Jump to content
Fevaid
Feneroin

Peygamber efendimizin hastalıklar için nasihatleri

Recommended Posts

Feneroin    62
Peygamber Hz. Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem), bulaşıcı hastalıklardan korunmada, vücut ve çevre temizliğinin yanında bazı tavsiyelerde bulunmuştur. Bu bilgiler ışığında baktığımızda, mikroorganizmaları ilk tarif edenin, Hz. Muhammed olduğunu görürüz. O, vebanın, çıplak gözle görülemeyen zararlı bir âmili olduğunu, gizlice yayıldığını ve hastalığın yayılmasını önlemede karantina gerektiğini vurgulamıştır
Peygamber Hz. Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem), bulaşıcı hastalıklardan korunmada, vücut ve çevre temizliğinin yanında bazı tavsiyelerde bulunmuştur. Bu bilgiler ışığında baktığımızda, mikroorganizmaları ilk tarif edenin, Hz. Muhammed olduğunu görürüz. O, vebanın, çıplak gözle görülemeyen zararlı bir âmili olduğunu, gizlice yayıldığını ve hastalığın yayılmasını önlemede karantina gerektiğini vurgulamıştır
1-Esnerken ağzı kapatmak Akciğer rahatsızlıkları, hava yoluyla bulaşan hastalıkların büyük çoğunluğunu teşkil etmektedir. Havada bulunan mikroplar, derin nefes alınınca bronşlara ve akciğerlere kadar inerek hastalık yapar. Hz. Muhammed: "Sizden biriniz esneyeceği zaman elini ağzına koysun; zîrâ zararlı şeyler ağzına girer." (Ebû Davud, Müslim, Müsned) buyurmuştur
1-Esnerken ağzı kapatmak Akciğer rahatsızlıkları, hava yoluyla bulaşan hastalıkların büyük çoğunluğunu teşkil etmektedir. Havada bulunan mikroplar, derin nefes alınınca bronşlara ve akciğerlere kadar inerek hastalık yapar. Hz. Muhammed: “Sizden biriniz esneyeceği zaman elini ağzına koysun; zîrâ zararlı şeyler ağzına girer.” (Ebû Davud, Müslim, Müsned) buyurmuştur
2- Bulaşma mesafesi 19. asırda havadaki toz zerreciklerinin ve mikroorganizmaların mikroskopla görülmesinden sonra, hasta ile sağlam kişiler arasına mesafe koyma anlayışı tıbbî kaideler içine girmiştir. Tıp tarihinde hastalar arasına mesafe koyma meselesine ilk defa Hz. Muhammed: "Cüzzamlı hastadan yırtıcı hayvandan sakınır gibi sakınınız. Cüzzamlı kimse bir vadiye indiği zaman, siz başka bir vadiye ininiz.
2- Bulaşma mesafesi 19. asırda havadaki toz zerreciklerinin ve mikroorganizmaların mikroskopla görülmesinden sonra, hasta ile sağlam kişiler arasına mesafe koyma anlayışı tıbbî kaideler içine girmiştir. Tıp tarihinde hastalar arasına mesafe koyma meselesine ilk defa Hz. Muhammed: “Cüzzamlı hastadan yırtıcı hayvandan sakınır gibi sakınınız. Cüzzamlı kimse bir vadiye indiği zaman, siz başka bir vadiye ininiz.

 

