Jump to content
Fevaid

Feneroin

Yönetici
  • Content Count

    1,232
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    60

Feneroin last won the day on December 26 2018

Feneroin had the most liked content!

Community Reputation

63 Excellent

About Feneroin

  • Rank
    Evli

Recent Profile Visitors

9,538 profile views
  1. Bektaşi üzümü meyveleri, normal üzüme benzer. Haziran ayında olgunlaşan bektaşi üzümünün sağlığımıza sayısız etkisi bulunmaktadır. Bektaşi üzümü, A, B, C ve E vitaminleri bakımından zengindir. Aynı zamanda zengin bir potasyum, fosfor, manganez, bakır ve demir deposudur. Bektaşi üzümü, yüksek tansiyonu düşürmekle beraber, kalp damar hastalıklarının tedavisinde de etkili bir araçtır. Ayrıca kandaki toksinleri temizler ve kolesterolü düşürür. Aynı zamanda bakır ve hemoglobin üretimine yardımcı olur. Bektaşi üzümü vücutta müshil etkisi yarattığından bağırsak aktivitesini de artırır. Bundan başka idrar söktürücü ve safra kesesini temizleyici özelliği de bulunur. Bektaşi üzümünün meyveleri aynı zamanda idrar söktürücü özelliğe sahip olduğundan dikkatli kullanılmalıdır. Bektaşi üzümünün en önemli özelliklerinden biri ise, kanser hücrelerinin hastalığı yenmek adına kullanılan ilaçlara karşı olan direncini kırmasıdır. Bektaşi üzümünün meyveleri veya yapraklarından çay yapılmasıyla adet düzensizliğini ve uzamış menopoz kanamasını normal hale getirir.
  2. Yemeklerde, çorbalarınızda, balığın üzerinde yemeye doyamadığınız limonun birçok faydası olduğunu biliyor muydunuz? Limon, sindirim sisteminden bağışıklık sistemine destek olmaya, viral enfeksiyonlardan iltihap azaltmaya varıncaya kadar sağlığınız için oldukça önemlidir. Limon aynı zamanda C vitamini, B kompleks vitaminleri, kalsiyum, demir, magnezyum, potasyum ve lifle dolu bir gıda. Elmadan ya da üzümden daha fazla potasyum içeriyor. Limon, doğrudan dişlerinizin mine tabakasına zarar verebileceği için bunu bir miktar sıcak, ılık ya da soğuk suyla seyreltmeniz gerekiyor. Sabah bir bardak ılık limon suyu içtikten 15 ya da 30 dakika sonra kahvaltıya başlayın. Böylece limonun tüm faydalarını kazanılabilir. İşte limonun faydaları... Bağışıklık sisteminizi destekler: C vitamini bağışıklık sistemimizi destekler, limon da C vitaminiyle doludur. Sistemdeki C vitamini seviyesi stresli olduğunuz zamandaki tüketmeniz gereken ilk gıdalardan biridir. Mükemmel bir potasyum kaynağıdır: Bahsedildiği gibi, potasyum açısından zengin olan limon kalp, beyin ve sinir fonksiyonlarının sağlığı için faydalıdır. Sindirime yardım eder: Limon suyu sindirim sistemindeki toksinlerden temizleyip sağlıklı bir sindirim sağlamasının yanı sıra mide yanması, şişkinlik ve geğirme gibi hazımsızlık belirtilerini hafifletir. Sistemi temizler: Enzim fonksiyonunu geliştirerek ve karaciğerinizi harekete