Jump to content
Fevaid

Feneroin

Yönetici
  • Mesaj sayısı

    1.197
  • Üyelik tarihi

  • Son ziyareti

  • Days Won

    60

İtibar puanı

63 Mükemmel

Feneroin hakkında

  • Rank
    Evli

Son profil ziyaretçileri

9.162 kez ziyaret edildi
  1. Greyfurt iştah açar. Karaciğerin normal çalışmasını sağlar. Safra ifrazatını artırır. Hazmı kolaylaştırır. İdrar tutukluğunu giderir, bol miktarda idrar söktürür. Vücutta biriken suyu ve zehirli atıkları atar. Kanı temizler. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Felç ve kanamaları önler. Akciğer ve göğüs hastalıklarında faydalıdır.
  2. Ayva’nın vitamini boldur. “Ekmek ayvası”nın tadına doyulmaz. Hemen hemen çürüğü bile yenen tek meyvedir. Tadı sebebiyle ayvayı özellikle çürümeye bırakanlar bile vardır. İshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler. Karaciğer tembelliğini giderir. Safra akışını sağlar. Çarpıntıyı dindirir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Bronşit, müzmin öksürük ve veremde faydalıdır. Ağızdan su gelmesini ve kan kusmayı önler. Vücudun gelişmesine yardım eder. Merhem yapılarak kullanıldığı takdirde; el ayak ve meme ucu çatlaklarını, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir. Egzama kaşıntılarını ve basur memelerinin doğurduğu şikayetleri giderir. Kabızlık çekenler ve tansiyonu yüksek olanlar yememelidir.
  3. Bergamot bir çeşit narenciye türüdür. Meyvesinin kabuklarından güzel kokulu bir esans yapılır. Esansı yeşilimtırak veya sarımtırak yeşil renktedir. Acı fakat hoş kokuludur. Bu güzel koku bazı ilaçlara ve çaya karıştırılır. Reçeli de yapılır.
  4. Boğaz ağrısına ne iyi gelir sorusuna birçok bitkisel ve doğal yöntem bulunmaktadır. Boğaz ağrısına neden olan en yaygın bakteri streptokok patojenlerdir. Boğaz ağrısı neden olur, boğaz ağrısına ne iyi gelir, boğaz ağrısına evde çözüm önerileri nelerdir diyorsanız hepsini birazdan öğreneceksiniz. Boğaz ağrısına ne iyi gelir sorusu, havaların soğumasıyla beraber çok fazla merak edilen sorular arasında yer almaya başladı. Boğaz ağrısı gün içerisinde kişinin hem konuşmasını hem de yemek yeme eyleminin zorlaşmasına neden olur. Boğaz ağrısı beraberinde çeşitli sıkıntıları da geitrebilen bir hastalık çeşidir. İlerlediği takdirde bademcik iltihabı, kulak ağrısı ve bunlar gibi çeşitli sağlık sorunlarında neden olabilir. Boğaz ağrısına ne iyi gelir boğaz ağrısına evde çözüm yöntemleri nelerdir gibi soruların cevaplarını bu yazımızda bulabileceksiniz. Boğaz ağrısı viral veya bakteriyel enfeksiyonlardan kaynaklanır. Boğaz ağrısına neden olan en yaygın bakteri streptokok piyojenendir. Boğaz ağrısın oluşturabilen diğer patojenler şunları içerir: 1- Grip virüsü 2- Boğaz iltihabına neden olan Epstein-Barr virüsü 3- Parainfluenza virüsleri 4- Entero viruslar 5- Uçuk virüsü Boğaz ağrısı ve beraberinde gelen bademcik şişmesinine neden olan belirtiler şu şekildedir; - Boğaz ağrısı ve yutkunma sırasında ağrı - Baş ağrısı ve kulak ağrısı - Ateş - Öksürme - Bademciklerin kızarıklığı - Bademcikler üzerinde beyaz veya sarı bir kaplama - Boğazdaki kabarcıklar veya ülserler - İştah kaybı - Boyun veya çene bölgesinde şişmiş bezler - Ağız kokusu Boğaz ağrısı nasıl önlenir? Boğaz ağrısı eğer beraberinde bademcik şişkinliğini getirirse bulaşıcı bir hastalıktır. Enfeksiyonun yayılmasının yanı sıra yakalanmasını önlemek için aşağıdaki koruyucu önlemleri almanız gerekmektedir. 