Jump to content
Fevaid

Feneroin

Yönetici
  • Content Count

    1,272
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    60

Feneroin last won the day on December 26 2018

Feneroin had the most liked content!

Community Reputation

63 Excellent

About Feneroin

  • Rank
    Evli

Recent Profile Visitors

20,104 profile views
  1. Önümüzdeki günlerde tanıtılması planlanan yerli otomobilin özelliklerine ulaşıldı. SUV olarak üretilecek olan aracın tasarımını Ferrari, Lamborghini ve Maserati tasarımlarıyla tanınan dünyaca ünlü İtalyan Pininfarina şirketi tarafından yapıldığı öğrenildi. Milli Otomobilin tasarımı konusunda ilk bilgiye ulaşıldı. SUV olarak piyasaya çıkacak ilk modelin tasarımını dünyaca ünlü İtalyan şirket Pininfarina yaptı. Hem Türkiye’de hem de dünyada sektörün merakla beklediği tanıtım için sayılı günler kaldı. Aracın ön gösterimi önümüzdeki günlerde Gebze Bilişim Vadisi’nde gerçekleştirilecek. Ferrari’nin tasarımcısı seçildi Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) CEO’su Gürcan Karakaş, proje ile ilgili hemen hemen her açıklamasında alanında dünyanın en iyileri ile çalışmayı tercih ettiklerini vurguluyordu. TOGG, tasarım konusunda da dünyanın en iyilerinden birini seçme kararı aldı. İtalyan Pininfarina, dünyanın en ünlü ve en büyük otomotiv tasarım şirketlerinden biri. 1930’da kurulan şirket esas olarak ününü Ferrari ve Lamborghini tasarımları ile kazansa da Fiat, Alfa Romeo, Lancia, Maserati, Cadillac, Volvo ve Peugeot gibi çok sayıda markaya tasarımlar yapıyor. Bilindiği gibi kendi yerli otomobilinin hazırlıklarını yapan Vietnam’ın da tasarımda tercihi Pininfarina olmuştu. Geçen yıl yapılan anlaşmaya göre, Vietnamlı otomotiv üreticisi VinFast, biri sedan biri de SUV olmak üzere iki yeni araç geliştirmek üzere Pininfarina ile sözleşme imzaladı. Öte yandan Pininfarina, elektrikli otomobil pazarına da giriş yaparak, kendisine ait ilk otomobili olan elektrikli hiper Battista'yı martta Cenevre'de tanıtmıştı. Navigasyon sürprizi Geçtiğimiz günlerde proje ile ilgili önemli bir bilgi daha ilk kez gündeme taşınmış, Türkiye’nin Otomobili’nde navigasyon cihazı yerine artırılmış gerçeklik ile görüntüleme teknolojisinin kullanılacağını duyurulmuştu. TOGG CEO’su Gürcan Karakaş, yerli bir start-up şirketi ile yaptıkları çalışma sonucunda 'artırılmış gerçeklik ile görüntüleme teknolojisi'ni kullanarak araç içinde navigasyon cihazı ihtiyacını tamamen giderecek bir proje geliştirdiklerini açıklayarak, “Otomobil içerisinde navigasyon cihazı ihtiyacını tamamen ortadan kaldıracak bir sistem üzerinde çalışıyoruz. Artırılmış gerçeklik ile görüntüleme teknolojisinin kullanılacağı bu sistem, şu anda çözüm olarak piyasada yok. İmalatı yetiştirebilirsek ilk SUV modelimiz çıktığında, yetiştiremezsek bir yıl sonrasına bu sistemi araçlarımızda kullanmayı hedefliyoruz. Hakikaten yıkıcı anlamda bir sonuç olacak" ifadelerini kullanmıştı. 2022’de üretim başlayacak Milli otomobilin üretimine 2022 yılında başlayacak. Otomobil 2022'de piyasaya çıktığında Avrupa'da geleneksel olmayan bir üretici tarafından üretilmiş ilk elektrikli SUV olacak. İlk araç C SUV olacak, ancak 2030 yılına kadar toplam 5 model ve 3 facelift (makyaj) gerçekleşecek. İsim ve markayla ilgili çalışmalar ise devam ediyor. Türkiye’nin otomobilinin test pilotu Cumhurbaşkanı Türkiye’nin Otomobili’nin ön gösterimi önümüzdeki günlerde Gebze Bilişim Vadisi’nde yapılacak. Tanıtım toplantısı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşecek. Türkiye’nin Otomobili’ni test edecek olan Erdoğan’ın test sürüşünü Osmangazi Köprüsü üzerinden yapacak. Bursa’ya kadar Körfez’e inşa edilecek Otomobilin fiyatı henüz belli değil. Pazara çıktığı dönemde küresel pazarlarda da rekabet edebilecek bir fiyatı olması planlanıyor. Şu anda bir ödeme ya da erken sipariş alınması da mümkün değil. Üretim tarihi yaklaştıkça Türkiye’nin otomobilinin nasıl satılacağı konusunun da duyurulması planlanıyor. Üretim akıllı fabrikada yapılacak. İnşaatına bu yıl başlanacak olan fabrikanın Bursa’ya kadar olan Körfez bölgesi rotasında inşa edileceği konuşuluyor. ‘Mobilite’ şirketi olacak Bir otomobilden çok daha fazlasını