geçirerek vücuttaki toksinleri atmaya yardım eder. Nefesinizi tazeler: Diş ağrısını ve diş eti iltihabını hafifletmeye yardım eder. Fakat sitrik asit diş minesini aşındırabilir, bu nedenle limonu suyu içtikten sonra dişlerinizi fırçalayın. Cildinizi lekelerden uzak tutar: Limon suyundaki antioksidanlar, sadece lekeleri azaltmakla kalmaz, cildinizdeki kırışıklıkları da azaltır. Ayrıca limon suyunu yara izlerine ve yaşlanma lekelerinin üzerine uygulayıp görünümlerini azaltabilirsiniz. Kilo vermenize yardım eder: Limonun içerisinde bulunan pektin lifi açlıkla savaşmanıza yardım eder. İltihabı azaltır: Düzenli olarak limon suyu içerseniz vücudunuzdaki hastalık haline yol açan asitlik derecesi azalacaktır. Ayrıca iltihabın nedenlerinden biri olan eklemlerinizdeki ürik asit limonla yok olur. Enerji desteği verir: Limon suyu sindirim sistemine girdiğinde size enerji verir, aynı zamanda endişeyi ve depresyonu azaltmaya yardım eder. Hatta limon kokusunun sinir sisteminde sakinleştirici bir etkisi vardır. Kafeini kesmeye yardım eder: Sabahları kahve yerine bir fincan sıcak limon suyu çok faydalıdır. Kendinizi yenilenmiş hissedersiniz ve öğleden sonra yaşadığınız yorgunluk halini dağıtmaya yardım eder. Viral enfeksiyonlarla savaşmaya yardım eder: Ilık limon suyu viral enfeksiyonları ve boğaz ağrısını hafifletmenin en etkili yollardan biridir.
  3. Tıkalı burnu açma ve dolan sinüsleri boşaltmak için pratik bir yol var... Tıkalı burnu açma ve dolan sinüsleri boşaltmak için pratik bir yol var... İşte yapmanız gerekenler: Dilinizi üst damağınıza yerleştirin ve baskı uygulayın. Dilinizle damağınıza baskı uygularken, baş parmağınızı da iki kaşınızın arasına yerleştirip baskı uygulayın. Bu şekilde 20 saniye bekleyin. Sinüslerinizin açıldığını ve burnunuzun aktığını göreceksiniz. Burun tıkanıklığını gidermek işte bu kadar kolay. Özellikle de hasta olduğunuzda ve burnunuz tıkandığında bu yöntemi denemelisiniz. Kaynak: sosyaltarif
  4. Yumurta kabuğunu çamaşır makinesine atarsanız... Yumurtanın insan sağlığı için faydaları şöyle bir kenarda dursun, kabuklarını çamaşırlarınızı beyazlatmak için kullanabileceğinizi biliyor muydunuz? Yumurta kabuğu ile bembeyaz çamaşırlara sahip olmak mümkün. İşte yapılması gerekenler: 1 gün boyunca beyaz yumurtanın kabuklarını kurutuyoruz. Bir tülbenti iki kat yapıp içerisine 2 tane yumurtanın kabuklarını koyun. Beyazlarınızı attığınız çamaşır makinenizin içerisine bu tülbenti de atın ve birlikte yıkayın. Bu yöntem beyaz çamaşırlarınızda, özellikle de tüllerinizin üst kısımlarında çok etkili alıyor. Kaynak: sosyaltarif