1- Özellikle tuvaleti kullandıktan sonra ve yemek yemeden önce ellerinizi iyice ve sık yıkayın . 2- Yemek veya mutfak eşyalarını paylaşmaktan kaçının. 3- Boğaz ağrısı meydana geldiğinde, bademcik şişmesi teşhisi konduktan sonra diş fırçasını enfeksiyonla kirleteceğinden diş fırçasını değiştirin. Boğaz ağrısı ile gelişen enfeksiyonun başkalarına bulaşmasını önlemek için; 1- Hasta olduğunuzda evde kalın. 2- Öksürürken veya hapşırırken ağzını kapatın. 3- Hapşırdıktan veya öksürdükten sonra ellerinizi yıkayın. Boğaz ağrısına genelde doktorlar çeşitli antibiyotik ve ilaçlar yazarlar. Ancak ilaç kullanacak kadar ileri seviyede bir boğaz ağrısı ve bademcik şişmesi ile karşı karşıya değilseniz boğaz ağrısına evde çözüm yöntemlerini deneyebilirsiniz. Boğaz ağrısına ne iyi gelir sorusunu soruyorsanız aşağıda vermiş olduğumuz ilaç gibi doğal tarifleri deneyebilirsiniz. Boğaz ağrısına ne iyi gelir, Boğaz ağrısına evde çözüm yöntemleri nelerdir? Yöntem 1: Tuzlu su Tuzlu su boğaz ağrısı için hızlı en temel ve güçlü ev ilaçlarından birisidir. Ağzındaki salin solüsyonunu söndürmek, toksinlerin ağız boşluğundan çıkarılmasına ve aynı zamanda bölgenin dezenfekte edilmesine yardımcı olmak için tuzlu su oldukça faydalı olacaktır. Ayrıca bademciklerdeki şişmeyi de azaltmaya yardımcı olur. Boğazınızın ph ı iltihap nedeniyle bozulmuştur. Bu durumda tuzlu su boğaz ph ını eski haline getirmeye yardımcı olacaktır. 1- 1 çay kaşığı tuzu 1 bardak ılık suya ekleyin ve karıştırın. 2- 10 ila 15 saniye boyunca gargara yapın ve tükürüp atın. 3- Bardaktaki su boşayana kadar tekrarlayın. 4- Tamamen rahatlamak için 3-4 gün devam edin. Yöntem 2: Hindistan Cevizi Yağı Dişlerinizi ve dişetinizi sağlıklı tutmak için hindistan cevizi yağı yöntemini duymuşsunuzdur. Fakat hindistan cevizi yağının boğaz ağrısına da iyi geldiğini biliyor muydunuz? Şifalı özelliklere sahip olduğu ileri sürülen hindistancevizi yağı, boğaz ağrısında ve bademcik iltihabında ilaç olarak kullanılabilir. Hindistan cevizi yağı, Anti-bakteriyel özellik barındırmasından dolayı zararlı patojenlerin bademcikler yüzeyinden ayrılmasına yardımcı olur. Aynı zamanda anti-inflamatuar özellikleri sayesinde boğaz ağrısındandan anında kurtulmanızı sağlar. Malzemeler - 2 çorba kaşığı hindistan cevizi yağı - ¼ fincan ham bal -2 yemek kaşığı taze limon suyu • Tencereye 2 çorba kaşığı hindistan cevizi yağı yağı dökün. • 3 çorba kaşığı taze sıkılmış limon suyu ekleyin. • Ayrıca, ¼ fincan çiğ bal ekleyin. • Bunları birlikte karıştırın ve düşük sıcaklıkta ısıtın. Sadece malzemelerin erimesini ve harmanlanmasını istiyorsanız, çok uzun süre pişirmeyin. • Hazırlanan öksürük şurubu bir kaba aktarılır ve bir süre soğumasına izin verilir. • Şurubu hava geçirmez bir şişede saklayınız. Nasıl kullanılır? 