandırıcıları kullanılarak araştırma yapılacak "Türk Hızlandırıcı Merkezi" (THM) projesinde son aşamaya geçildi. Merkez, Kalkınma Bakanlığı desteği, Ankara Üniversitesi koordinatörlüğü ve 12 üniversitenin iş birliğiyle Ankara'da kurulacak. Hızlandırıcı teknolojisini Türkiye'ye taşımayı hedefleyen ve 2006’da başlatılan proje kapsamında oluşturulan merkezde, parçacık fiziği ve nükleer fizik başta olmak üzere pek çok alanda ileri teknoloji araştırmaları yürütülecek. Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Fizik Mühendisliği Bölümü ve Hızlandırıcı Teknolojileri Enstitüsü Öğretim Üyesi, Türk Hızlandırıcı Merkezi Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Ömer Yavaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hızlandırıcı teknolojileri ve uygulamalarının eğitimden sağlığa, güvenlikten enerjiye, uzaydan savunmaya, biyoteknolojiden nanoteknolojiye, iletişimden ulaşıma kadar birçok tekniği ve imkanı insanoğlunun kullanımına sunduğunu söyledi. "100 MİLYON LİRALIK YATIRIM" Türkiye'de bu alanda yapılan çalışmalar kapsamında, fizibilite, genel tasarım ve teknik tasarım aşamalarının tamamlandığını, ilk elektron hızlandırıcısı ve ışınım tesisi hedefinin yakalandığını belirten Yavaş, "Bu çalışmaları son 10 yılda 12 üniversiteden yaklaşık 150 araştırmacıyla yürüttük. Kurmakta olduğumuz elektron hızlandırıcısı ve lazer tesisini önümüzdeki 1,5 - 2 yıl içerisinde Ankara Üniversitesi Gölbaşı Kampüs alanı içinde araştırmacıların hizmetine sunmayı hedefliyoruz." diye konuştu. Şu anda kurulumunu sürdürdükleri tesiste yaklaşık 100 milyon liralık bir yatırımın söz konusu olduğunu anlatan Yavaş, "Bunun yıllık işletim ve cari giderleri de 8-10 milyon lira civarında olabilir ama dünyanın en büyük merkezinde en büyük hızlandırıcının ve dedektör sistemlerinin (CERN-LHC) yaklaşık 10 yılda 15 milyar dolara yakın bir maliyetle kurulduğunu dikkate alacak olursak bizim Türkiye için geliştirdiğimiz milyar elektronvolt enerjili büyük ölçekli 4 tesisin her birinin maliyetinin birkaç yüz milyon lira boyutunda olması çok anlaşılabilir olmalıdır." değerlendirmesinde bulundu. CERN'E TAM ÜYELİK Yavaş, CERN'in 2. Dünya Savaşı'ndan sonra 12 Avrupa ülkesince kurulan, şu anda dünyanın en büyük parçacık fiziği, hızlandırıcı ve araştırma merkeziolduğunu belirtti. Türkiye'nin CERN'de 1961 yılında gözlemci üye olduğunu hatırlatan Yavaş, şunları kaydetti: "Türkiye’nin CERN ile ortaklık anlaşması yapması, bu alanda ülkemizin önünü açan bir hamle olmuştur. Türk Hızlandırıcı Merkezi'nin hayata geçirilmesi ülkemizdeki bilim ve teknoloji algısını kökünden etkileyecek ve ileri noktalara taşıyacaktır."
  12. Osmanlı arması, gören gözleri mest eden, hayranlık uyandıran bir eser. Cumhuriyet tarihinde Osmanlı eserlerine karşı kara propagandadan kurtulan bazı ender mimari eserlerin girişlerini süsleyen Osmanlı arması, üzerinde 30 ayrı sembol taşıyor. İşte o semboller ve anlamları… ARMA İLK OLARAK SULTAN ABDÜLMECİD ZAMANINDA KULLANILDI Arma, Osmanlı Devleti`ne ilk olarak Sultan Abdülmecid devrinde girmiştir. Barışçıl bir padişah olup tuğrasının yanına bir gül koydurmuştur. Bu motifle bütünleyici bir rol üstlenmiş, tüm dünyaya ‘ben barışçıl bir padişahım’ demek istemiştir. Kırım Harbi`nde müttefikimiz olan Fransızlar, bir dostluk armağanı olarak Légion d`Honneur Nişanı`nı Sultan Abdülmecid Han`a verirler. Bunun üzerine diğer müttefikimiz İngilizler bunun gerisinde kalmamak için Diz Bağı Nişanı`nı hediye ederler. III. Edward tarafından çıkarılan Diz Bağı Nişanı`nda şöyle bir gelenek vardır: Diz Bağı Nişanı verilen kişilerin armaları Windsor Sarayındaki St.George Kilisesi duvarlarına asılırdı. Osmanlı Devleti`nin o güne kadar arması olmadığından Sultan Abdülmecid İngilizlerden bu işin ustalarını göndermesini istemişti. Bunun üzerine Kraliçe Victoria, Charles Young’u (bir arma ressamı) İstanbul’a göndermiştir. Charles, Osmanlı Devleti`ne ilk armayı yapar. Etienne Pisani isimli bir tercüman ile icraatlarını yürüten ressam, Osmanlı Devleti`ni bütünüyle kapsayan bir arma yapmak için yoğun çaba sarf eder. Sonunda saltanat kavuğu, sorguç, tuğra ve ay yıldızın da içinde bulunduğu Osmanlı Devletine yakışır bir eser ortaya çıkarır. Yaptırılan bu arma daha sonra Londra`daki Osmanlı Sefiri Kostaki Efendi’ye gönderilip teslim edilir. Yapımı tamamlanan ve İngiltere’ye gönderilen arma, resmi tören ile alınır ve St. George Kilisesi`nin en yüksek yerine asılır. ARMANIN SON ŞEKLİ SULTAN II.ABDÜLHAMİD ZAMANINDA BELİRLENDİ Böylelikle Abdülmecid, Osmanlı Devleti`nde ilk kez yabancı nişan kabul eden sultan olur. Daha sonraAbdülmecid Han`ın oğlu Sultan II. Abdülhamit, babasının devrinde yapılan armaya yeni eklemelerde bulunur. 