  5. Sürekli yemek pişen ocakların gözleri zamanla orijinal rengini kaybederek kararmaya başlar. İşte kötü bir görünüme kavuşan ocak gözlerini temizleme ve parlatma yöntemi... Evde kolayca hazırlayabileceğiniz bu temizleyici ile ocak gözlerini ovalayarak ilk günkü görünümlerine kavuşabilirsiniz. Gerekli malzemeler: 2 çay bardaği sirke 4 yemek kaşığı limon tuzu Demirlerin üzeri geçene kadar su Beyaz sabun ya da arap sabunu Çelik tel Hazırlanışı ve Uygulanışı: İlk olarak kararan ocak gözlerini çıkartıp eğer üzerinde çok katı pislik varsa çıkartıp bir kaba alalım. Üzerine de 2 çay bardağı sirke, 4 yemek kaşığı limon tuzu ve üzerini geçecek kadar kaynar su ilave edip bekletelim. Bu işlemi akşamdan yapıp sabaha kadar bekletelim. Çok daha etkili olacaktır. Sabah olunca ocak gözlerini çıkartıp arap sabunu ve tel yardımı ile güzelce ovalayalım. Bu işlem sayesinde kararmış ocak gözleri ilk günki gibi pırıl pırıl olacaktır. Kaynak: sosyaltarif
  6. Katlanabilir 'Samsung Galaxy Fold'un videosu:
  7. Samsung Galaxy Fold, dünyanın ilk katlanabilir telefonu oldu. Dış ekranı 4,6", iç ekranı ise açıldığında toplam 7,3" ekran oluyor. Telefonun diğer özellikleri ise şu şekilde: 512gb dahili hafıza 12gb Ram SnapDragon 855 işlemci - 7nm chipset 4380 mAh batarya 26 Nisanda Amerika'da 1980 dolardan 3 Mayısta Avrupa'da 2000 eurodan satışa sunulacak. (Video aşağıdadır)
  8. İran Ligi'nde mücadele eden Türk takımı Tractor Sazi, son karşılaşmasından 1-0 galip ayrılırken; bu karşılaşma Türk dünyasında tribünde en çok seyircinin izlediği maç olarak tarihe geçti. İran'da Türk nüfusunun etkin olduğu Doğu Azerbaycan eyaletinde faaliyet gösteren Tractor Sazi, İstiklal takımıyla oynadığı karşılaşmadan 1-0 galip ayrıldı. Ancak bu mücadelede öne çıkan durum Tractor Sazi'nin galibiyeti değil karşılaşmayı 100 bin Türk taraftarın takip etmesi oldu. En çok seyirciyle tarihe geçti 100 bin Türk taraftarın Yadegar-e Emam Stadı'nda izlediği bu karşılaşma Türk dünyasında tribünde en çok seyircinin izlediği maç olarak tarihe geçti. Tractor Sazi, İran Ligi'nde 33 puanla 4. sırada bulunuyor. Ligde 38 puanlı Sepahan ise 1. sırada yer alıyor.
  9. 31 Mart seçimleri yaklaşırken, Meclis kulisleri eğlenceli söylemlere sahne oluyor. Gelen kulis bilgisine göre ittifak hakkında konuşan MHP'li bir vekil, gülerek, "AK Parti, MHP birleşsin yeni parti kuralım, adı da Cumhur İttifakı Partisi, kısaca CİP olsun" dedi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ittifakları da beraberinde getirdi. Önce 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimi ardından 31 Mart yerel seçimleri için ittifaklar kuruldu. Muhalefet partilerinin ittifakında yapı değişse de AK Parti ve MHP 'Cumhur İttifakı' adıyla yol yürümeye devam ediyor. İki partinin etkinliklerinin birçoğunda kendi partilerinin amblemi ve logosu da kullanılmıyor. Bu manzara kulislerde renkli sohbetlere konu oluyor. "Adı da CİP olsun" Gazete Duvar'ın kulis haberine göre, oy kullanacağı ilde yapılan ittifak nedeniyle ne büyükşehir belediye başkanlığı, ne ilçe belediye başkanlığı, ne de meclis üyeliği pusulasında partisine oy verebilecek olan bir MHP milletvekili gülerek, "İttifak nedeniyle kendi partime, üç hilale mühür vuramayacağım. Bu durumda AK Parti, MHP birleşsin yeni parti kuralım, adı da Cumhur İttifakı Partisi, kısaca CİP olsun" önerisinde bulundu.