üretme hedefi ile yola çıkan Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG), kendini bir ‘mobilite’ şirketi olarak tanımlıyor. Projenin Türkiye'de mobilite ekosisteminin çekirdeğini oluşturması hedefleniyor. Karakaş, konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştı: “Proje, teknoloji, yani akıllı araçlar ve buna bağlı ekosistemler üreten sayılı gelişmiş ülkeler arasına katılmamıza liderlik edebilecek bir dönüşüm projesi olarak da stratejik bir öneme sahip. Bu sadece bir otomobil projesi değil, başından beri hep otomobilden daha fazlasını yapmak üzere yola çıktığımızı vurguladık. Çünkü projenin harekete geçireceği ekosistemin 15 yıl içinde GSMH’ya katkısı 50 milyar euro, cari açığa olumlu katkısı 7 milyar euro ve istihdama katkısı ise doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 20 bin kişi olacak." Evde 10 saatte, DC şarj ünitesi ile yarım saatte şarj olacak! Yüzde 100 elektrikli olacağı bilinen ilk modelin şarj dolum süreleri merak ediliyordu. Ön gösterimi bu hafta yapılacak SUV araç, şarj dolum süresi konusunda da iddialı olacak. Evde normal bir prizde şarj dolum süresi 10 saat olurken, DC şarj ünitesinde ise bu süre yarım saate kadar inecek. 5 ortakla Haziran 2018’de kurulmuştu Türkiye'nin Otomobili Girişim Grubu Sanayi ve Ticaret A.Ş fikri mülkiyet haklarına Türkiye'nin sahip olduğu, küresel ölçekte rekabet edecek bir otomobil markası yaratma hedefiyle Anadolu Grubu (%19), BMC (%19), Kök Grubu (%19), Turkcell, Zorlu (%19) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (%5) bir araya gelmesiyle 25 Haziran 2018'de kuruldu. Şirketin CEO’su Gürcan Karakaş 3 Eylül 2018’de göreve başladı. Proje kapsamında TOGG bünyesinde dünya çapında yetkinliği olan bir ekiple çalışılıyor. Son olarak geçen aylarda Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu, otomotiv endüstrisinin önde gelen isimlerinden olan, Sergio Rocha’yı COO (Operasyonlardan Sorumlu Üst Düzey Yönetici) olarak bünyesine katmıştı. Rocha TOGG’da ürün planlama, program yönetimi, satın alma, tedarik zinciri, üretim mühendisliği ve üretim operasyonlarında liderlik ediyor. Kaynak: Dünya
  2. Kıl kurdu, çok yaygın bir bağırsak parazitidir. Hayatta kalmak ve üremek için insan vücudunu kullanır ve hayvanlara bulaşmaz. Kıl kurdu, minik parazitik solucanların neden olduğu bir bağırsak enfeksiyonudur. Yetişkin kurtlar, yaklaşık olarak 5 ila 10 milimetre uzunluğunda, beyaz veya krem renklidir. Küçük iplik parçaları gibi görünen bu kurtlar, altı hafta kadar yaşayabilir. Yumurtaları çıplak gözle görülemeyecek kadar küçüktür. Kıl kurdu kişiye çoğunlukla kaşıntı ve rahatsızlık hissi dışında zarar vermez ve tedavisi kısa sürer. Mikroskobik yumurtalar bulunduran yiyecek, içecek veya parmaklar yoluyla ağza taşınabilir. Yutulan yumurtalardan çıkan larvalar, ince bağırsakta birkaç hafta içinde yetişkin kurtlara dönüşür ve daha sonra kalın bağırsağa giderek yerleşir. Kıl kurdu yumurtaları, kirli ellerde, yüzeylerde ve nesnelerde bulunabilir. Şunlarda bulunabilir: Yatak örtüsü, havlu, kıyafetler (özellikle iç çamaşırlar ve pijamalar) , tuvaletler, banyoda bulunan yüzeyler, yiyecekler, bardaklar, yiyecek kapları, oyuncaklar, mutfak tezgahı, okuldaki sıralar, kum havuzu… BELİRTİLERİ NELERDİR? Makatta veya vajinal bölgede kaşıntı. Aralıklı karın ağrısı ve mide bulantısı. Uykusuzluk, huzursuzluk ve rahatsızlık hissi. KIL KURDU ZARARLARI NELERDİR? İdrar yolu enfeksiyonları, kilo kaybı, karın boşluğu ve üreme organlarında enfeksiyon, apandisit, cilt enfeksiyonu. KIL KURDU NASIL ÖNLENİR? Günlük olarak çamaşır ve yatak çarşaflarını değiştirmek, çamaşırları sıcak suyla yıkamak, elleri sık sık yıkamak, sabahları anal bölge temizliği, çocukların bakımını eksiksiz yapmak… KIL KURDU NASIL GEÇER? Eller düzenli olarak yıkanmalıdır. Tırnaklar kısa tutulmalı, tırnakları ısırmaktan kaçınılmalıdır. Sıkı iç çamaşırları tercih edilmelidir. İç çamaşırı her gün mutlaka değiştirilmelidir. Pijamalar düzenli olarak değiştirilmelidir. Evdeki tüm alanlar ‌her gün silinmeli veya elektrik süpürgesiyle süpürülmelidir. Tüm çarşaflar ve nevresimler günlük olarak değiştirilmeli ve ara ara sıcak suda yıkanmalıdır.