1 tatlı kaşığı hindistancevizi şurubunu 1 fincan ılık suda karıştırıp seyreltin. Boğaz ağrısının gidermek için günde 3 defa içebilirsiniz. Yöntem 3: Zencefilli limon çayı Malzemeler: - 1 fincan sıcak su - 1 çay kaşığı Ham bal ( - 1 çorba kaşığı rendelenmiş zencefil Nasıl kullanılır? • 1 su bardağı sıcak suya ½ çorba kaşığı rendelenmiş zencefil ekleyin. • Bardağı bir çay tabağıyla örtüp 5 dk bekletin. • Ilıdıktan sonra içerisine bal ekleyip içebilirsiniz. Pastil yöntemi Bazı pastiller bademcik iltihabına ve boğaz ağrısına iyi gelmektedir. Nasıl kullanılır? Boğaz ağrısının hissetmeye başladığınız anda ağzınıza bir adet pastil atın. 15 dk boyunca ağzınızda eriyene kadar gezdirin. Karabiberli tuzlu su yöntemi Bu yöntem boğaz ağrısı ve bademcik iltihabını iyileştirmenin yanı sıra balgam söktürücü özellik te barındırmaktadır. Karabiber ve tuzun antibakteriyel özellikleri enfeksiyonlardan da kurtulmanıza yardımcı olur. Malzemeler: • 1 tatlı kaşığı karabiber • 1 çorba kaşığı taze limon suyu • Bir tutam tuz Nasıl hazırlanır? • Bir tencereye 1 su bardağı su dökün. • 1 çorba kaşığı taze limon suyu ekleyin. • Bütün tatlı kaşığı karabiber ekleyin. • Bir tutam tuz atın. • Malzemeleri, su kaynamaya gelene kadar ısıtın. Nasıl kullanılır? • Su kaynatmaya başlayınca, sıcaklığı düşürün ve biberlerin suda dağılmasına izin vermek için 5 dakika daha kaynatın. • Sıcak bir şekilde bir bardağın içerisine koyarak tüketebilirsiniz.. Bu noktada tat daha iyi hale getirmek için ayrıca 1 çay kaşığı bal ekleyebilirsiniz.
  5. Nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan ve insanlığa faydası saymakla bitirilemeyecek olan arıların bir faydası daha ortaya çıkarıldı. Bal arıları hem doğa için hem de insanlar için oldukça önemli canlılar. Nesilleri tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan bu canlılar her gün taşıdıkları polenler sayesinde bitkilerin çoğalmasını sağlamalarının yanında ürettikleri balla da insan sağlığına ciddi katkılar sunuyorlar. Slovakya Bilimler Akademisi bilim insanları tarafından arıların bir başka ürünü olan arı sütünün yaraların iyileşmesini hızlı bir hale getiren bir molekül taşıdığı ortaya çıkarıldı. Royal Jelly’de denilen bu madde aslında arıların besin kaynağı. Kraliçe arılar gelişme aşamasında bu maddenin içerisinde yüzüyorlar. Arı sütünün sağlık açısından faydalarına dair pek bir bulgu bulunmasa da bu maddenin yaraların iyileşmesini hızlandırdığı biliniyordu. Bilim insanları tarafından bunun nedeni araştırıldı. Slovak bilim insanlarından oluşan ekip tarafından bazı cilt hücrelerinin kendilerini yeniden organize etmesi ve yaraların kapanmasını sağlayan arı sütü içerisindeki molekülün ne olduğunu tespit etmeyi başardı. Ciltte meydana gelen bir yara halinde keratinosit ve fibroblast ismi verilen iki tip hücre, ciltte bulunan yarayı onarabilmek amacıyla yeni hücrelerin oluşumunu hızlandırıyor. Arı sütünde bulunan molekülün yaraya uygulanması halinde defensin – 1 adı verilen