3-Karantina Tarih boyunca insanları tehdit eden, toplu ölümlere sebep olan veba (taun), humma, sıtma ve çeşitli viral hastalıklardan milyonlarca kişi ölmüştür. Daha önceki yüzyıllarda başgösteren kitle salgınları her zaman dehşetle hatırlanır. Peygamber Peygamberimiz'in (sallallahü aleyhi ve sellem) bu husustaki sözlerine kulak verelim: "Bir yerde taun hastalığı olduğunu duyarsanız oraya gitmeyiniz.
3-Karantina Tarih boyunca insanları tehdit eden, toplu ölümlere sebep olan veba (taun), humma, sıtma ve çeşitli viral hastalıklardan milyonlarca kişi ölmüştür. Daha önceki yüzyıllarda başgösteren kitle salgınları her zaman dehşetle hatırlanır. Peygamber Peygamberimiz’in (sallallahü aleyhi ve sellem) bu husustaki sözlerine kulak verelim: “Bir yerde taun hastalığı olduğunu duyarsanız oraya gitmeyiniz.
Hâlbuki taunun çıktığı yerde sabredip durarak ölen kimseye şehit sevabı vardır." (Ebu Davud, Müsned) Hz. Muhammed, karantinayı tam mânâsı ile tarif etmiş ve yukarıdaki beyanlarıyla da uygulanılabilirliğini garantiye almıştır. Karantinadan kaçan kişiyi savaştan kaçan kimseye benzetmiş, savaştan kaçmanın neticelerini insanlara hatırlatmıştır.
Hâlbuki taunun çıktığı yerde sabredip durarak ölen kimseye şehit sevabı vardır.” (Ebu Davud, Müsned) Hz. Muhammed, karantinayı tam mânâsı ile tarif etmiş ve yukarıdaki beyanlarıyla da uygulanılabilirliğini garantiye almıştır. Karantinadan kaçan kişiyi savaştan kaçan kimseye benzetmiş, savaştan kaçmanın neticelerini insanlara hatırlatmıştır.
Bir hadîs-i şerîflerinde "Hayvanlardan hasta olanlar, sahipleri tarafından sakın sağlıklı olanların yanına iletilmesin." (Buhari, Müslim, E.Davud, Müsned, Faik) buyurmuştur.  Veba öldürücü ateşli salgın hastalıktır; taun, sıtma, kızamık, çiçek, aids ve daha sonraları açığa çıkacak salgın hastalıkların tamamına veba denilmektedir.
Bir hadîs-i şerîflerinde “Hayvanlardan hasta olanlar, sahipleri tarafından sakın sağlıklı olanların yanına iletilmesin.” (Buhari, Müslim, E.Davud, Müsned, Faik) buyurmuştur. Veba öldürücü ateşli salgın hastalıktır; taun, sıtma, kızamık, çiçek, aids ve daha sonraları açığa çıkacak salgın hastalıkların tamamına veba denilmektedir.

 

4-Ellere vazife taksimi     Hz. Muhammed, sağ elini temizlik ve yemek. Sol elini istinca ve kirli şeyler için kullanırdı (E. Davud).  Temizlik yaparken, başınızı, ağzınızı, burnunuzu, cildinizi kirletilmiş sol elle yıkarken, bilmeden temiz sahaları kirletmiş olursunuz ki, bu da sağlık prensiplerine aykırıdır.
4-Ellere vazife taksimi Hz. Muhammed, sağ elini temizlik ve yemek. Sol elini istinca ve kirli şeyler için kullanırdı (E. Davud). Temizlik yaparken, başınızı, ağzınızı, burnunuzu, cildinizi kirletilmiş sol elle yıkarken, bilmeden temiz sahaları kirletmiş olursunuz ki, bu da sağlık prensiplerine aykırıdır.
5-Aksırırken ağzı kapatmak  Üzeri açık bir kapla taşınan yiyeceğe, taşıyan kişinin öksürük ve aksırığıyla veya sinek, böcek ve hava yoluyla mikrop bulaşabilir.  Ebû Hüreyre: "Hz. Muhammed aksırdığı zaman elini ve elbisesinin bir parçasını ağzına kapatır ve sesini alçaltmaya çalışırdı." (Ebû Davud) demektedir.
5-Aksırırken ağzı kapatmak Üzeri açık bir kapla taşınan yiyeceğe, taşıyan kişinin öksürük ve aksırığıyla veya sinek, böcek ve hava yoluyla mikrop bulaşabilir. Ebû Hüreyre: “Hz. Muhammed aksırdığı zaman elini ve elbisesinin bir parçasını ağzına kapatır ve sesini alçaltmaya çalışırdı.” (Ebû Davud) demektedir.
6-Kapların üzerini örtmek Yiyecek ve içecek kaplarının kapalı ve temiz olması da sağlık açısından çok mühimdir. Nitekim Hz. Muhammed: "(Akşam yatarken) kapıları kilitleyiniz. Su kırbalarının ağzını bağlayınız. Boş kapları ters çeviriniz! Dolu kapların üzerini örtünüz ve lâmbaları söndürünüz! Çünkü zararlı yaratıklar kilitli kapıyı açmaz.  Bir de fare yok mu, insanların evlerini yakıp yıkar." (Buhari, Müslim, Müfred) buyurmuştur. O'nun (sallallahü aleyhi ve sellem) boş kapların ters çevrilmesini veya kapaklarının kapanmasını tavsiye etmesi, içlerine bir şey girmemesi içindir.  Evde öksüren birisi varsa, açık kaplara mikrop bulaştırır. Ayrıca evcil hayvanlarla, sinek, böcek ve kemirgenlerle bakteri bulaşmasını engellemek için, yiyecek ve içecek kapları kapalı tutulmalıdır.
6-Kapların üzerini örtmek Yiyecek ve içecek kaplarının kapalı ve temiz olması da sağlık açısından çok mühimdir. Nitekim Hz. Muhammed: “(Akşam yatarken) kapıları kilitleyiniz. Su kırbalarının ağzını bağlayınız. Boş kapları ters çeviriniz! Dolu kapların üzerini örtünüz ve lâmbaları söndürünüz! Çünkü zararlı yaratıklar kilitli kapıyı açmaz. Bir de fare yok mu, insanların evlerini yakıp yıkar.” (Buhari, Müslim, Müfred) buyurmuştur. O’nun (sallallahü aleyhi ve sellem) boş kapların ters çevrilmesini veya kapaklarının kapanmasını tavsiye etmesi, içlerine bir şey girmemesi içindir. Evde öksüren birisi varsa, açık kaplara mikrop bulaştırır. Ayrıca evcil hayvanlarla, sinek, böcek ve kemirgenlerle bakteri bulaşmasını engellemek için, yiyecek ve içecek kapları kapalı tutulmalıdır.