  3. Yeniden Refah Partisi Lideri Fatih Erbakan, ana akım medyanın kendilerine ilgi göstermediğini belirterek ambargo uygulandığını söyledi. Yeniden Refah Partisi Lideri Fatih Erbakan, henüz kurulmamış olan partilere gösterilen ilginin medya tarafından kendilerine gösterilmediğini söyledi. Biz10 TV'ye konuk olan Fatih Erbakana, önemli açıklamalarda bulundu. Yeniden Refah Partisi'ne ambargo uygulandığını söyleyen Erbakan, "Medyanın diğer partileri cilalayıp parlatması olmadan bu noktaya ulaşmamız muazzam bir olay. Bir satır haber verilmiyor. Bir medya ambargosunun uygulandığını görüyoruz. Geçen eski bakan televizyona çıktı. Ortada parti yok. Daha kurulmamış. Spiker diyor, seçimlere hazır mısınız? Burada kurulmamış olan hayalet partiye bu soruyu soruyorsunuz. Kurulmuş, bir sene geçmiş. 70 ilde teşkilatlamış, 700 ilçede teşkilatlanmış. Türk siyaset tarihinin en büyük kongresini yapmış.Neredeyse 45 bin insanla, bir senede 150 bin üyeye yaklaşmış. Bu partiye bir satır yer vermiyorsunuz. Haber etmiyorsunuz. Bu soruyu bize sormanız lazım" ifadelerini kullandı
  4. Geniş bir hayran kitlesi olan Kurtlar Vadisi dizisinin sevenlerine müjdeli haber geldi! Kurtlar Vadisi Kaos Netflix ile geri dönüyor. FcebookTrGoogle+WhaApp 2019-2020 dizi sezonunda Netflix en büyük bombasını patlatıyor. Efsane dizi Kurtlar Vadisi yeni bölümleriyle Netflix’te. En çok merak edilen diziler arasında yer alan Kurtlar Vadisi akıbeti belli oldu. 2 yıldır ekranlara gelmeyen ve hazır olan Kurtlar Vadisi Kaos Netflix Platformunda yayınlanacak. 2002 yılından, 2014 yılına kadar oldukça uzun bir süre Türk halkını ekranlara bağlayan diziydi. Yayınlandığı dönemde reyting listelerinde zirveyi bırakmayan Kurtlar Vadisi 2020 yılında sevenlerine kavuşuyor. Kurtlar Vadisi Kaos ismiyle yayınlanacak olan dizi yeni bölümleriyle Netflix’te olacak. Kurtlar Vadisi Kaos 2020’de Netflix’te Online dizi ve film platformu, Türk televizyon tarihinin fenomen dizisi Kurtlar Vadisi’nin yeni bölümlerini yayınlamak için dizinin yapımcısı Pana Film ile anlaşma sağladı. Türk televizyon tarihinin en ses getiren dizilerinden olan Kurtlar Vadisi, Netflix ile birlikte geri dönüyor. Her yayınlandığı dönem büyük ses getiren dizinin Netflix’te yayınlanacak olan kısmının adı ise Kurtlar Vadisi Kaos olacak. Dizi 2020 yılında Netflix sayesinde tüm dünyada gösterime girecek. Dizinin ana konusu hakkında da net sızıntılar yok fakat 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ülkenin girdiği süreci anlatması muhtemel ihtimaller arasında. 2020’de yayınlanmaya başlayacak dizinin kısa süre içerisinde fragmanının izleyicilere sunulması ve resmi tarihin verilmesi bekleniyor.
  5. Galatasaray'ın Real Madrid'e 6-0 yenilmesinin ardından Fenerbahçeli eski futbolcular Tuncay Şanlı ve Baroni'den Galatasaraylıları kızdıran paylaşımlar geldi. UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray'ın Real Madrid'e deplasmanda 6-0 yenildiği maçın ardından Fenerbahçeli eski futbolcular Tuncay Şanlı ve Cristian Baroni'den sarı kırmızılı taraftarları kızdıran paylaşımlar geldi. Tarihi 6-0'lık Fenerbahçe galibiyetinde sarı lacivertli formayı giyen Tuncay Şanlı, o döneme ait bir gazete manşetini paylaşarak ezeli rakibe gönderme yaptı. Öte yandan Cristian Baronise ise 'üzülmeyin' yazarak ağlama hareketi yaptığı bir fotoğrafını paylaştı.