  10. 40 günlükken kendisini öpen misafirden virüs kaparak 'ağır engelli' oldu Ankara'da yaşayan Aydın çiftinin 9 yaşındaki kızı Ecrin, henüz 40 günlük bir bebekken evlerine gelen ve kendisini öpen bir misafirden 'pnömokok' virüsü kaparak ağır engelli oldu. Ankara'da, Bilnur ve Metin Aydın çiftinin 3 çocuğundan 9 yaşındaki Ecrin, 40 günlükken eve gelen misafirin öpmesi sonucu ortaya çıktığı öne sürülen 'pnömokok' virüsünün yol açtığı menenjit ve sonrasında gelişen'serebral palsi' hastalığına yakalandı. Ecrin, anne ve babasının çabasıyla sürdürülen tedavi sonucu ağır engelli olarak hayata tutundu. Ecrin Aydın, iddiaya göre 40 günlükken eve gelen misafirlerden birisinin öpmesi sonucu'pnömokok' virüsü kaptı. Virüs de menenjit hastalığına yol açtı. 3 ameliyat geçiren ve ölümden dönen Ecrin Aydın, ağır engelli oldu. Yürüyemeyen, konuşamayan Ecrin Aydın, zamanla gördüğü tedavinin etkisiyle kısıtlı da olsa hareket etmeye başladı. 'Kim olduğunu bilmediğimiz biri öptü' Bilnur Aydın, kızının 40 günlükken eve bebek görmeye gelen bir kişinin öpmesi sonucu yüzde yüz engelli hale geldiğini söyledi. Aydın, "Kızım, misafirlerimizden kim olduğunu bilmediğimiz, ağzında uçuk olan veya zatürresi olan birinin öpmesi sonucu 'pnömokok virüsü' kaptı. Ondan dolayı da menenjit geçirdi ve şu anda yüzde yüz ağır engelli" dedi. 'Adım atmaya, ayakta durmaya başladı' O süreçte kızının 3 kez kalbinin durduğunu belirten Bilnur Aydın, "Sonra tekrar çalıştırdılar, 'yaşamaz' dendi; ama şu an doktorları bile Ecrin'in son halini görünce şaşırıyor. Çok güzel ilerlemeler kaydettik. Geçen sene ağır bir ameliyat geçirdi. Omurganın eğriliği ile ilgili bir ameliyat. Boynunu tutamazdı. Geçen sene Ankaragücü Kulübü'nün desteği sayesinde ameliyatımızı yaptırdık. Şu anda fizik tedavi süreci devam ediyor. Ondan sonra gelen desteklerle de sürekli fizikli tedavisini yaptırabiliyoruz. Bir hayli ilerleme kaydettik. Kızım şu anda kısıtlı da olsa hareket edebiliyor. Adım atmaya ve ayakta durmaya başladı. Ameliyat öncesi bunlar yoktu. Bunun hayatımıza çok artısı oldu" dedi. 'Ölünce haber veririz demişlerdi; ama hala bizimle' Kızını yaşatmak için eşiyle çok çaba harcadıklarını söyleyen Bilnur Aydın, "Benim kızıma 'asla yaşamayacak, bırak git, ölünce haber veririz' demişlerdi ve şu anda o çocuk benimle beraber ve bu sene biz 10'uncu yaşını kutlayacağız. Bu bizim için mükemmel bir şey" dedi. 