17 Nisan 1882 yılında resmi arma olarak kabul edilir ve kullanılmaya başlanır. İŞTE OSMANLI ARMASINDAKİ SEMBOLLER VE ANLAMLARI 1- Tuğranın etrafındaki bu güneş motifi, padişahın güneşe benzetilmesinden ileri gelir 2- II. Abdülhamit`in tuğrası. 3- Sorguçlu Kavuk: Osman Gazi`yi ve tahtı temsil eder. 4- Yeşil Hilafet Sancağı 5- Süngülü Tüfek: Osmanlı ordusunun asli silahı olmuştur 6-Çift Taraflı Teber. 7-Toplu Tabanca 8-Terazi: Şeşper ve asaya asılıdır, adaleti temsil eder. 9-(Üstte)Kur`an-ı Kerim (Altta) Kanunnameler. 10-Nişan-ı Âli-i İmtiyaz. 11-Nişan-ı Osmanî 12-Asa ve Şeşper 13-Çapa: Donanmayı temsil eder. 14-Bereket Boynuzu. 15-Nişan-ı İftihar 16-Yay 17-Nişan-ı Mecidi 18-Borazan 19-Şefkat Nişanı 20-Top Gülleleri 21-Kılıç 22-Top 23-El siperlikli merasim kılıcı. 24-Mızrak 25-Çift Teber. 26-Tek Taraflı Teber 27-Bayrak 28-Osmanlı Sancağı 29-Mızrak 30-Kalkan ortasında stilize edilmiş güneş motifi ve 12 yıldız Bayrakların ortasındaki eliptik şekil ve kavuk saltanat ve hilafeti; soldaki çiçekler müsamahayı; soldaki terazi adaleti; soldaki kitap Kur`an-i Kerim`i; sağ ve soldaki silahlar orduyu; güneş, devletin büyüklüğünü; güneşin ortasındaki yeşil yuvarlak ve içindeki tuğra, en büyük Müslüman Türk hanedanını; tuğranın altındaki ay, dünyadaki bütün Müslümanların hamisi oluşunu; madalyonların asılı olduğu aksam köklü Osmanlı kültürünü; en altta asılı madalyonlar, çeşitli milletlerden oluşan Osmanlı halkını ifade eder. Kaynak: Bilal Yavaş, Genç Dergisi
  13. Antalya'nın Kemer ilçesinde yaşayan Sakin Çelik, pamuk içinde istiridye mantarı üretiyor. İstiridye mantarı üreticisi Çelik: - "Senede dört defa ekim yapabiliyoruz. Her ekimden sonra yaklaşık 25 ton, yıllık da yaklaşık 100 ton ürün alabiliyoruz. Kışın güzel bir istihdam sağlıyor" dedi. Çelik, ilçede turizm sezonunun kısa olması nedeniyle farklı alanlar araştırdığını, bu sırada istiridye mantarı üretmeye karar verdiğini anlattı. Yaklaşık iki yıldır her biri 80 metrekare olan 8 çadırda istiridye mantarı ürettiklerini ifade eden Çelik, yılda yaklaşık 100 ton mantar elde ettiklerini söyledi. İstiridye mantarının kolay yetiştirilen bir ürün olduğuna değinen Çelik, fazla işçiye gerek duyulmadan kolaylıkla üretim yapılabildiğini anlattı. Çelik, "Senede dört defa ekim yapabiliyoruz. Her ekimden sonra yaklaşık 25 ton, yıllık da yaklaşık 100 ton ürün alabiliyoruz. Kışın güzel bir istihdam sağlıyor. Hem çalışan işçilere iş vermiş oluyoruz hem de para kazanmış oluyoruz." diye konuştu. Çelik, ürettikleri mantarı genellikle otellere pazarladıklarını ve toptancılar aracılığıyla İstanbul'a ürün gönderdiklerini bildirdi. Pazarlama konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamadıklarını ve ürettikleri ürünün tamamını sattıklarını belirten Çelik, "Mantar satımından ziyade, hammaddesi olan kompostu da Antalya bölgesine pazarlıyoruz. Uzak bölgelere pazarlamak biraz sıkıntılı olduğu için genelde bu bölgelerde çalışıyoruz. Ayrıca bu istiridye mantarının ortamını ve iklimlendirmesini güzel sağlarsanız iyi ürün alırsınız. Ben, bir mantarın 3 kilo geldiğini kendi ellerimle tarttım" ifadelerini kullandı. ÜRETİMİNDE PAMUK KULLANILIYOR Ziraat mühendisi Süleyman Ak ise mantarın üretiminde pamuk kullandıklarını söyledi. Ak, pamuk kullanımının zor olduğunu ve dezenfektesinin düzgün yapılması gerektiğini belirtti. İstiridye mantarı üretiminde su oranının iyi ayarlanması gerektiğini anlatan Ak, şöyle devam etti: "Bazı üreticiler, mantar ağır bassın diye çok su kullanıyor. Böyle olunca, mantarda küf oluşuyor. Kompostu hazırlarken, karma bekletme sistemi kullanıyoruz. İlk gün kullanacağımız pamuğu yıkayıp dezenfekte yapıyoruz. Dezenfekte işlemi sırasında herhangi bir ilaç falan kullanılmıyor. Bir gün bekletildikten sonra işçilerle poşetleme yapılıyor. Poşetleme yapılırken, havanın sıcaklığına, kullanılan tohumun çeşidine göre tohumlaması yapılıyor. Biz dışa ekim tohumlama yapıyoruz. Daha sonra askı sistemiyle poşetleri asıyoruz. Üretimin başından sonuna kadar, her aşamanın belli kuralları var. Belli ısı ayarlarını yapmak gerekiyor. Filtreli hava ve su veriyoruz. Dışarıdan gelecek herhangi bir septik etkiye maruz kalmamasını sağlıyoruz. Bunlara dikkat edilmezse, mantarda şekil bozuklukları, küf, bakteri, aşırı su çekme oluşarak ağırlık yapar ve ticari değerini kaybeder. Mantarın gelmesi için bahar havasına kandırmamız gerekiyor. Bu mantar doğada kendiliğinden yetişebilen bir mantar. Ama biz verim açısından durumu optimize ederek verim artışını sağlıyoruz." Üretim sürecinde yaklaşık bir ayda mahsül aldıklarına değinen Ak, "Toplanma aşamasında herhangi sıkıntı yaşamıyoruz. Natürel bir çalışma yaptığımız için çıkan mahsulü komposttan direkt yoluyoruz ve kasalara koyuyoruz. Eğer toplanılan ürünün bekletilmesi gerekiyorsa, soğuk odada bekletiyoruz ama en sağlıklısı, toplama işleminden birkaç saat sonra toptancıya ulaştırmak." dedi.