  6. Teröristlerin hamisi ve finansörü olan Batılı ülkeler terör örgütü PKK/YPG'ye yönelik başlatılan Barış Pınarı Harekatı’na karşı iki yüzlü bir tavır takınarak Türkiye’ye silah satışını durdurmuştu. ABD merkezli savunma dergisi Defence News konuya ilişkin çarpıcı bir analizde bulundu. Dergide yer alan haberde, "Yaptırımlar etkisiz, Türkiye silahını kendisi yapıyor." ifadelerine yer verdi. ABD merkezli savunma dergisi Defence News, Türkiye'nin savunma sanayiinde 'yaptırımları' önemsemediğini, alternatifleri olduğunu, zaten birçok ürünü kendisinin ürettiğini yazdı. Defence News dergisinin son sayısında pek çok ülkenin Türkiye'ye getirmeye çalıştığı savunma sanayii yaptırımlarının işe yaramayacağına dair kapsamlı bir analiz yazısı yer aldı. Analizde şöyle denildi: "Aralarında Fransa, İsveç, Çekya, Norveç, Hollanda, Finlandiya, İspanya ve Almanya'nın da olduğu NATO üyesi bazı müttefikler, Türkiye'nin Barış Pınarı Harekatı'na tepki olarak ülkeye silah satışını durdurdu. Ancak Türkiye bu operasyon için gerekli olan çoğu donanımı ve mühimmatı kendisi üretiyor. Resmi yetkililer yaptırımların Türkiye'nin askeri kabiliyetine minimum etki edeceğini ifade ederek ambargoya aldırış etmiyorlar. Yetkililer yerel üretimin ordunun ihtiyaçlarının yüzde 70'ini karşıladığını; oysa 15 yıl önce bu oranın yüzde 20'lerde olduğunu söylüyor. Savunma analistleri, Ukrayna, Belarus, Pakistan, Güney Kore ve Çin'i alternatif mühimmat tedarikçileri olarak işaret ederken, özellikle Rusya'nın bir NATO üyesine istediği her şeyi satmak isteyeceğini vurguluyor." Artık önemsemiyorlar Analizin devamında ise "Üst düzey bir Türk diplomat, 'Bu ülkelerden yaptığımız silah ithalatı sınırlıdır. Diğer kaynaklardan elde edebileceğimiz hiçbir sistem üzerinde tekelleri yok' dedi. Üst düzey bir Türk askeri yetkili de, ambargolar dolayısıyla Suriye'deki operasyonel zafiyet oluştuğu iddiasını reddederken, 'operasyonun aylarca sürebileceği varsayımıyla başlatıldığını, buna göre ekipman ve mühimmat sağlandığını' söyledi" denildi. Türkiye Rusya'ya yöneldi Analizde son olarak "ABD, Türkiye'yi Rusya'dan S-400 hava savunma sistemleri satın alması nedeniyle Ortak Savaş Uçağı (F-35) programından çıkarınca, Türkiye Moskova'ya döndü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya'daki hava gösterisinde Su-57'leri inceledi. Türkiye ayrıca kendi savaş uçağını dizayn edip geliştirmeye çalışıyor" ifadeleri kullanıldı.
  7. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, ata tohumlarının 2020 yılında ücretsiz olarak dağıtılacağını, alan kişilerin bunları çoğaltmakla yükümlü olduğunu söyledi. Türkiye’nin dört bir yanından ata tohumu ve maya topladığını anlatan Saraçoğlu, Tarım ve Orman Bakanlığı aracılığıyla 2020 yılında isteyen tüm vatandaşlara ücretsiz olarak ata tohumu verileceğini söyledi. Saraçoğlu, ata tohumunu alan kişilerin bunları çoğaltmakla yükümlü olduklarını anlattı.
  8. Aşırı kilolar birçok hastalığın habercisi. Pek çoğumuz da aşırı kilolarından şikayetçi. Kilo vermek isterken sağlığını kaybedenler de bilinen bir gerçek. Bal diyetinde balın kalitesi çok önemlidir. Hakiki bir balı limon ve sarımsak ile karıştırarak sağlıklı bir kür elde edebilirsiniz. Temiz bir kasenin içine yarım limonu sıkın. İki diş sarımsağı rendelenmiş şekilde kabın içerisine atın. Balla iyice karıştırın. Bir müddet bekleyin ve yarım bardak suyla bir tatlı kaşığı balı her gece yatmadan önce tüketin. EGZERSİZLERLE DESTEKLEYİN Gündüzleri ise kalorisi yüksek besinlerden uzak durursanız ve tatlı yememeye özen gösterirseniz, balın etkisini hissetmeye başlarsınız. Bu süreçte düzenli egzersizler de büyük önem taşımaktadır. Bu diyetle sağlığınızı kaybetmeden proteinsiz ve vitaminsiz kalmadan kilo vermiş olursunuz.
  9. Okulların açılmasına günler kala okul alışverişleri neredeyse bitmek üzere. Çocukların okul gereçlerinin içinde en gerekli olanı şüphesiz çantalardır. Çocukların konforu ve sağlığı için okula giderken omuzlara takılan çantalar, çocukların sırt sağlığı için nasıl taşınmalı? İşte dikkat edilmesi gerekenler. OKUL ÇANTASI ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER Çocuğun fiziki yapısına (boyuna - sırt yapısına) ve yaşına en uygun çanta seçilmelidir. Bel çizgisini geçmeyecek çanta seçilmelidir, Çantalar hafif malzemeden üretilmiş, omuz askı kayışları yumuşatılmış- pedli ve göğüs-kalça bantlı şekilde olmalıdır, OKUL ÇANTASI NASIL TAŞINMALI? Çantanın uygun taşınması yük dağılımı ve denge bakımından çok önemlidir, İki askı kayışının da omuzda takılı olması, tek askıyla yanda taşınmaması gereklidir, Askı kayışları uygun sıkılıkta olmalı ve çantayı bel çizgisinin üzerinde tutmalıdır. Çanta belden çok yüksekte ve çok aşağıda taşınmamalıdır, Taşınan yükün yürürken oynamaması ve dengeyi bozmaması adına uygun yerleştirilmesi gereklidir. Ağır parçalar orta hatta ve sırta yakın taşınmalı, diğer parçalar dengeli olmalı ve dolu çantalar, varsa germe kayışıyla sabitlenmelidir, Göğüs ve bel destek kemerlerinin takılı olması yük dağılımını kolaylaştırmaktadır.