 

8-İdrarı elbiseye bulaştırmama Hz. Muhammed'in, elbiselerinin temizliğine çok dikkat ederdi. İdrar ve kan gibi mikropların kolayca üreyebileceği besiyerlerinin elbiselere bulaşmaması için ikazda bulunmuştur.  Bir hadîs-i şerifte Hz. Muhammed'in: "Sizden biriniz sahrada abdest yapacağı zaman idrarının kendi üzerine sıçramaması için yumuşak yer arasın." (Gümüşhanevî, Nesîmî) buyurmuştur.
8-İdrarı elbiseye bulaştırmama Hz. Muhammed’in, elbiselerinin temizliğine çok dikkat ederdi. İdrar ve kan gibi mikropların kolayca üreyebileceği besiyerlerinin elbiselere bulaşmaması için ikazda bulunmuştur. Bir hadîs-i şerifte Hz. Muhammed’in: “Sizden biriniz sahrada abdest yapacağı zaman idrarının kendi üzerine sıçramaması için yumuşak yer arasın.” (Gümüşhanevî, Nesîmî) buyurmuştur.
9-Kanın toprağa gömülmesi Mikroorganizmaların üremeleri için karbon kaynağı olarak polisakkarid, yağ, proteinler, azot, enzim, sülfür (koenzim ve protein yapısında), fosfor, oksijen, hidrojen, potasyum, mağnezyum ve demire ihtiyacı vardır.  Kanda bunların hepsi bir arada bulunduğundan, kan, tıpta birçok besiyerini zenginleştirmek maksadıyla kullanılır. Besiyerindeki kan ile mikroplar daha kolay ve hızlı ürer.
9-Kanın toprağa gömülmesi Mikroorganizmaların üremeleri için karbon kaynağı olarak polisakkarid, yağ, proteinler, azot, enzim, sülfür (koenzim ve protein yapısında), fosfor, oksijen, hidrojen, potasyum, mağnezyum ve demire ihtiyacı vardır. Kanda bunların hepsi bir arada bulunduğundan, kan, tıpta birçok besiyerini zenginleştirmek maksadıyla kullanılır. Besiyerindeki kan ile mikroplar daha kolay ve hızlı ürer.
10-Sümük ve balgamın kaybedilmesi Hz. Muhammed'in: "Sizlerden biriniz mescide sümkürdüğünüz veya balgam çıkardığınız zaman onu kaybetsin, herhangi bir Müslüman'ın cildine ve elbisesine bulaştırıp zarar vermesin." buyurmuştur (Müslim, Buhari, Müsned, Nesai).
10-Sümük ve balgamın kaybedilmesi Hz. Muhammed’in: “Sizlerden biriniz mescide sümkürdüğünüz veya balgam çıkardığınız zaman onu kaybetsin, herhangi bir Müslüman’ın cildine ve elbisesine bulaştırıp zarar vermesin.” buyurmuştur (Müslim, Buhari, Müsned, Nesai).