bir peptite dönüştüğü anlaşıldı. Defensin – 1 maddesi hücre matriksinin yeniden onarılmasını sağlayan MMP-9 üretiminde önemli bir artışa sebep oldu. Araştırmacılar tarafından 20 farenin yaralarında 15 gün süresince testler yapıldı. Yaralarına arı sütü tedavisi uygulanan farelerde iyileşme hızının ciddi oranda arttığı gözlendi. Arı sütünden alınan defensin – 1 isimli peptitin MMP – 9 üretimini ciddi ölçüde arttırdığı ortaya kondu. Araştırmacılara göre bu uygulamadaki en büyük handikap ise arı sütü ve balındaki defensin – 1 miktarının oldukça değişken olması. Kaynak: http://www.sciencealert.com/this-molecule-found-in-royal-jelly-is-the-secret-ingredient-to-speed-up-wound-healing
  6. Spor Toto Süper Lig'de ilk 17 haftada oynanan müsabakalar sonrasında Video Yardımcı Hakem (VAR) istatistikleri açıklandı. Buna göre; Spor Toto Süper Lig'in ilk yarısında oynanan 153 maçta toplam 881 pozisyon VAR tarafından incelenirken; 31 gol, 27 penaltı, 12 kırmızı kart olmak üzere 47'si saha incelemesi sonucunda toplam 70 kritik karar düzeltildi. Böylece ortalama 2.19 maçta bir karar değiştirilirken ortalama 3.26 maçta bir de saha kenarı monitör incelemesiyle karar düzeltilmiş oldu. VAR sisteminin devreye girmesiyle birlikte geçen sezonun ilk yarısına göre kırmızı kart sayısında %8.7, sarı kart sayısında %5.9 ve faul sayısında %6.1 azalma gerçekleşirken topun oyunda kalma süresi maç başına 15 saniye artarak ortalama 54 dakika 52 saniyeye yükseldi. Düzeltilen kararların ortalama inceleme süresi 1 dakika 33 saniye olarak gerçekleşirken, saha kenarı monitör incelemesinin yapıldığı pozisyonlarda bu süre ortalama 34 saniye daha arttı. İlk 17 haftada oynanan 153 müsabakada VAR sistemi, maçların %99.79'luk bölümünde devrede kaldı
  7. Yapılan araştırmalara göre Türkiye'de her iki kadından birinin bacağında ödem, ağrı, şişlik ve eklem ağrısı görülüyor. Yapılan araştırmalar sonucu üzüm yaprağı özütü kan dolaşımını artırıyor, bacaktaki şişme ve ağrıları da azaltıyor. Kullanışı: Üzüm yaprağını iyice ezerek akşam ağrıyan ve şişen ayağınıza sarıp uyumanızda fayda vardır, bir kaç gün içerisinde ayağınızdaki şişlik ve ağrı kalmayacaktır
  8. Sonunda ekleyebildim(ilk mesajdan indirebilirsiniz). Her ay guncelleyecegim yeni tercume edilmis haliyle
  9. Bir kac saate daha fazla tercume ile yeniden ekleyecegim
  10. Asgari ücrette bir ilk 2019 yılı asgari ücretinin 2 bin 20 TL olması kararlaştırılan asgari ücrette, ilk kez yeni miktar hem işçi hem de işverenin ortak mutabakatı ile belirlendi. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında yapılan son toplantının ardından, 2019 yılında asgari ücretin 2 bin 20 TL olacağı belirlendi. 2018 asgari ücretine 417 TL zam Yeni ücretin belirlenmesinin ardından, 2018 yılında bin 603 TL olarak verilen asgari ücrete böylelikle 417 TL zam yapılmış oldu. Bu ilk kez oldu Bakan Zehra Zümrüt Selçuk, 2019 yılı asgari ücretinde bir ilkin yaşandığını söyledi. Selçuk, ilk kez bir asgari ücretin işçi ve işveren kesiminin ortak mutabakatı ile ortaya çıkarıldığını kaydetti.