  14. Kulübümüz, sezon başından bugüne kadarki gelişmeler ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmeler sonucunda; - Futbol A Takımımız teknik heyetinden Turgay Altay, Murat Öztürk ve Alper Aşçı ile yollarını ayırma kararı almıştır. - Aynı zamanda, Futbol A Takımımız oyuncularından Volkan Demirel, Aatif Chahechouhe ve Nabil Dirar’ın da süresiz olarak kadro dışı bırakılmasına karar verilmiştir. Gereken hallerde Kulübümüzün yeniden yapılanma hedefleri doğrultusunda benzer inisiyatif ve tasarrufların sürebileceğini ve lüzum halinde alınan kararlar ile ilgili kamuoyunun gerekli ölçü ve şekilde aydınlatılacağını önemle bildiririz. FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ
  15. UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe'nin Spartak Trnava'yı 2-0 yendiği maçın ardından Ak Parti eski milletvekili adayı Yavuz Değirmenci, sarı lacivertlilerin eski başkanı Aziz Yıldırım'la yaşadığı bir diyaloğu paylaştı. UEFA Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe'nin Spartak Trnava'yı 2-0 yendiği maçın ardından Ak Partieski milletvekili adayı Yavuz Değirmenci, sarı lacivertlilerin eski başkanı Aziz Yıldırım'la yaşadığı bir diyaloğu sosyal medya hesabından paylaştı. 'Başkan ne olacak bu Fener'in hali?' diye sorulunca... Dün Aziz Yıldırım'la konuştuğunu belirten Değirmenci, Twitter hesabından 'Bugün Aziz Yıldırım’a ayak üstü sordum Başkan nolcak bu Fenerin hali? Onu bana değil Ali Koç’ a sorun dedi. Başkan kızgın.' yazdı. Değirmenci'nin bu tweeti Fenerbahçe camiasında gündem oldu.
  16. Red Dead Redemption 2, oyun tarihinin en saçma taleplerinden birinde bulundu! Red Dead Redemption 2; aynı anda hem mecazi, hem de ete kana bürünmüş inanılmaz taleplerde bulunuyor. Red Dead Redemption 2'nin PlayStation 4 Pro versiyonu 105 GB gibi akıl almaz sabit disk yükleme alanı istiyor. Bu değer, pek çok Sony PS4 kullanıcısına yeni bir disk aldırabilecek düzeyde. Red Dead Redemption 2, en yüksek saklama alanı talep eden 15 oyun arasında zirvede. Örnek vermemiz gerekirse Elder Scrolls Online 86 GB, Destiny: The Collection 55 GB, Call of Duty: Black Ops3 ise 99 GB, Grand Theft Auto V 76 GB, Doom 73 GB, Uncharted 4 63 GB, Last of Us Remastered 47 GB saklama alanı talep ediyorlar. Rockstar Games'in son yıldızı, çarpıcı bir açık dünya ile taçlandırıldı. Onlarca çeşit araç, fiziksel özellik, hatta onlarca çeşit hava durumu da 105 GB'lık alandan faydalanıyorlar. Gidebileceğiniz yerlerin ve yaşayabileceğiniz maceraların sonu yok gibi. Barış Terun
  17. Sarımsağın Sadece Bir Sebzeden İbaret Olmadığını Gösteren 10 Farklı Kullanım Alanı Bu kullanım alanını kimse bilmiyor! Acı tadı ve keskin kokusu yüzünden sarımsak yemekten çekinmişizdir. Ancak zamanla sarımsağın aslında sağlığımız ve bağışıklık sistemimiz için ne kadar iyi olduğunun farkına varıp sarımsak tüketmeye başladık. Peki sarımsağın sadece sağlıklı bir sebze olmadığını, diş ağrısı ve hatta balık tutmak gibi pek çok şeyde kullanışlı olduğunu biliyor muydunuz ? Sarımsağın faydalı olduğu 10 farklı yöntemi sizler için derledik. 1. Çatlak Camları Onarma Sarımsak doğal bir yapıştırıcıdır. Yani sarımsağın yapışkan kıvamındaki suyunu kırılgan nesnelerdeki küçük hasarları tamir etmek için kullanabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey sarımsağı ezip suyunu çıkarmak ve çatlak yere sürmektir. 2. Diş Ağrılarını Azaltma Bazı zamanlarda diş doktoruna gidecek zamanımız olmaz ve aniden gelen diş ağrılarının kendi kendine geçmesi için dua ederiz. Böyle durumlarda sarımsağı doğal bir ağrı kesici olarak kullanabilirsiniz. Sarımsak yoğun miktarda sistein içerir ve bu sayede anestezik bir etki gösterir. Bir diş sarımsağı soyup ağrıyan dişinizin üstünde ovalayın. Bu şekilde ağrıyı bir nebze azaltacaktır. Ancak sarımsağın tedavi edici özelliğinin olmadığını da aklınızda bulundurun ve dişinizdeki ağrının sebebi her ne ise, bir an önce bir diş doktoruna gösterin. 3. Yüz Temizleyici Eğer kimyasal ürünler yerine doğal cilt bakım ürünleri kullanmayı tercih ediyorsanız, sarımsağı yüz temizleyicisi olarak kullanabilirsiniz. Sarımsak, antiseptik, antiviral ve mantar önleyici özelliklere sahiptir. Yani sivilce, yara ve diğer cilt hastalıkları ve alerjilerine karşı oldukça etkilidir. Sarımsağı yüz bakımı için kullanmanın 2 yolu vardır. Birincisi sarımsağı doğrudan cilde uygulamaktır. Bu yöntemde 1 diş sarımsağı soyup yüzünüzün her yerine sürmektir. Yüzünüzü bu şekilde 15 dakika beklettikten sonra durulayın. Diğer bir yöntem ise sarımsağı çiğ ve bütün olarak yutmaktır. 