 

11-Bataklıkların kurutulması Hz. Muhammed'in bataklıkların, sıtma başta olmak üzere bazı hastalıklara yol açmayacak duruma getirilmesi gerektiğini şu hadîse ile ifade etmiştir:  Hz. Aişe Mekke'den Medine'ye geldiklerinde Medine, Arabistan mıntıkasının en hastalıklı yeri idi. Hz. Muhammed Buthan vadisinin kurutulması için tavsiyelerde bulunmuştur (Buhari, Müslim, Dârimi, Mâce, K.Ummal, Ramuz, L. Ukul).
11-Bataklıkların kurutulması Hz. Muhammed’in bataklıkların, sıtma başta olmak üzere bazı hastalıklara yol açmayacak duruma getirilmesi gerektiğini şu hadîse ile ifade etmiştir: Hz. Aişe Mekke’den Medine’ye geldiklerinde Medine, Arabistan mıntıkasının en hastalıklı yeri idi. Hz. Muhammed Buthan vadisinin kurutulması için tavsiyelerde bulunmuştur (Buhari, Müslim, Dârimi, Mâce, K.Ummal, Ramuz, L. Ukul).
12-Mikropların barınaklarını toprağa gömmek Hz. Aişe (ra) şöyle der: Hz. Muhammed insan vücudundan ayrılan yedi şeyin toprağa gömülmesini emrederdi. Bunlar, saç, tırnak, akan kan, kadınların adet bezi, diş, pıhtılaşmış kan, kadının döl eşi (C. Sağir, F. Kadir, Kenz ül Ummal).
12-Mikropların barınaklarını toprağa gömmek Hz. Aişe (ra) şöyle der: Hz. Muhammed insan vücudundan ayrılan yedi şeyin toprağa gömülmesini emrederdi. Bunlar, saç, tırnak, akan kan, kadınların adet bezi, diş, pıhtılaşmış kan, kadının döl eşi (C. Sağir, F. Kadir, Kenz ül Ummal).
13-Canlıların kullandığı sahaları kirletmemek Her Müslüman evini temiz tuttuğu gibi, çevresini de temiz tutmalı, su kaynaklarını kirletmemelidir.  Hz. Muhammed çevre temizliğine gereken önemi vermiş, Müslümanlar da her zaman bu emir ve tavsiyelere uymaya hassasiyet göstermişlerdir.  Hz. Muhammed: Ağaç altlarına, gölgeliklere, su membalarına, durgun sulara, yollara, hayvan yuvalarına ve hayvan barınaklarına idrar yapılmasını yasaklamıştır (Müslim, Buhari, E. Davud
13-Canlıların kullandığı sahaları kirletmemek Her Müslüman evini temiz tuttuğu gibi, çevresini de temiz tutmalı, su kaynaklarını kirletmemelidir. Hz. Muhammed çevre temizliğine gereken önemi vermiş, Müslümanlar da her zaman bu emir ve tavsiyelere uymaya hassasiyet göstermişlerdir. Hz. Muhammed: Ağaç altlarına, gölgeliklere, su membalarına, durgun sulara, yollara, hayvan yuvalarına ve hayvan barınaklarına idrar yapılmasını yasaklamıştır (Müslim, Buhari, E. Davud

 