  11. Şu karıncalar ibretlik hayvanlar.. Bitkilerin birçoğu potansiyel ilâç deposudur. Kekik bunlardan birisi.. Ve onu en fazla kullanan da karıncalardır. Kekiğin hastalığa sebep olan mikroorganizmaları ve virüsleri öldürücü vasfı müthiştir. Düşünün ki; karıncalar bile yuvalarını, kekikle sur gibi örerek, virüs ve bakterilerin saldırılarına karşı korunmaktadır. Kekik dezenfekte edici özelliğe sahiptir.
  12. Yaşadığımız alanları nasıl döşersek döşeyelim perdesiz bir oda ya da salon her zaman için o mekanın boş olduğu hissini uyandırır. Ancak pencereleri giydirilmiş bir ev; ev sıcaklığına kavuşur. Gelişen teknolojiyle beraber perde asma yöntemleri de teknik ve stil açısından farklılık gösteriyor. Eskiden olduğu gibi sadece ray üzerine takılmıyor perdeler; kimi zaman bir boru üzerinden sarkıtıyor, kimi zaman da katlanarak asılıyor. Tekdüzelikten kurtulmak için katlamalı ve raylı perde seçeneklerini bir arada kullanabilirsiniz. Katlamalı perde kumaşlarınızı tül gruplarından, raylı sistemi ise güneşliklerden seçebilirsiniz. Katlamalı perdeniz transparan tülden yapılmış ise askı boru için şeffaf jaluzi çubuğu kullanabilir ya da borunuzu tül ile aynı renge boyayabilirsiniz.
  13. Bahçelerde, hatta saksılarda bile kolayca yetiştirilebilen ve uzun müddet kullanılabilen nane, hoş kokusu yanında, çorbalara, dolmalara ve salatalara baharat olarak katılır ve mideyi çalıştırarak hazmı kolaylaştırır. Kaynatılıp, çay gibi içilince, sinirleri teskin eder, kalp çarpıntılarını önler. Limonla kaynatılıp içilirse bulantı, ağrı, ishal ve sindirim bozukluklarına iyi gelir. Naftalin kokusundan rahatsız olanlar, naftalin yerine çamaşırlarının arasına nane doldurulmuş bez torbalar koyarlarsa elbiseler daha güzel kokar. Hem de güve kaçırmak hususunda naftalin kadar etkilidir. Eskiden merkeplerin sırtına yüklenmiş küfelerde nane demetleri satılır, bütün çarşı mis gibi kokarmış. Çok sıcak günlerde çarşı ve pazarlarda, kötü kokulara karşı insanlar ellerinde bir demet taze nane, burunlarına tutup gezerlermiş..