'Evde yemek yapıp satıyorum' Ortaokul ve lise öğrencisi 2 oğlu daha bulunan Bilnur Aydın, evde yaptığı yemekleri sosyal medya üzerinden satarak kızının tedavisine katkı sağladığını, belediyede işçi olan eşine de destek olduğunu söyledi. Anne Aydın, "Gelen siparişlere göre yemekler yapıp satıyorum. Yaprak sarması, erişte, tarhana ve reçeller üzerinden oluyor genelde satışlar. Buradan gelen para ile de çocuğumun tedavisini karşılıyorum. Çünkü normalde aldığımız fizik tedavi yeterli olmuyor. O yüzden de biz üzerine bir şeyler katmaya çalışıyoruz. Eşim asgari ücretli çalışan bir işçi olduğu için tek bir maaş tedaviye yetişmiyor" şeklinde konuştu. 'Enfeksiyonlara açık oluyorlar' Ecrin Aydın'ın Nöroloji Doktoru Zeynep Selen Karalök ise Ecrin'in 1,5 aylıkken geçirdiği menenjit sonucu 'serebral palsi' tanısı ile tedavi gördüğünü anlatarak şunları söyledi: "Menenjitin nedeni 'pnömokok' bakterisi. Bundan sonra hasta ağır engelli olarak bölümümüzde takibe alındı. Kendisi epilepsi hastası, direnç nöbetleri zaman zaman olabiliyor. Ayrıca bunların dışında birçok sorunu da var. Hem kalçayla ilgili, hem de omurgayla ilgili ameliyatlar oldu. Bebeklerin bağışıklık sistemleri, ilk aylarda özellikle çok düşük olduğu için enfeksiyonlara çok açık oluyorlar. Ve eğer dışarıdan özellikle üst solunum yolu enfeksiyonu gibi hastalığı olan kişiler tarafından bebekle yakın temasta bulunulursa, bu mikrop bebeğe geçiyor ve sonrasında da beyin iltihabı gibi durumlara neden olup Ecrin gibi çocuğu engelli bırakabiliyor. Ve bu tür hastalıkların yüzde yüz tedavisi olmuyor.''
  11. Paraya para demiyor! Bursa'da tekstil işinden emekli Seyfullah Aydın, 500 tavukla girdiği işte bugün 2 bin tavuğa sahip. Günlük 1000 yumurta elde edip, 30 tanesini 20 liradan satıyor. Aylık kazancı dudak uçuklatıyor. Bursa'da tekstil işinden emekli olduktan sonra organik yumurta işine giren emekli vatandaşın çocuğu gibi baktığı tavukların sayısı 2 bini buldu. GÜNDE 1000 TANE YUMURTLUYORLAR 30'U 20 LİRA Seyfullah Aydın, 500 tavukla başladığı organik yumurta işinde 2 bin tavukla günde yaklaşık bin yumurta elde eden Aydın, organik yumurtaların 30 tanesini 20 liradan satıyor. TAMAMEN ORGANİK Aydın, hobi olarak başladığı tavuk yetiştiriciliğini yumurta talebinin artmasıyla ticarete döktüğünü söyledi. Organik gıdalarla beslediği salma tavuklarının yumurtasının vatandaşlar tarafından çok rağbet gördüğünü belirten Aydın, emeklilikten iş adamlığına yükseldiğini dile getirdi. HERKESE ÖRNEK OLSUN Tavuklarına gözü gibi baktığını ifade eden Aydın, "Tavuklarla o kadar iyi iletişim kuruyorum ki tavuklar çocuklarım beni takip ediyor. Bir işaretimle yanıma geliyorlar. Bu da onların morallerini yükseltiyor. Bu sayede daha çok ve sağlıklı yumurta elde ediyorum. İlerlemiş yaşıma rağmen böyle bir teşebbüstü bulundum ve başarılı oldum. Bunun herkese örnek olmasını diliyorum" dedi.
  12. Feneroin