4. Ayak Mantarı Tedavisi Ayak mantarı en ufak bir dikkatsizlik sonucunda herkesin başına gelebilen can sıkıcı bir sağlık sorunudur. Ancak tedavisi mümkün ve kolaydır. Sarımsak ile tedavi etmek için; sarımsak dişlerini sıcak suyun içine atın ve ayaklarınızı 30 dakika boyunca bu suyun içinde bekletin. Mantarlar sarımsak karşısında oldukça hassastır. 5. Kulak Enfeksiyonlarını Durdurur Kulak enfeksiyonları genellikle antibiyotikler ile tedavi edilebilir ancak eğer eviniz antibiyotik yoksa ve doktora gidecek zamanınızda yok ise sarımsak ile kulak enfeksiyonlarını tedavi edebilirsiniz. Bu tedavi özellikle çocuklara tavsiye edilir çünkü çocukların erken yaşta antibiyotik kullanması ayrıca zararlıdır. Kulak enfeksiyonlarının tedavisi için, 1-2 diş sarımsağı güzelce ezin ve yağını çıkarın. Ilık hale getirin ve kulağınızın girişine bir kaç damla damlatın. 6. Kan Temizleme Sağlık için kullanılma yönünün yanı sıra sarımsak, hayatınızın diğer bölümlerinde de size yardımcı olabilir. Örneğin; kışın kar yağdığında ve arabanızı kardan ve buzdan temizlemekte zorlandığınızda sarımsağı kullanabilirsiniz. Sarımsağı ezdiğinizde sadece yağ değil, aynı zamanda tuz da ortaya çıkar ve buz ve kar eritme söz konusu olduğunda tuzdan daha etkili bir şey bulmak çok zordur. Ancak dikkat etmeniz gereken bir nokta; sarımsak kar ve buzları yok etmede ne kadar etkili ise, o derecede de yüksek koku yayan bir baharattır. 7. Kıymık Batması Daha önce bir yerinize kıymık battıysa hemen müdahale edilmez ise ne kadar tehlikeli olabileceğini bilirsiniz. Doğru yöntem, kıymığı fark eder etmez çıkarmaktır ancak bazı durumlarda kıymığı çıkartmak çok zor ve acı verici olabilir. Yanlış bir harekette ise kıymığı çıkarmak yerine daha derine itebilirsiniz ve bu da ciddi sonuçlara yol açar. Elinize bir daha kıymık battığında, bir diş sarımsaktan ince bir dilim kesin ve kıymığın üzerine koyun, yara bandı yapıştırın ve yatın. Ertesi sabah yara bandını çıkardığınızda kıymığın da çıktığını göreceksiniz. Kıymık batması durumunda yukarıdaki tedavi yönteminin aynısını sarımsak yerine aloe vera jeli kullanarak da uygulayabilirsiniz. 8. Böcek Kovucu Yaz ayları sivrisinek ve diğer can sıkıcı böceklere en sıkı rastladığımız sezondur. Eğer evinizde böcek ilacı yoksa yatmadan önce bir diş sarımsak yiyebilirsiniz. Sivrisinekler sarımsak kokusundan nefret ederler ve nefesiniz sarımsak koktuğu için uyurken size yaklaşmayacaklardır. Aynı şekilde sarımsağı bitkilerinize gelen zararlı böcekleri uzak tutmak için de kullanabilirsiniz. Tarım ilaçlarına göre daha ucuz bir yöntemdir ancak koku biraz rahatsız edici olabilir. 9. Balık Yemi Bir önceki maddede belirttiğimiz gibi, sarımsak böcekler için oldukça caydırıcıdır ancak yapılan bir kaç uygulama sonucunda sarımsağın balıkları cezbettiği gözlemlenmiştir. Özellikle tatlı su balıkları üzerinde oldukça etkilidir. 10. Saç Bakımı Sarımsağın içinde yüksek miktarda allicin (anti bakteriyel, keskin kokulu bir sıvı) bulunur ve saç kepeğine karşı çok etkilidir. Aynı zamanda saç dökülme sorununa karşı da iyidir. Allicinin anti bakteriyel özellikleri de saçtaki mikrop ve bakterileri yok ederek saç derisine verilen hasarları iyileştirir. Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...
  18. Gut hastalığı, böbrek taşı ve böbrek yetmezliğine neden olabilecek kadar ciddi bir durumdur... Dengeli beslendiğiniz sürece ürik asit düzeylerinin yükselmesini önlemiş olacaksınız. Bununla kalmayıp toksinleri vücudunuzdan uzaklaştırabilirsiniz. Ürik asit,vücutta bulunan pürinleri parçalar ve böylelikle kimyasal oluşturur. Pürin bulunan gıdalar şunlardır: Karaciğer Balık Deniz ürünleri Fasulye Bezelye Soğuk söğüş et Soda Bira Çoğu zaman, vücut ürik asidi kan yolu ile çözer. Daha sonra böbrekleri dolaşarak idrar yoluyla atılımı sağlanır. Bunca şeye rağmen, bazı kişilerin bunu yeterli miktarda yok etmeleri mümkün olmuyor. Bunun ana sebebi, vücudun bu kimyasalı olması gerekenden daha çok üretmesidir. Bu problem sonucu çeşitli rahatsızlıklar meydana gelebilir: Ürik asit kristalize olarak böbrek taşı oluşturur. Ürinde pH değişimi de böbrek taşlarına sebep olur. El ve ayak parmaklarında aşırı ve sürekli enflamasyon ve bu da çok fazla acıya neden olur. Telaşlanmanıza gerek yok. Neyse ki basit bir diyet ile ürik asit seviyesini düzenleyebilirsiniz. 1. Enginar ve Ürik Asit : Enginar ürik asit seviyesini azaltmakta önemli rol oynar. Bununla kalmayıp mineral,vitamin ve antioksidan içerir. Ayrıca lif ve protein bakımından da zengindir. Enginar ürik asidi ortadan kaldırır ve toksinleri idrar yoluyla atılmasını sağlar. Malzemeler ve hazırlanışı Yarım kilo kadar enginar kullanın. Enginarı pişirmeden önce yıkayın. 1 lt su dolu bir tencereye koyun. En az 40 dakika kaynatın. İstediğiniz gibi servis yapabilirsiniz.İsterseniz tüm olarak da tüketebilirsiniz. Aynı zamanda karışımın suyunu da içebilirsiniz. 