  10. Mi Mix Alpha'nin özellikleri: - 108 mp kamera - Snapdragon 855 Plus işlemci - 12 GB RAM - 512 GB dahili hafıza - 4,050 nano silikon katot enerji hücreli batarya - 40W kablosuz hızlı şarj Fiyatı; 2800 dolar/2500 euro
  11. 3 Temmuz 2011’de; ülkemizin hukuk, adalet, polis teşkilatı, medya başta olmak üzere tüm damarlarına sızmış Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından devletin tüm imkanları kullanılarak Fenerbahçe Spor kulübüne, önceki başkanım Aziz Yıldırım ve yöneticilerine kurulan kumpas tüm kamuoyunun malumudur. 3 Temmuz yaşandığı an itibariyle tavrını ortaya koyan, dik duruşuyla inandığı değerleri ve gerçekleri asla ve asla bu kumpasa, bu kurguya, bu yalana ve terör örgütüne teslim etmeyen Fenerbahçe Spor Kulübü, başkanı, yönetimi ve camiası; tam 8 yıldır hukuk mücadelesini sürdürmektedir.Bu mücadele kimi zaman Fetö mensubu polislere, emniyet müdürlerine, kimi zaman Fetö mensubu hakim, savcılara ve itirafçılara kimi zaman Fetö medya mensuplarına karşı verilmiş ancak bir gerçek hiç değişmemiştir: Fenerbahçe bu operasyonun “kumpas” olduğunu ilk gün haykırdığı gibi üzerinden geçen 8 yılda da aynı inançla haykırmıştır ve haykırmaya devam edecektir.03.09.2019 günü akşam saatlerinde, Türk Milleti adına yargılama yapmaya ve hüküm vermeye yetkili İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından açıklanan, aynı örgüt (FETÖ) tarafından düzenlenen Ergenekon Davası’nın gerekçeli kararında, Fenerbahçe’ye kurulan kumpas, bir çok yönüyle artık adalet tarafından da bir kez daha resmen kayıtlara geçirilmiş ve Fenerbahçe'ye kurulan kumpas gözler önüne serilmiştir.Bahsi geçen Ergenekon Davası Gerekçeli Kararında şu hükümlere yer verilmiştir;* Şike soruşturması öncesi "Futbol'un Ergenekon'u" denilerek toplum nezdinde algı çalışması yürütüldüğü,* Telefon Dinleme kararlarının hukuka aykırı olduğu, hukukun "arka kapısından dolanıldığı",* Yasanın açık hükmüne göre suç oluşmamasına rağmen sanıklara ceza verildiği,* Yargıtay'ın onama kararında hukuka aykırı değişiklikler yaparak kötü niyetli davrandığı,* Başta önceki başkan Aziz Yıldırım, yöneticilerimiz ve diğer kişilere ceza verilmeyeceği açık olmasına rağmen cezaları verebilmek için tüm hukuki şartların zorlandığı ve başta hukuk güvenilirliği ilkesi olmak üzere evrensel hukuk ilkelerinin ihlal edildiği,* Yargıtay'ın anayasaya aykırılık iddialarını Anayasa Mahkemesinin yerine geçercesine uzun uzun inceleyerek aykırılık iddiasını ciddi bulmadığını belirtmesi, geçmiş uygulamaları kimse bilmiyormuş gibi yasa değişikliğini bekleyemeyeceklerini belirtmesi, benzer dosyaların dönüş hızı bilinirken bu dosyanın tutuklu dosyalardan bile hızlıca karara bağlanması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesine aykırı yönleri de olmasına rağmen Türkiye'de ilk defa uygulanan bir yasayla ilgili Yargıtay Başsavcılığının da dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna taşımak istememesi gibi dosyadaki bir çok uygulamalar alt alta konulup bir de Yüksek mahkemenin 14/04/2011 tarihi öncesi eylemlerle ilgili beraat kararlarını onarken gerekçe değişikliği yapıp örgüt suçuna ilişkin dosyaya uymayan bir mütalaayı kullanarak hem örgütten hem de şikeden mahkumiyeti onamadaki eylem ile Yüksek Yargıdaki görevliler açısından görevde yetkiyi kötüye kullanmanın gerçekleştiği,* Şike soruşturmasında yapılan teknik hukuk yanlışlarının ilk derece mahkemesinde devam ettiği, Yargıtay nezdinde de "kalıbına uydurularak tamirine çalışan" yargı içinde bir örgütlenmenin olduğunun tespit edildiği,* İlk mahkumiyet hükmünü kuran hakimlerin, duruşma savcısının ve iddianameyi yazan savcının; ayrıca Yargıtay'da onama kararı veren hakimlerden üçünün Fetö terör örgütü mensubu olduğu gerekçesiyle meslekten ihraç edildiği tespit ve sonuçlarına varılmıştır.Karar göstermektedir ki yargılaması bugünlerde de devam eden şike kumpası iddianamesinde de belirtildiği üzere temel amaç Fenerbahçe'yi ele geçirmektir ve bu amaç uğruna hukukun tüm ilkeleri ihlal edilmiş, önceki başkanımıza, yöneticilerimize ve Fenerbahçe ile bağlantısı olan pek çok kişiye adalet duygusu ile değil sırf bu nedenle kumpas kurulmuştur!Ancak unutulmamalıdır ki bu köklü camiayı bugüne kadar kimse ele geçirememiştir bundan sonra da kimse ele geçiremeyecektir.Bu