15-Yiyeceklerin hastalık yapmayacak şekilde ıslâh edilmesi Hayvanî gıdalar tam pişirilmeden kullanılınca gıda zehirlenmesi yapabilir.  Tam pişirilmemiş deniz ürünleri, sindirim kanalı ve idrar atıkları, çiğ etli mamuller, hayvanlara dokunup elleri yıkamamak veya mikropların bulunduğu havayı solumak; tifo, enterokolit, zatürre, veba, mezenterik adenit, brucellozis, menenjit gibi hastalıklara yol açabilir.
15-Yiyeceklerin hastalık yapmayacak şekilde ıslâh edilmesi Hayvanî gıdalar tam pişirilmeden kullanılınca gıda zehirlenmesi yapabilir. Tam pişirilmemiş deniz ürünleri, sindirim kanalı ve idrar atıkları, çiğ etli mamuller, hayvanlara dokunup elleri yıkamamak veya mikropların bulunduğu havayı solumak; tifo, enterokolit, zatürre, veba, mezenterik adenit, brucellozis, menenjit gibi hastalıklara yol açabilir.
16-Hamam, havuz gibi ortak kullanım alanlarına dikkat edilmesi Hamam ve havuz gibi ortak kullanım alanlarına mantar hastalığı olanlar alınmamalı veya hastalığı olanlar buralara gitmemelidir.  Mantarlar tedaviye dirençli hastalık yapar. Bunların tedavisi zordur. Hastalık tedavi edilse bile tekrar ortaya çıkabilir. Hz. Muhammed zamanında Arabistan'da hamam yoktu.
16-Hamam, havuz gibi ortak kullanım alanlarına dikkat edilmesi Hamam ve havuz gibi ortak kullanım alanlarına mantar hastalığı olanlar alınmamalı veya hastalığı olanlar buralara gitmemelidir. Mantarlar tedaviye dirençli hastalık yapar. Bunların tedavisi zordur. Hastalık tedavi edilse bile tekrar ortaya çıkabilir. Hz. Muhammed zamanında Arabistan’da hamam yoktu.
Orada hamam denilen evler bulacaksınız. Oraya erkekler peştamalsız girmesinler, kadınları da hasta veya doğum yapmış olmadıkça oraya girmekten men ediniz." (S.Kübra, İ. Mace, Bağdadi) Sağlam kadınların hastalık kapma riskinden dolayı, hamama girmesi sakıncalı bulunmuştur.  Hz. Muhammed erkeklerin hamama peştamalsız gitmemesi gerektiğini "Her kim Allaha ve ahiret gününe inanıyorsa, hamama peştamalsız girmesin." (Bağdadi, Nesai, Müsned)
Orada hamam denilen evler bulacaksınız. Oraya erkekler peştamalsız girmesinler, kadınları da hasta veya doğum yapmış olmadıkça oraya girmekten men ediniz.” (S.Kübra, İ. Mace, Bağdadi) Sağlam kadınların hastalık kapma riskinden dolayı, hamama girmesi sakıncalı bulunmuştur. Hz. Muhammed erkeklerin hamama peştamalsız gitmemesi gerektiğini “Her kim Allaha ve ahiret gününe inanıyorsa, hamama peştamalsız girmesin.” (Bağdadi, Nesai, Müsned)

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

Yorum yazmak için üye olun veya giriş yapın

Yorum yazmak için üye olmanız lazım

Üye ol

Üye olun ve sitemizin tüm avantajlarından yararlanın!

Yeni bir hesap oluştur

Giriş yap

Zaten üyemiz misin? O halde giriş yap

Hemen giriş yap

  • Bu sayfadaki üyeler   0 üye

    Şu an bu sayfayı görüntüleyen bir üye yok

  • Benzer konular

    • Son yazan: Feneroin
      Hz. Peygamber işlerinin yoğunluğuna rağmen eşlerine vakit ayırır ve onlarla sohbet ederdi. Onlara yardımcı olur, onların ihtiyaçlarını sorar ve karşılardı. Bayram merasimlerine ailesi ile birlikte giderdi.

      Günümüzde eşler işlerinin yoğunluğunu bahane ederek eşlerine ve çocuklarına vakit ayırmıyorlar. Erkekler eşlerinden fedakârlık beklerken kendileri sorumluluklarını yerine getirmiyor, boş vakitlerinde internet başında takılıyorlar. Hazreti Peygamber şöyle buyurur: “Nefsinizin ailenizin ve her hak sahibinin üzerinizdeki hakkı vardır. O halde her hak sahibine hakkını verin”
      Erkek eve geldiğinde ailesine selam vermeli ve çocukları ile sohbet etmelidir. Onlara belli vakit ayırmalı, birlikte ibadet etmeli, seyahat etmeli ve akraba ziyaretleri yapmalıdır. Bu onları hem birbirlerine yakınlaştırır hem de aile içi muhabbetin artmasına vesile olur. Hz. Peygamber evi bir eğitim ortamına çevirir ve bu konuda ailesini bilgilendirirdi. Hz. Ayşe’nin 2210 hadis aktarmasında bunun büyük payı vardır.
      Hz. Peygamber, “kavmin efendisi ona hizmet edendir” buyurur. O, âlemlere rahmet olarak gönderildiği gibi, eşleri için de bir rahmet vesilesiydi. Mü'minlerin annesi, Hz. Aişe validemiz, Efendimizi bizlere anlatırken; `Evinde elbisesini diken, ayakkabısını yamayan, keçileri sağan, kendi işlerini kendisi gören` bir peygamber olarak tanıtmaktadır.
       