2. Soğan : Soğan bütün hastalıklara karşı direnç sağlar. Kandaki ürik asit seviyelerini düşürür. Malzemeler ve hazırlanışı 2 adet soğanı soyun ve yarıya kesin. 1 su bardağı su dolu tencereye koyun ve iyice pişip yumuşak olana kadar kaynatın. Bu suyu bir şişeye koyun ve 1 limonun suyunu ilave edin ve emdirin. Bu karışımı gün boyunca için. İsterseniz, soğanı başka tariflerde kullanarak da tüketebilirsiniz. 3. Kabak : Balkabağını nasıl pişiriyorsanız bunuda aynı şekilde pişirin. Doğal yöntem ile ürik asit fazlalığından kurtulacaksınız. İsterseniz fırında hazırlayın isterseniz kaynatın. 4. Elma ve Ürik Asit : Vücudumuzdaki ürik asit aşırı düzeyde yükseldiğinde, elma tüketmeniz mükemmel bir yöntemdir. Doğal bir şekilde ve zarar vermeden toksinleri de uzaklaştırır. Haşlayarak ya da fırında pişirip tüketebilirsiniz. 5. Kereviz : Kanda bulunan fazla ürik asidi kontrol altına alarak temizlenmesini sağlar. Pişirerek ya da çiğ tüketebilirsiniz. 6. Tavuk : Kırmızı et ürik asit seviyesini arttırır fakat tavuk, ürik asit seviyesini azaltır. Buna ek olarak yumurta da aynı işi görebilmektedir. 7. Havuç : Ürik asit fazlalığı yaşıyorsanız havuçtan uzak olmamalısınız. Kereviz gibi,havuç da kimyasal fazlalıklarını yok eder. Havuzu taze,fırında veya meyve suyu şeklinde tüketebilirsiniz. 8. Su : Vazgeçilmez olan su her zaman hayatımızda olması gerek. Kişide ürik asit olup olmasının pek önemi yoktur. En azından günde 2 litre içmelisiniz. Yeterli miktarda su içtiğinizde idrarınız daha fazla gelecektir ve bu sayede toksinlerden kurtulacaksınız. Bazı Ekstra Öneriler : Aşırı meyve tüketmemelisiniz. Vücudunuzun metobolizması yetmediğinnde fazlalık kısım pürin haline gelir. Tüm gıdaları iyice pişirin, böylece en az miktarda pürini yersiniz. Su tüketmekten ziyade çay ve meyve suyu da tüketin. Perhizden kaçının ve gün boyunca normal olarak yiyin. Ürik asidi kontrol altına almaya yardımcı deniz yosunu ve kurutulmuş meyvelerden yiyin. Ağrı ve artritten kaçınmak için günlük en az 1 gram kalsiyum tükettiğinizden emin olun. Tuzu hayatınızdan çıkartın ya da azaltın. Alkolü bırakın. Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...
  19. Yapmanız gereken birşeye basladiktan sonra sıkıldığınız anda ne yapacaksınız? Beynimizin muaazzam özelliklerinden biri hiçbir zaman yorulmaması. Ve başka konu ve durumlara adapte olabilmesi. Siz sıkıldığınızda beyninizin başka bir bölgesini aktif hale getirebilirseniz kendinizi tazelendirmis olursunuz. Saatlerce sosyal medyada vakit geçiripte yorulmamanızın sebebi budur. Bu yüzden sıkıldığınızda kendize belirlediğiniz 2. bir alanla ilgili kısa süreli birşeyler yapmaya yönelin. Sonra tekrar esas işinizin başına dönün. Bu zihninizi yenileyecek. Eğer bu 2. alanın ne olduğunu belirlemezseniz internet yüzünden zamanınızı neticesi size kalmayacak şekilde belirsiz şeylere harcarsınız. Şöyle düşünün; Hayatınızdan size birşey kalmasını istiyor musunuz ? Yoksa boşa akan bir nehir gibi akıp gitmesini mi ? Bir yapılacaklar listesi oluşturmak aslında ben hayatımla ne biriktirmek istiyorum demektir. Tekrar basa döneyim; Günlük hayat icinde yapmak zorunda oldugunuz işler var. Ve bunları yaparken sıkılacaksınız. Ve bu hergün olacak birşey. Siz bu sıkılma anları için hazırda bir çözümünüz yoksa gününüzün daha doğrusu hayatınızın bir kısmını bir daha geri gelmemek üzere gelişigüzel harcıyorsunuz demektir. Bu bahsettiğim 2. alan zihinsel birşey olduğu gibi fiziksel birşeyde olabilir. Tarihteki bazı önemli kişilerin marangozluk, ressamlık, bahçıvanlık vs. yaptığı biliniyor. Bununla ilgili somut bir örnek verebilirim. Erol Üyepazarcı ülkemizde yetişen belkide en önemli polisiye roman uzmanıdır. Evinde yaklaşık 30 bin kitabı vardır ve bunların 6 bini polisiyedir. Hayatı boyu polisiye roman üzerine birşeyler biriktirmek istediği ve bundan zevk aldığı için normalde okuması gereken akademik kitaplardan sıkılında 5-10 sayfa polisiye okur sonra tekrar okumasi gereken kitaba döner. Ve bunu başkalarına da tavsiye ediyor. Siz de ana işinizin yanına, ki bu ders calismak olabilir ev hanimligi olabilir doktorluk olabilir, ikinci ama daha zevk aldığınız bir alan seçip sıkıldıkça o alanda birşeyler BİRİKTİRMEYE başlayabilirsiniz. Zafer AKINCI