noktada Türkiye Cumhuriyeti Yargıtay’ın değerli üyelerinden beklentimiz; 3.5 yılı aşkın süredir Yargıtay’da bekleyen ‘3 Temmuz Şike Kumpası Beraat kararının’ artık bir gün dahi geciktirilmeden onanmasıdır.Unutulmamalıdır ki “Bir kişiye karşı yapılmış haksızlık, bütün insanlığa karşı yapılmış haksızlık demektir.”Bu tarihi haksızlık 3 Temmuz’dan itibaren Türk sporuna hizmet eden, milyonlarca taraftarıyla Türkiye’nin en büyük spor kulübü ve sivil toplum örgütü olan Fenerbahçe’ye yapılmıştır.Ve bir kez daha dile getirmek istiyoruz ki; Fenerbahçe’ye yapılan bu hukuksuzluklara tereddütle bakmak, “ama” veya “fakat”larla ulaşılacak her değerlendirme Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik varlığına kast eden FETÖ'nün meşrulaştırılmasından başka artık hiçbir anlam taşımamaktadır.Tüm Fenerbahçelilerin ve hukuksuzluğa karşı hassasiyet gösteren herkesin bilgilerine, saygılarımızla, Fenerbahçe Spor Kulübü
  12. Galatasaray'ın yeni transferi Falcao'nun sözleşme detayları ortaya çıktı Yaklaşık 2 aydır Radamel Falcao transferiyle yatıp kalkan Galatasaray nihayet mutlu sona ulaşmış, Kolombiyalı yıldıza 3 yıllık kontrat imzalatmıştı. Monaco'dan bonservissiz bir şekilde gelen 33 yaşındaki futbolcunun sarı kırmızılı kulüpten yıllık 5 milyon Euro maaş alacağı bildirilirken, tecrübeli oyuncunun sözleşme detaylarındaki bonus maddeleriyle birlikte tahmini kazancı yıllık 7.5 milyon Euro'ya çıkabilir. Yaklaşık 2 aydır Radamel Falcao transferiyle yatıp kalkan Galatasaray nihayet mutlu sona ulaşmış, Kolombiyalı yıldıza 3 yıllık kontrat imzalatmıştı. Monaco'dan bonservissiz bir şekilde gelen 33 yaşındaki futbolcunun sarı kırmızılı kulüpten yıllık 5 milyon Euro maaş alacağı bildirilirken, tecrübeli oyuncunun sözleşme detaylarındaki bonus maddeleriyle birlikte tahmini kazancı yıllık 7.5 milyon Euro'ya çıkabilir. Yaklaşık 2 aydır Radamel Falcao transferiyle yatıp kalkan Galatasaray nihayet mutlu sona ulaşmış, Kolombiyalı yıldıza 3 yıllık kontrat imzalatmıştı. Monaco'dan bonservissiz bir şekilde gelen 33 yaşındaki futbolcunun sarı kırmızılı kulüpten yıllık 5 milyon Euro maaş alacağı bildirildi. Tecrübeli oyuncunun sözleşme detaylarındaki bonus maddeleriyle birlikte tahmini kazancı yıllık 7.5 milyon Euro'ya çıkabilir. SÖZLEŞMEDE BONUS MADDELERİ BİR HAYLİ FAZLA Akşam'ın haberine göre Falcao, "Süper Lig'de ilk 11, Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi" organizasyonların için ayrı ayrı bonus maddeleri koydurdu. Ayrıca, 5 milyon euroluk maaşın haricinde başarılara göre 4 milyon Euro da 'bonus' alma ihtimali olduğu öğrenildi. İşte Radamel Falcao'nun sözleşmesindeki önemli detaylar... 2 milyon peşin, 3 milyon euro 10 taksitle ödenecek. Toplam 5 milyon Euro Falcao sezon başına 5 maçta ilk 11 çıkarsa 500 bin Euro, 10 maçta daha ilk 11 çıkarsa 500 bin Euro, 14 maçta daha ilk 11 çıkarsa 600 bin euro. Toplamda 29 maça ilk 11 çıkarsa 1.6 milyon Euro UEFA organizasyonlarında kazanılan her maç için 35 bin Euro, ligde kazanılan her maç için 20 bin euro, kupada kazanılan her maç için 8 bin Euro Galatasaray'ın lig şampiyonluğunda Falcao'ya 200 bin Euro, Avrupa Ligi şampiyonluğunda ise 700 bin Euro ödenecek UEFA Şampiyonlar Ligi son 16'da 200 bin Euro, çeyrek finalde 300 bin Euro, yarı finalde 400 bin Euro, şampiyonlukta 4 milyon Euro ödeme yapılacak Bu maddelerin dışında Galatasaray, Falcao'nun maaşında 2 aylık bir gecikme yapması halinde, oyuncu otomatikman sözleşmesini feshetme hakkına sahip olacak
  13. 'Futbolda şike kumpası' davasında, 11'i tutuklu 107 sanığın yargılanması devam ediyor. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) "futbolda şike" soruşturmasında kumpas kurduğu iddiasıyla 11'i tutuklu 107 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısındaki binada yapılan duruşmaya, 7'si tutuklu, 4'ü tutuksuz 11 sanık ve avukatları ile bazı müşteki vekilleri katıldı. Bazı sanıklar da duruşmaya SEGBİS ile bağlandı. Duruşma, tutuklu sanık Ahmet Kalender'in savunmasıyla sürüyor. İddianamede ne var? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, "bir numaralı" sanık FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in 35 yıldan 85 yıla kadar, kapatılan Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı'nın 35 yıldan 78 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Eski Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca hakkında 35 yıldan 80 yıla kadar hapis cezası öngörülen iddianamede, eski milletvekili İlhan İşbilen ve iş adamı Muammer İhsan Kalkavan'ın 35 yıldan 85 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor. İddianamede, dönemin İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mutlu Ekizoğlu, İstanbul Organize Suçlar ile Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç, kapatılan Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan, Prof. Dr. Suat Yıldırım, avukat Orhan Erdemli, eski emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer ve avukat Cemalettin Mutlu ile diğer 95 sanık hakkında da çeşitli sürelerle hapis cezaları talep ediliyor
  14. Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz neyi, neyle bertaraf etmeyi öğretti? İptilâ ve musibetleri, namaz ve sabırla bertaraf etmeyi öğretti: Hayat sürekli med-cezirler içinde, devamlı iptilâlar var. Neyle mukâvemet edilecek? Sabır ve namazla… Âyet-i kerîmede: “Ey îmân edenler! Sabır ve namaz ile Allah’tan yardım isteyin…” (el-Bakara, 153) buyruluyor. Unutkanlığı zikirle bertaraf etmeyi öğretti: Peygamber Efendimiz, dâimâ zikir hâlindeydi. Semâya bakardı; “Aman yâ Rabbi!” derdi, Cenâb-ı Hakk’ı zikrederdi. Önüne bakardı, toprağa bakardı; Cenâb-ı Hakk’ı zikrederdi. Neye baksa Cenâb-ı Hakk’ı hatırlardı. O’nun mübârek sîmâsına nazar kılanlar da Allâh’ı hatırlardı. Gönüllerin o kıvâma gelmesini temin etti. Ashâb-ı kirâma da “unutkanlığı zikirle telâfi etmeyi” öğretti. Çünkü insan unuttuğu zaman günah işler. Hiç kimse gıybet ederken, dedikodu ederken, bir çelme takarken besmele çekmez. Nankörlüğü şükürle bertaraf etmeyi öğretti: En büyük fâcia; nankörlük! İnsanlığa ve vicdana vedâ etmek! Nâdanlaşmak, kabalaşmak!.. İnsan, Allâh’ın verdiği nîmetleri tefekkür edecek, iç dünyasını zenginleştirecek. Böylece nefsânî arzulara meyletmekten sakınacak. Kendine bakacak, kâinâta bakacak, ilâhî ve ekolojik dengeye bakacak. Atoma bakacak, galaksilere bakacak; hücreye bakacak, cesîm varlıklara bakacak; “Aman yâ Rabbi!” diyecek. Bütün bunlar insana ihsân edildi. Âyet-i kerîmede: “O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lûtfu olmak üzere) size boyun eğdirmiştir. Elbette bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.” (el-Câsiye, 13) buyruluyor. İsyânı tâatle bertaraf etmeyi öğretti: İnsan; neyin hayırlı, neyin kötü olduğuna, nefsinin hoşlanıp hoşlanmamasına göre karar vermemeli. Cenâb-ı Hak buyuruyor: “…Sizin için daha hayırlı olduğu hâlde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu hâlde bir şeyi sevmeniz de mümkündür…” (el-Bakara, 216) Bu sebeple ölçü, Allâh’ın rızâsı olmalı. Kul, değişen şartlar altında dâimâ tevekkül ve rızâ üzere bulunmaya gayret etmeli. Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Tâif’te taşlandığı vakit bile; “Yâ Rabbi! Sen bana gazaplı değilsen, ben başıma gelen hiçbir şeye aldırmam (râzı olurum.)” diye niyaz etti. (İbn-i Hişâm, II, 29-30; Heysemî, VI, 35) Diğer taraftan; “Gaybı Allahʼtan başkası bilemez.” Gaybı bilmiyorsun. Belki senin şer bildiğin şey, hayır olarak tecellî edecek; hayır bildiğin, şer olarak tecellî edecek. Bu yüzden Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Cenâb-ı Hakk’ın kaderine her hâlükârda rızâ hâlinde olmayı öğretti. Meselâ, çocuğu olmayan biri, buna fazla üzülmemeli, takdîr-i ilâhîye râzı olmalı. Çünkü çocuğu olmasının hayır mı şer mi getireceği meçhul. Gaybı bilemiyoruz. Şunu da unutmamalı ki, Âişe Vâlidemiz’in de çocuğu olmamıştı. Cimriliği cömertlikle bertaraf etmeyi öğretti: Cimrilik; rûhun kanseri, gönül âleminin viraneye dönmesidir. İnsanın, mal-mülk ve paranın putperestliğine meyletmesidir. Âişe Vâlidemiz buyuruyor: “Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in aile efrâdı, Medîne’ye geldiği günden vefat ettiği âna kadar, üç gün arka arkaya buğday ekmeğiyle karnını doyurmadı.” (Müslim, Zühd, 20) “Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ömrü boyunca iki gün üst üste arpa ekmeği ile doymadan âhirete intikâl etti. (Buhârî, Eymân, 22; İbn-i Mâce, Et’ime, 48) “Üç ay geçerdi de Efendimiz’in evlerinde hiç ateş yakılmazdı. Hurma ve su ile idare ederlerdi.” (Buhârî, Hibe 1; Rikāk 17; Müslim, Zühd, 