  14. Suudi Arabistan tarafından ortadan kaldırılan gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın, öldürüldükten sonra elbiselerini çıkarıp damar yolu açıkları ve kanını banyo giderine boşalttıkları iddia edildi. Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürüldüğü ve cesedinin yok edildiği anlara ilişkin tüyler ürperten iddialar, adeta kan donduruyor. Kaşıkçı'nın konsolosluğa girdikten sonra başına poşet geçirilmek suretiyle öldürüldüğü, ardından kıyafetlerinin çıkarılıp damar yolu açıldığı, vücudundaki kanın bu yolla çekilerek banyo giderine boşaltıldığı belirtiliyor. “Önce poşetle boğuldu” Sabah’ın haberine göre, Kaşıkçı'nın poşetle boğulmak suretiyle öldürülmesi ardından cesedin yok edilmesi işlemine geçildi. Damar yolu açıldı, banyo giderine akıtıldı Bu noktada infaz timindeki Suudi Arabistan Adli Tıp Başkanı Dr. Salah Muhammed Al Tubaigy devreye girdi. Kaşıkçı'nın üzerindeki kıyafetler çıkarıldı. Al Tubaigy tarafından vücuttaki kan etrafa saçılıp iz bırakılmaması için damar yolundan iğneyle çekilerek banyo giderine akıtıldı. Kaşıkçı'nın öldürülmesi ardından vücudunu parçalara ayıran isim de Tubaigy oldu. Tubaigy'nin Suudi Arabistan'dan özel jetle gelirken yanında çeşitli tıbbi malzemeler getirdiğini havalimanı x-ray cihazı görüntüleriyle ortaya çıkmıştı. 15 kişilik infaz timinin çantalarında şırınga ve neşter de vardı. İngiliz medyası Tubaigy'nin İskoçya'da Glasgow Üniversitesi'nde adli tıp eğitimi aldığı, kısa süre önce Avustralya'da katıldığı bir seminerde kendi projesi olan mobil otopsi cihazını anlattığını yazdı. Kaşıkçı'nın vücut bütünlüğünün İstanbul Başkonsolosu Muhammed Uteybi'nin odasında bozulduğu, yerlere naylon serilerek cesedinin burada parçalandığı gündeme gelmişti. Kuyu için izin verilmiyor Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu'nun bulunduğu sokakta yer alan kanalizasyonda ekipler tarafından görüntüleme robotlarıyla çalışma yapılmıştı. Çalışmalarda Kaşıkçı'ya ait DNA örneği arandı. Öte yandan Kaşıkçı soruşturmasında kilit rol oynayan Başkonsolosluk rezidansı bahçesindeki kuyuda arama yapılma talebine Suudi makamlarından halen olumlu bir cevap verilmediği öğrenildi. Rezidansta arama yapıldığı sırada mahzende bulunan kuyu tespit edilmiş, fakat kuyu içerisindeki suyun boşaltılmasına Suudi yetkililerce müsaade edilmemişti.
  15. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TÜBİTAK’ın baş ve boyun kanserlerinin tedavisinde kullanılmak üzere başlattığı yerli ilaç çalışmalarını yerinde inceledi. Ziyarette yerli biyobenzer kanser ilaç geliştirme çalışmaları laboratuvar ortamında ilk kez görüntülendi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Gebze’de bulunan TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’ni (MAM) ziyaret etti. Kanser Tedavisine Yönelik Yerli Biyobenzer İlaç Geliştirilmesi ve Üretimi (BİOSİM)projesi ile ilgili bilgi alan Bakan Varank, Gen Merkezi laboratuvarlarında ilacın tüm üretim aşamalarını inceledi. Projeye verdiği önemi göstermek ve çalışmalara destek vermek amacıyla bu laboratuvarı ziyaret ettiğini belirten Bakan Varank, “BİOSİM, biyobenzer baş ve boyun kanserine karşı bir ilacın geliştirilmesi projesi. Buradaki çalışmaları ve yürütücü arkadaşları ziyaret edip onlardan bilgi aldık. Bu çok önemli bir teknoloji. Bunun gibi başka 180 farklı biyobenzer olarak üretebileceğimiz ilacımız var. İnşallah burada geliştirdiğimiz