  20. Çam dikeni deyip geçmeyin, neye iyi geldiğini öğrenince çok şaşıracaksınız Astım, bronşit gibi hastalıklarda, akciğer hastalıklarında, müzmin öksürüklerde, balgam söktürmede ve nefes açmada, ayrıca yaraları iyileştirme ve romatizmal rahatsızlıklara karşı şifa amaçlı kullanımı da mevcuttur. Çam Ağacının Yapraklarının Faydalarını ve Nasıl Kullanılacağını Biliyor musunuz? Çam ağacı çamgiller familyasına bağlı iğne yapraklı bir orman ağacıdır. 115’e yakın çeşidi vardır ve kozalaklı ağaç türüdür. Uzunlukları ortalama 10 ile 20 metre arasında değişmektedir. Ülkemizin hemen hemen her bölgesinde yetişen çam ağaçlarının güzel görünümlerinin yanı sıra yaprakları ve gövdesinde ki kabuklarının bir çok faydası da bulunmaktadır. Çam Ağacı Yaprağının Faydaları Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu çam ağacının yapraklarını özellikle astım, bronşit gibi hastalıklarda, akciğer hastalıklarında, müzmin öksürüklerde, balgam söktürmede ve nefes açmada tavsiye etmektedir. Ayrıca yaraları iyileştirme ve romatizmal rahatsızlıklara karşı şifa amaçlı kullanımı da mevcuttur. Çam ağacı yapraklarının kadın hastalıklarında, akıntı ve yumurta iltihaplanmalarında kullanımı da mevcuttur. Ayrıca kan temizleyici ve idrar söktürücü özelliği de vardır. Çam Yaprağının ve Kabuğunun Kullanımı: Diş ağrıları için; bir miktar çam kabuğu sirke ile birlikte kaynatılır ve gargara yapılarak uygulanır. Balgam söktürmek için; çam ağacı kabukları kaynatıldıktan sonra bal ile tatlandırılır ve içilerek uygulanır. Astım ve bronşit rahatsızlığı için; çam ağacı yaprakları sinir otu ile birlikte kaynatılır. Ardından bal ile tatlandırılarak içilerek uygulanır. Günde 3-4 bardak içilmesi tavsiye edilir. Karaciğer ağrıları için; çam ağacı yaprakları ve kabukları kaynatılır, bal ile tatlandırılır. Soğuk olarak tüketilmesi gerekmektedir. Yara iyileştirmek için; çam ağacı kabukları öğütülerek yaraların üzerine sürülür. İdrar Söktürmek için; çam ağacı yaprakları biberiye ile birlikte kaynatılır. Bal ile tatlandırılarak içilir. Öksürük gidermek ve kanı temizlemek için; çam ağacı yaprakları ve taze filizleri kaynatılır. Bal ile tatlandırılarak içilir. Romatizmal ağrılar için; Çam kabuğu, filizler, ve yaprakları bir kavanozun içerisine yarısına kadar doldurulur. Üzerine karışımı iyice örtecek şekilde zeytinyağı ve çörek otu yağı eklenir. Hazırlanan karışım 3 hafta boyunca güneşte bekletilir. 3 hafta sonra ağrıyan bölgeler bu karışım ile ovulur. Böbrek kumları için; çam yaprakları kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir. Böbrek iltihabı için; çam yaprakları kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir. Zayıflama kürü için; çam yaprakları kaynatılıp balla tatlandırılarak ılık olarak aç karnına içilmeye devam edilir. Ses kısıklığı için; çamın taze filizleri kaynatılıp balla tatlandırılarak sıcak olarak içilir ve gargara yapılır. Saç bakımı için; Terekenin (çam esansı) zeytin yağıyla beraber karıştırılıp saç diplerine sürülür, sabahleyin saçlar yıkanır. Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...
  21. Şüphesiz ki yılın en çok beklenen oyunlarından biri Red Dead Redemption 2. 26 Ekim'de piyasaya çıkacak olan Red Dead Redemption 2'ye çok az bir süre kalmışken, oyunla ilgili haberler gelmeye devam ediyor. Kısa bir süre önce Rockstar'ın IGN'e verdiği röportajta, oyuna yeni online modun ekleneceği bilgisini de sizlere aktarmıştık. Red Dead Online ismiyle gelecek olan bu mod, Red Dead Redemption 2'yi takiben 1 ay içinde beta sürümüyle karşımıza çıkacak. Evet, bizler gibi aranızda da pek çok oyun sever Red Dead Redemption 2'yi fena halde bekliyor. Peki, oyun için heyecanlanmamıza sebep olan 5 neden ne? Sıralıyoruz... 1. Muazzam bir oyun alanı İlk Red Dead Redemption, yapacak ve görecek pek çok şeyle dolu geniş bir manzara sunmuştu bizlere. Red Dead Redemption 2 ise, açık dünyayı bir sonraki seviyeye taşıyor ve daha sert bir arazi ile başbaşa bırakıyor bizleri. Öyle ki, atılacak yanlış bir adımın sizi uçurumun dibine düşüreceği karla kaplı zirvelerden, Quentin Tarantino'nun The Hateful Eight filmini anımsatacak ölçüde arazilere kadar çok geniş bir skalada geçecek Red Dead Redemption 2. Elbette bununla beraber görsellik de muazam olacak. Daha yoğun ve detaylı grafikler, atmosferi gerçekten oyun başındakilere yansıtacakken, eminiz ki sık sık oyunun fotoğraf modunu kullanacaksınız. 2. Çete İlişkileri Red Dead Redemption 2'de, yalnız kurt John Marston ile atımızı sürdüğümüz ilk oyundan farklı olarak, daha büyük bir çete içinde aktif olarak rol alacağız. Arthur Morgan adındaki bir kanun kaçağını canlandıracağımız oyunda, oyun boyunca kamplarda Van der Linde çetesinin çeşitli üyeleriyle önemli ölçüde etkileşime gireceğiz. Oyunda yalnızca ata binip kurşun harcamayacak, çete üyelerinin mentel durumlarını da gözetmek durumunda kalacağız. Olası bir isyanı engellemek için çete üyelerinin moral durumları bir hayli önemli. Eh, elbette herkesi beslemek de gerekecek. Yani çete üyeleri ile derinlemesine bir ilişkimiz olacak. Ayrıca, görevler için takımlar oluşturabileceğiz ve büyük soygunlar düzenleyebileceğiz. 