    40 Putperest islam'ı seçti

    Etiyopya'da İslami Davet ve yardım çalışmaları devam ediyor. 40 Putperest Müslüman oldu. İlk Müslüman kafilenin hicret ettiği Habeşistan olarak bilinen Etiyopya'da İslami Davet çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Bölgede bulunan Yabello İslam Cemaatinin çalışmaları sonucu Yabello şehrinin Did Hera köyünde 40 Putperest kişi İslam dinini seçti. İlk Müslüman kafilenin hicret ettiği Habeşistan olarak bilinen Etiyopya'da İslami Davet çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Putperestlerin yoğun olduğu Kenya hudutlarında bulunan Borano bölgesindeki Yabello İslam Cemeatinin davet çalışmaları sonucu 2016 mayıs ayında 40, Haziran ayında ise 150 putperest İslam dinini benimsedi. Müslüman olan kardeşlerimiz içinYazar Mehmet Emin Akın Hoca Ramazan ayı öncesinde iftarlık, giyim ve gece derslerinde aydınlatma malzemelerinin alımı için nakdi yardımları Yabellodaki kardeşlerimize ulaştırdı. Ramazan boyunca sürecek olan yardım kampanyasını Mehmet Emin Akın hoca Ankara'da faaliyet yürüten Merhamet Dernegi ile organize etmekte Kaynak: ISLAHHABER
  13. M. Kemal’in Son Adı Nedir? M. Kemal için genellikle “Kamal" diye yazarım. Fakat bunu hakaret gibi algılayıp kırılanlar da olmuyor değil. İyi de kimlikteki kendi seçtiği adı bu! Ölmeden önceki son kimliğinde bu adı kullanmış. Bir insan kendisi nasıl anılmak istiyor ise öyle çağırılmalı. Bundan dolayı incinip kırılmaya gerek yoktur. Bu arada küfür, galiz kelime kullanmak ve birlikte iken başkasının kullanmasına da müsaade etmek doğru değildir. Şimdi gelelim kullanılan isim üzerine... Kamal ismi, İbranice "put" anlamına gelmektedir. Kamal Atatürk hayatta iken Mustafa ismini değiştirmiş kimliğinden bizzat kaldırmış ve kendisine Kamal ismini koymuştur. Öldüğünde de bu isim ve nam ile anılmaktaydı. Şimdi bunu yazınca hakaret etmiş olunur mu...? Şimdi sormak gerekir 19 Mayıs kutlamalarında ve bilumum anma törenlerinde ve hatta Anıtkabir'de kimi ayakta, kimi rükûda, kimi de secdede olmak üzere Kamal’ın önünde boyun eğen insanları tasvip etmek mümkün müdür? Defalarca Hindistan’a gittim. Hindu putlarına karşı gösterilen tavırları Vişnu heykeli önündeki ağlama sızlama ayinlerini ve Buda önündeki zavallıca halleri görüp bu insanlara acımamak mümkün müdür? İşte aynen bunlar gibi ölmüş gitmiş insanlar karşısında İslam dininde yeri olmayan tören ve ritüellerde bulunmak ayıptır günahtır. “Allah ıslah etsin” demekten başka çare yoktur. 1924 öncesinde bizzat hilafete biat yeminleri göstermiştir ki Kamal’ın söylemleri konjonktüreldir. Yani menfaati öyle icap ettirdiği için konuşmuş söylemiştir. Ne zaman ki ipleri eline alıp yönetimde tam söz sahibi olmuş işte o zaman kendi gerçeklerini ortaya dökmüştür. Şapka giymedi diye 13 şehirde yapılan İstiklal Mahkemesi idamları, hatta Hamidiye savaş gemisinin Rize’yi top atışına tutması, İskilipli Atıf Efendi gibi yüzlerce alimi ve binlerce Müslümanı inkılaplara karşı geldi gerekçesi ile asmasını, 40.000 kadar camiyi kapatıp, ahır, meyhane yapmasını tasvip etmek mümkün müdür? O halde inkılap diye dünyanın en zengin dilini yasaklayıp, Türk Dil Kurumunun başına geçirdiği Sabetaistler aracılığı ile Türkçeyi ve alfabeyi dünyanın en fakir ve nakıs diline mahkum etmesine karşı çıkmak ayıp mıdır? Dahası var. Ezanı aslından başkalaştırıp türkü çağırmaya benzer şekilde “tangır tungur” ifadelerle okunması, Ayasofya'yı ibadethane iken müze yapması, yatırım diye bira fabrikaları, açması, 5 yaşındaki çocuklara içki içirmesini hazmetmek mümkün müdür? Bazıları Kamal’ın askeri dehasını öne çıkarırlar. O halde askerlikle ilgili sorular sorayım. Nede olsa 15 yıl Bahriye subaylığı yapmışım. Yedi düvele karşı Birinci Dünya savaşında galip geldiğimiz halde Filistin’de bozguna uğrayıp daha Almanlar teslim olmadığı halde mütarekeye mecbur kalmamıza sebep olan komutan kimdir? Armageddon adı altında Nablus savaşı nasıl kaybedildi. Türk tarihinin bu en büyük faciasının sorumlusu komutanlar hakkında bir çift söz söylemek israf mıdır? Gaziliğini attan düşerek elde etmiş ve savaş sırasında da asla karda yatmamış olduğu onu karda uyurken gösteren fotoğrafların senaryo olduğu ispatlanmıştır. Başında komutan olduğu ve sefere çıktığı tüm askerleri ölürken sadece kendisinin hayatta kaldığı savaşlar da olmuş, hiç mermi atmadan teslim ettiği binlerce askerler de...! Şimdi bu tarihi hakikatleri aradan 100 yıl geçtikten sonra yazmamak ayıp değil de nedir? CHP, faşist ve jakoben bir oluşum olup Kemalizm maskesi altında işi gücü Müslümanlara hayatı dar etmek olan bir parti olmuştur. Lozan öncesi Hayim Naum önderliğinde Lord Gürzon’a verilen sözü yerine getirmek için bu parti işbaşındadır. Ve son olarak şahsî bir kusur ve ayıbı değil de kamuya açık işlenmiş ve umumun hakkına girilmiş suçları dile getirmek, ölenin arkasından konuşmak değildir, gıybet hiç değildir. İşte bu tespitleri ve hakikatleri yazmak tarih tekerrür edilmesin, tefekkür edilsin diye bir ikaz olarak ele alınmalı ve düşünülmelidir vesselam.
  14. Feneroin