      ÇOCUKLARINIZA KUR'AN'I SEVDİRİN
      Kur’anı Kerim nazil olduğunda Mekke halkı şirk ve dalalet içinde bir hayat sürmekteydi. Bu insanlar Kur’an’la tanıştıktan sonra büyük bir dönüşüm geçirdiler. Hz. Peygamber yaşamının tamamını insanlığın kurtuluşuna adadı. Artık Mekke eski Mekke değildi.
      Kur’an’ın yirmi üç yıl gibi bir sürede inmiş olması tesadüfi bir durum değildir. Bu süre içinde insanlar, gelen her ayeti okuyor, hayata geçiriyor ve onu yakınlarına da öğreterek İslam’ın yayılmasına vesile oluyorlardı. İnsanı bütün özellikleri ile tanıyan Allah, sadece ona evrende insanca yaşamanın formüllerini bildiren vahyi göndermekle kalmayıp, Resulullah’ın önderliğinde, bunu hayata geçirme sürecini ve metodunu da öğretti. İslam, toplumun hayatına tedrici olarak aşama aşama gelmiş ve orada hayat bulmuştur.
      Mesela, namaz, önce sabah ve akşam olmak üzere iki vakit başlayıp daha sonra, beş vakit olmak üzere gelmiştir. İçki ve şarap ise, ilk etapta yasaklanmamış, fakat zararları anlatılmıştır. Daha sonra da, insanlar, sarhoş iken namaz kılmaktan men edilmiş ve sonunda da, kesin olarak yasak getirilmiştir. Burada insanın yapısına uygun olarak devam eden bir uygulamayı görüyoruz. Yani, eğitim tedrici olarak aşama aşama hayata geçiriliyor.
       
      EĞİTİMDE YAPILAN YAYGIN BİR HATA!
      Anne babalar çocuklarının kısa sürede her şeyi öğrenip, parmakla gösterilen bir evlat olmalarını bekliyorlar. Oysa eğitimde tedricilik esastır. Bunu dikkate almamak çocuğun sadece başarı durumunu değil, onu eğitimin ruhunu kavramaktan da mahrum bırakır. Çocuk öğrendiğini içselleştirip hazmedemez. Bu durum, öğrenilen bilginin kısa ömürlü olmasına neden olur. Yani evvela çocuğu bilgilendirmeli akabinde bu bilgiyi sindirmesine yardımcı olunmalıdır. Bu kısa sürede olabilecek bir şey değildir. Her aşama bir süreçtir ve anne babaların sabırlı olmaları gerekir.
      Mesela, öğretmen, sigara içen bir öğrencisine, akıl almaz hakaretlerde bulunup, bunu hemen bırakmasını söylediğinde, öğrenci ya savunmaya geçecek ya da bu davranışını gizlice sürdürecektir. Çünkü önce çocuğun bilgilendirilmesi gerekirdi. Çocuk olumsuz davranışının sonuçlarını görmeli ve ilk adımı atmalıydı. Öğretmen baskı yapmayıp, bu konuda sana yardımcı olmak istiyorum demeliydi. Sonra da günde bir paket sigara içen öğrenciye, iki hafta boyunca bir paketten biraz eksiltilmiş, sonraki haftalarda, yarım paket, yarımdan biraz daha az ve en son birkaç sigaraya indirerek bir süre sonra da tamamen bırakması sağlanabilirdi. Yani öğrencinin olumsuz davranışını azar azar terk etmesini desteklemek ve yardımcı olmak gerekir
       
      ANNE BABALARIN DİKKATİNE!
      Çocuklarınıza dini anlatırken Cehennem vurgusu yapmayın.
      Allah’ın rahmetinden bahsedin, Hz Peygamber’in hayatını anlatın.
      Çocuğunuzla eğitim çalışmaları yaparken onun oyun hakkını gasp etmeyin.
      İbadetleri birlikte yapın ve çocuğa niçin ibadet yapmamız gerektiğini öğretin.
×