3. Seçimler önemli Red Dead Redemption 2'de yapacaklarınız büyük önem taşıyor. Pek çok noktada karşınıza seçenekler çıkacak. Bir çatışma sonrası düşmanlarınızı rehin alabilecek veya gitmelerine izin verebileceksiniz. Böylelikle oyuna nasıl devam edeceğinizde verdiğiniz kararların büyük önemi olacak. Oyun içinde çevrenizle gündelik etkileşimlerinizi etkileyecek bu seçimler doğrultusunda, ya sevilen biri olacak ya da itibarsız bir hayduttan ötesine varamayacaksınız. 4. At ile özel bağ Red Dead Redemption 2'de, özellikle atınız ile aranızdaki bağın büyük önemi var. Oyuncunun atı ile arasındaki bağı kuvvetlendirmek için bir hayli kafa yoran Rockstar, böylece oyun boyunca size sadık bir at yaratma fırsatı veriyor. Eğer Red Kit'te olduğu gibi ıslık çaldığınızda hemen altınızda bitebilecek bir at istiyorsanız, o halde onunla olan iletişiminize dikkat etmelisiniz. Bu arada yeni oyunda at artık yük de taşıyabilecek. 5. Fazla detay ve geniş gardırop Rockstar, yeni oyunda daha önce belki de eşi benzeri görülmemiş bir detay seviyesi sunmaya hazırlanıyor. Arthur, yaralandığında veya üstü başı kirlendiğinde bunu net şekilde görebileceğiniz Red Dead Redemption 2'de, Arthur'un saçı sakalı da uzayacak. Ayrıca Red Dead Redemption 2 geniş bir karakter özelleştirme yelpazesi sunuyor. Artık ayrı ayrı şapka, palto, bot, kemer, pantolon ve daha fazlasını satın alabileceksiniz. Kaynak: Hurriyet
  22. Genç görünmenin temel mantığı büyük oranda iç organlarınızla alakalı bir durumdur. Hatta; alerji düzeyiniz, sivilceleriniz, fazla kilolarınız da bununla alakalıdır. Yanlış beslenmenin ve hareketsiz bir yaşamın sonucu vücutta serbest radikal ve toksik madde miktarı artmaktadır. Bu maddelerle savaşan besinlerin alınmaması ise başka bir boyuttur. bu çift etki, sizi bir olumsuz sürecin içine sokacaktır. Bu çift etkiden kurtulmanız için yapacağınız iş çok basit doğru beslenme tekniklerini uygulama! Sağlıklı ve işlevsel bir karaciğere sahip olmak için iki şeye ihtiyacımız var: sağlıklı bir diyet ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları. Ancak, bu modern çağlarda ulaşmak ve elde etmek güçtür. Bir şekilde fast food ve sağlıksız ürünler yemeye mecburuz, çünkü işyerinde daha fazla yemek yapmaya veya kalmaya vakit yok, bu yüzden toksinlere maruz kalıyoruz. Karaciğerimiz her zaman korunmalıdır çünkü çalışmaları bizim için hayati önem taşımaktadır. Bunu başarmak için, sık sık onu temizleyip detoks yapmamız gerekir. Karaciğerimiz detoks adı verilen bu işleme ihtiyaç duyar; çünkü işlevi vücudumuzu temizlemek ve içindeki zararlı toksinleri temizlemek ve sadece protein emiliminde yardımcı olmaktır. Burada karaciğeriniz için bir mucize gibi çalışan bir karışım sunuyoruz! Karaciğer problemlerini tanımak için zorlandıklarından daha uzun sürebilir, bu yüzden bu süre zarfında karaciğeri temizlemeye ve sağlıklı bir şekilde yemeye çalışın. Karaciğer zaten hasar alırsa, gelecekte daha küçük ve daha ciddi sorunlarla saldırıya uğrayacaksınız. Bu organı temizlemek için çok basit ve doğal bir yoldur! KARACİĞERİ TEMİZLEYEN ZAYIFLATAN GENÇLEŞTİREN KARIŞIM MALZEMELER : 1 Adet limon suyu 2 Adet portakal suyu 7-8 Tane taze nane yaprağı 1 litre su 2 yemek kaşığı organik bal YAPILIŞI : Kaynatıp suyu kaynatın. Ardından, nane yaprakları ilave edin ve 5 dakika daha kaynatın. Birkaç dakika soğuması için ateşten çıkarın ve ardından portakal / limon suyunu hem rendelenmiş limon kabuğuyla birlikte ekleyin. Sonunda karışım soğuduktan sonra balla karıştırın. Bu karışım haftada 2 kere yapılacak. 1 ay boyunca. Bu içeceği sıcak veya soğuk olarak yudumlayın. Karaciğerinizi her iki şekilde de temizler, ve sindirim sisteminizin işini de kolaylaştırıp zayıflatır! Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...
  23. Huawei iPhone XS almak için kuyrukta bekleyen insanlara powerbank dağıtarak Apple ile dalga geçti. Powerbank'lerin üzerinde "Buna ihtiyacın olacak" ibaresi yer aldı. Tim Cook: Yeni iPhone'lar çok pahalı, çünkü ihtiyaç duyduğunuz diğer aygıtların yerini tutuyor Çinli akıllı telefon üreticisi Huawei, Singapur’da iPhone XS ve iPhone XS Max almak için kuyrukta bekleyen insanlara cep telefonlarının kapanmaması için powerbank dağıttı. appleinsider.com’da yer alan habere göre powerbank’lerin her birinin 80 Singapur doları yani 59 ABD doları (371 TL) değerinde olduğu belirtildi. Huawei’nin hediyeleri, iPhone’un 'küçük pil ömrüyle' dalga geçme ve aynı zamanda şirketin kendi donanımını geliştirmeye yönelik bir girişim olarak yorumlandı. İPhone XS ve iPhone XS Max, 2,658mAh ve 3,174mAh bataryalara sahipken, Huawei’nin amiral gemisi P20 Pro’nun 4,000mAh’lik daha büyük bir bataryası var. Ancak, pil kapasitesinin değişen güç kullanımları nedeniyle doğrudan pil ömrünün uzunluğuna etki etmediğine dikkat çekiliyor.