28) Vermek; bir yoksulun, garibin, yalnızın, kimsesizin hâcetini görmek; en büyük lezzetti Efendimiz için. Vermenin lezzeti, kendi açlığını unutturuyordu Efendimiz’e. Ümmetine de bunu öğretti. Câbir -radıyallâhu anh- diyor ki: “İmkânı olup da vakıf kurmayan (vakfetmeyen) hiçbir sahâbî ben bilmiyorum.” (İbnü Kudâme, el-Muğnî, V, 598) İhtirâsı kanaatle bertaraf etmeyi öğretti: Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: “İnsanoğlunun bir vâdi dolusu altını olsa, bir vâdi daha ister. Onun gözünü topraktan başka bir şey doyurmaz…” (Buhârî, Rikāk, 10; Müslim, Zekât, 116-119) İmam Ahmed bin Hanbel de şöyle buyuruyor: “Mü’mine az mal kâfî gelir; muhterise ise çok mal kâfî gelmez.” Acımasızlığı affedicilikle bertaraf etmeyi öğretti: Cenâb-ı Hak; “Allâh’ın sizi affetmesini arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.”(en-Nûr, 22) buyuruyor. Sahâbî de dâimâ bu şekilde, bir kardeşlik tesis etti. Kardeşinin yaptığı ufak tefek yanlışları affetti. Rasûlullah Efendimiz nasıl affetmişse onlar da affediyordu. Mekke Fethi, tam kısas yapılacak zamandı. 20 senelik zulmün intikâmını alma zamanıydı. Müşrikler korku içinde titreyerek Allah Rasûlü’ne geldiler: “‒Ne var bizim için?” dediler. Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: “‒Af var.” buyurdu. “‒Sen ne muhteşem bir insansın!” dediler Efendimiz’e. (Bkz. İbn-i Hişâm, IV, 32; Vâkıdî, II, 835; İbn-i Sa‘d, II, 142-143) Şüpheyi yakînle bertaraf etmeyi öğretti: Şunu telkin etti: “…Nerede olursanız olun, O (Allah) sizinle beraberdir…” (el-Hadîd, 4) Cenâb-ı Hak zamandan-mekândan münezzeh. Kul, dâimâ ilâhî kameranın, ilâhî müşâhedenin altında olduğunu, kalben şuur ve idrak hâlinde olacak. “İhsan” da bu… Riyâyı ihlâs ile bertaraf etmeyi öğretti: Tevhid akîdesinin ortaklığa tahammülü yoktur. Kibri ve ucbu, tevâzu ile bertaraf etmeyi öğretti: Bu şekilde kul, “ibâdurrahmân” olacak. Âyet-i kerîmede buyruluyor: “Rahmân’ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevâzu ile yürürler…” (el-Furkân, 63) İsyânı tevbe ile bertaraf etmeyi öğretti: Af kapılarını açtı. Lâkin “tevbe-i nasûh” telkin etti. Gafleti tefekkür ile bertaraf etmeyi öğretti. Zira tefekkür, bir îman anahtarıdır. Haramlardan kaçınmayı emretti, bu hususta gönülleri tedavi etti: Nasıl haramdan kaçılacak? –Zina yerine, nikâhın saâdetine ve huzurlu âile yuvasına yönlendirdi. –Faiz ve gabn-i fâhiş/kandırma yerine, karz-ı hasen (güzel borç) ve helâlinden kazanca yönlendirdi. –Haramın çirkinliği yerine, helâlin nezihliğine yönlendirdi. Şeytanı memnun eden her haramın karşısında, Cenâb-ı Hakk’ın rızâsına nâil eden bir helâlin olduğunu öğretti. Kaynak: Osman Nuri Topbaş
  15. Kamuoyunda “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen İsmailağa Cemaati'nin önde gelen isimlerinden Ahmet Mahmut Ünlü, yaptığı bir röportajda ‘yanmayan kefen’ iddialarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yazar Murat Ağırel ile konuşan Cübbeli Ahmet Hoca, kamuoyunda sıkça konuşulan ‘kefen’ konusuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Ben yanmaz kefen diye bir şey konuşmadım. Allah senin ameline bakar, sen bozuksan seni kimse kurtarmaz. Onu da yanmaz kefen olarak sundular” dedi. Cübbeli Ahmet Hoca, yanmaz kefen diye bir şey konuşmadığını belirterek “Kefen bir kere talep üzerine yapıldı. Ceylan derisi, safran mürekkebi, Allah’ın bazı isimleri filan yazıldı. Kaynaklarım da bunlar var. Kitaplarım var, bu yüzden talepler geldi. Kendime bile kenara bir kefen bile ayırmadım. Ama hazırlamam lazım. Bunların birçoğu hediye dağıtıldı. Fiyatı 200 TL olarak belirlenmişti. Yani iki katı ilmek ile yapıldı. Bunları Bursa’da 380 TL’ye satan biri ortaya çıktı. Bu konu dile getirildi. Bana hesap sorulmaya başlandı. Bu kefenler sipariş üzerine yapıldı, satışı filan olmadı. Bunu Bursa’da satan adam durumu istismar etmiştir. Bunlara ben lanet ediyorum. Su dağıttık, adam suyu almış Tokat’ta satıyor. Ben tanımam etmem. Telefon geldi. Şimdi su işi çıktı. Allah lanet etsin ya. Olmuyor böyle. Ben kaynaksız bir iş yapmadım. Bu kefenler ismi yazılan kişilere iletildi. Satışı yok, ikinci baskısı yok. Ben yanmaz kefen diye bir şey konuşmadım. Allah senin ameline bakar, sen bozuksan seni kimse kurtarmaz. Onu da yanmaz kefen olarak sundular” ifadelerini kullandı.
×