    Fenerbahçe tarihe geçti!

    Basketbolda THY Avrupa Ligi'nin 22. haftasında Fenerbahçe Beko, Yunanistan temsilcisi Panathinaikos'u 85-66 yenerek normal sezonun bitimine 8 hafta kala play-off'u garantiledi. THY Avrupa Ligi'nde 19. galibiyetini elde eden sarı-lacivertli ekip, bu sonuçla play-off'u en erken garantileyen takım unvanına sahip oldu. - İç sahada bileği bükülmüyor Fenerbahçe Beko, Avrupa kupalarında iç sahada oynadığı son 13 müsabakada mağlup olmadı. THY Avrupa Ligi'nde sahasında son yenilgisini 2017-2018 sezonunun 30. haftasında Unicaja Malaga'ya karşı yaşayan sarı-lacivertli ekip, daha sonra Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda oynadığı müsabakalarda rakiplerine boyun eğmedi.Fenerbahçe Beko, THY Avrupa Ligi 22. hafta maçında Yunanistan temsilcisi Panathinaikos'u 85-66 yendi. Sarı-lacivertliler, Avrupa Ligi'nde çıktığı 22 maçta 19. galibiyetini aldı.
  15. Fayanslarınızın arasında zamanla oluşan sararma ve kararmayı hiçbir kimyasal ürün kullanmadan beyazlatmak mümkün... Banyo ve mutfaklarda bulunan fayansların arası zamanla nemden ve rutubetten sararıp kararabilir. Eğer bu sararmalar zamanında temizlenmezse kalıcı hale gelebilir. Sararan fayans aralarını yağ sökücüler ve kimyasal temizleyiciler kullanarak temizlemek, derz dolgusuna zarar verebilir. Deterjan kullanmadan kendi karışımınız sayesinde evinizde banyo ve mutfakta yer alan fayansların arasını beyazlatabilirsiniz. Doğal yöntemlerle fayans aralarını beyazlatmak için; Yedi bardak su Yarım su bardağı karbonat Bir fincan limon suyu Yarım fincan beyaz sirke kullanılabilir. Malzemelerin tamamını bir kabun içerisinde karıştırıp macun kıvamına getirin. Daha sonra eski diş fırçası veya bulaşık süngeri yardımıyla macun kıvamına getirdiğiniz karışımı fayans aralarının üzerinden geçip durulayın. Bu işlemi yaptıktan sonra fayans aralarının beyazladığını göreceksiniz.
×