  24. Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu'nun Milli Piyade Tüfeği'nden yola çıkarak ürettiği Keskin Nişancı Tüfeği KNT-76 seri üretime geçti. MKEK’in internet sayfasında seri üretimi yapılan silahlar bölümünde yayınlanan bilgilere göre KNT-76 da aynı MPT-76 gibi Kırıkkale Silah Fabrikasında üretiliyor. Aynı “Gaz Piston Hareketli Döner Başlı Kilitlemeli” mekanizmaya sahip tüfek yarı otomatik ateşleyebiliyor. MPT-76 otomatik ve yarı otomatik ateşleyebiliyordu. İki tüfeğin ateşlediği merminin ilk hızı aynı kalırken KNT’de tetik hassasiyeti beş Newton düşürüldü. Böylece tetiğin daha yumuşak hareketle daha az basınçla harekete geçmesi sağlandı. Bu düşürme tetik hareketi sırasında istemsiz namlu hareketinin önüne geçecek. Şarjör kapasitesi değişmezken KNT-76 500 gram ağırlaştı. Etkili menzil 600 metreden 800 metreye yükselirken bunu 406 mm’den 508 mm’ye uzayan namlu sağladı. Bu namlu uzunluğu KNT-76’da merminin dağılımını 1.5 MOA’ya düşürüldü. MPT-76’da bu 4 MOA idi. Bu özelliklerle KNT-76’nın manga içinde keskin nişancı görevlerine kullanımının önü açıldı. MOA, İngilizce "Minute of Angle" ya da "Minute of Arc" terimin kısaltmasıdır. Türkçe dakika anlamına gelen bu terim bir açı birimidir. Belli bir mesafeden merminin hedefte ne kadar dağıldığını standart olarak hesaplamaya yarar.
  25. TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Esnaf ve sanatkar sayısında son bir ayda 2 bin 519, yılın 8 ayında 48 bin 790 artış yaşandı” dedi. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, esnaf ve sanatkar sayısının son bir ayda 2 bin 519, yılın 8 ayında da 48 bin 790 artarak, ağustos sonu itibarıyla 1 milyon 733 bin 215'e yükseldiğini bildirdi. Palandöken, yazılı açıklamasında, ağustos ayına ilişkin Esnaf ve Sanatkar Sicili'ne kayıtlı esnaf ve işletme sayıları hakkında bilgi verdi. Esnaf sayısının geçen ay bir önceki aya göre 2 bin 519, yılın 8 ayında da geçen yılın aynı dönemine kıyasla 48 bin 790 artarak 1 milyon 733 bin 215'e ulaştığını belirten Palandöken, işletme sayısının da aylık bazda 2 bin 752, ocak-ağustos döneminde 52 bin 761 artışla 1 milyon 865 bin 463 olarak kaydedildiğini aktardı. İşletme sayısının nüfusa oranına da değinen Palandöken, şunları kaydetti: “Nüfusa göre esnaf ve sanatkar işletmesi sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla yüzde 4,89 ile Muğla, yüzde 4,48 ile Burdur, yüzde 4,28 ile Çanakkale, yüzde 3,98 ile Edirne ve yüzde 3,95 ile Artvin oldu. Yine nüfusa göre esnaf ve sanatkar işletmesi sayısının en az olduğu iller yüzde 0,89 ile Şırnak, yüzde 0,99 ile Batman, yüzde 1,08 ile Diyarbakır, yüzde 1,30 ile Ağrı ve yüzde 1,38 ile Hakkari olarak kayıtlara geçti.”
  26. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 100 günlük eylem planları arasında yer alan Millet Kıraathanesi Projesi doğrultusunda Yozgat İl Halk Kütüphanesi Millet Kıraathanesi olarak hizmet vermeye başlayacak. Yozgat İl Halk Kütüphanesi, 'Millet Kıraathanesi' olarak Pazartesi gününden itibaren hizmet vermeye başlayacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 100 günlük eylem planları arasında yer alan Millet Kıraathanesi Projesi doğrultusunda Yozgat İl Halk Kütüphanesi de konsepte uygun hizmet vermeye başlayacak. Pazartesi gününden itibaren Millet Kıraathanesi'ne ders çalışmaya gelen öğrencilere çay ve poğaça ikramı da yapılacak. Yozgat'ın Millet Kıraathanesi konseptine geçen 6'ncı il olduğunu söyleyen İl Kültür ve Turizm Müdürü Metin Halıcı, pazartesi gününden itibaren İl Halk Kütüphanesi'nin Millet Kıraathanesi olarak hizmet vereceğini dile getirdi. Millet Kıraathanesi ile birlikte kütüphaneyi daha da genişleterek daha fazla vatandaşın faydalanmasını sağlayacaklarını belirten Halıcı,"Burada pazartesi gününden itibaren 7 gün 24 saat hizmet vereceğiz. Kış ayına girmeden tadilatı tamamlamış olmamız gerekiyor ki öğrencilerimiz daha rahat çalışma ortamı bulsunlar ve buradan yararlansınlar" dedi.
  27. İtalya'nın Niguarda kentinde yaşanan bir olay dünyanın sayılı tıp dergilerinden BMJ'ye konu oldu. İtalya'daki Great Metropolitan Hastanesi'nde yaşanan ve tıp literatürüne giren olayda hastaneye başvuran bir erkeğin makatında 58 santimetre boyutunda bir seks oyuncağı tespit edildi. Doktorlar röntgende gördükleri oyuncağı kement yöntemi ile çıkardılar. Dünyanın saygın tıp dergilerinden BMJ’de yer alan makale, Milano il sınırları içindeki Niguarda’da geçen bir olayı mercek altına aldı. İngiliz ve ABD basınında da yer alan makalede, 31 yaşında olan ve ismi açıklanmayan bir adamın karın ağrısıyla hastaneye gittiği ifade ediliyor. Derginin haberinde, adamın 24 saat önce seks fantezisi için makatından bir cinsel oyuncak soktuğunu söylediği ve bunu çıkaramadığı aktarıldı. Haberde, adamın karın ve mide ağrısı çektiği ifade edilirken doktorlar röntgen sonuçlarını görünce şaşkına döndü. Hem geniş hem de yaklaşık 58 santimetrelik uzunluğuyla adamın göğüs kısmına kadar giren cismi çıkarmak için doktorlar ameliyata girdi. Fakat Great Metropolitan Hastanesi’nde yaşanan olayda doktorlar kayganlaştırıcı ve benzeri sistemlerle nesneyi çıkarmayı başaramadı. Acı içinde kıvranan adamın içindeki nesnenin uzun olması dolayısıyla çıkarılamadığını tespit eden doktorlar yeni bir yöntem denedi. YENİ BİR YÖNTEM DENENDİ Doktorlar bir ucunda ilmik olan bir sistem geliştirdi ve adamın bağırsakları içinden seks oyuncağına erişmeyi başardı.Doktorlar daha sonra ipi gerince oyuncağı kavradı ve adamın vücudundan çıkardı. Doktorlar, zorlayıcı operasyonun ardından hastanın kısa süre içerisinde taburcu edildiğini açıkladı.
  1. Load more activity
×