teknoloji ve altyapı ile bu ilaçları da Türkiye’de üretip, paranın ülkemizdeki kalmasını istiyoruz. Biosim kanser ilacı laboratuvar ortamında üretildi. Mayıs 2019’da firmaya teslim edilecek. Kamu-sanayi işbirliği ve Sağlık Bakanlığımızın desteğiyle geliştirilen bu ilacın eczanelerde yerini alması ve hastalarımıza şifa olabilmesi için preklinik ve klinik çalışmalarının tamamlanıp bazı süreçlerden daha geçmesi gerekiyor"ifadelerine yer verdi. “Genden itibaren geliştiriyoruz" Proje hakkında bilgi veren TÜBİTAK Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Şaban Tekin ise, “BİOSİM kapsamında geliştirdiğimiz ilaç, baş ve boyun kanseri tedavisinde kullanılıyor. Biz de genden itibaren hücreyi geliştiriyoruz. Antikor üreten hücreyi geliştiriyoruz. Geliştirdiğimiz hücre, proje yürütücüsü olan firmaya teslim edilecek. Onlar da preklinik ve klinik çalışmalardan sonra ilacın ruhsat başvurusu ve ticarileştirme işlemini gerçekleştirecekler” diye belirtti. Tekin, biyobenzerinin yapıldığı referans ilacın 100 mg’lık formunun 500 TL olduğunu belirterek, “Kilogram değeri bir milyon dolar. O kadar katma değerli ürün bunlar. Türkiye bu teknolojiyi öğreniyor artık" dedi. Bakan Varank’ın TÜBİTAK MAM ziyaretineSanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, TÜBİTAK Başkanı Hasan Mandal, TÜBİTAK MAM Başkanı İbrahim Kılıçarslan ve Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoyda eşlik etti. Biyoteknolojik ilaç nedir? Dünyada en yaygın hastalıklar arasında yer alan kanserin tedavisinde ağırlıklı olarak kimyasal kemoterapi ilaçları kullanılıyor. Ancak son yıllarda bu ilaçların yerini biyoteknolojik ilaçlar almaya başladı. Bu ilaçlar yüksek teknoloji gerektiren moleküler biyoloji ve genetik mühendisliği yöntemleriyle canlı hücreler kullanılarak geliştirilip üretiliyor. Kanser tedavisinde kullanılan biyoteknolojik ilaçların başında Rekombinant Antikorlar geliyor. Bu antikor yapısındaki biyoteknolojik ilaçlar vücutta sadece kanser hücrelerini seçici olarak hedef alıyor, onlara bağlanarak bu hücrelerinin gelişip çoğalmasını engelliyor. Dünya ilaç endüstrisi, en yüksek Ar-Ge potansiyeline sahip sektör olmasıyla dikkat çekiyor. “Milli Teknoloji Hamlesi” ile her alanda yerli ve milli ürünlere ağırlık veren Türkiye, ilaç endüstrisindeki Ar-Ge yatırımlarına da hız veriyor. Türkiye’deki ilaç piyasasının yüzde 20’sini biyoteknolojik ilaçlar oluşturuyor. Türkiye, ileri teknoloji ürünler olarak tanımlanan biyoteknolojik ilaçların tamamını ithal ediyor. Biyoteknolojik ilaçların kilo başı değerinin ortalama bir milyon doları bulduğu belirtiliyor. 260 milyar dolarlık bir pazar Dünya ilaç pazarın 1.2 trilyon dolar, biyoteknolojik ilaçların buradaki payı da 260 milyar dolar civarında. Ağustos 2018 itibariyle Türkiye biyoteknolojik ilaç pazarı yaklaşık 5 milyar TL düzeyinde. Referans ilaçların bu pazardaki payı 4.8 milyar TL iken, biyobenzer ilaç pazarı 247 milyon TL’ye ulaşmış durumda. Türkiye’de biyobenzeri üretilen referans kanser ilacının 2018’in ilk yarısında dünya geneli satışı 1.3 milyar dolar. Aynı dönemde Türkiye satışı da 16 milyon dolar. Türkiye’de üretilen ve önümüzdeki yıllarda ticarileşecek ilacın fiyatı ise henüz belli değil. Ancak, yerli üretim olduğu için referans ilaçtan daha ucuz olacak ve bu sayede, yurt dışına döviz çıkışı olmayacak. Bununla beraber yerli kanser ilacının ihracatı da mümkün olacak.
×