Jump to content
Fevaid

Feneroin

Yönetici
  • Content Count

    1,265
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    60

Feneroin last won the day on December 26 2018

Feneroin had the most liked content!

Community Reputation

63 Excellent

About Feneroin

  • Rank
    Evli

Recent Profile Visitors

19,238 profile views
  1. Aşırı kilolar birçok hastalığın habercisi. Pek çoğumuz da aşırı kilolarından şikayetçi. Kilo vermek isterken sağlığını kaybedenler de bilinen bir gerçek. Bal diyetinde balın kalitesi çok önemlidir. Hakiki bir balı limon ve sarımsak ile karıştırarak sağlıklı bir kür elde edebilirsiniz. Temiz bir kasenin içine yarım limonu sıkın. İki diş sarımsağı rendelenmiş şekilde kabın içerisine atın. Balla iyice karıştırın. Bir müddet bekleyin ve yarım bardak suyla bir tatlı kaşığı balı her gece yatmadan önce tüketin. EGZERSİZLERLE DESTEKLEYİN Gündüzleri ise kalorisi yüksek besinlerden uzak durursanız ve tatlı yememeye özen gösterirseniz, balın etkisini hissetmeye başlarsınız. Bu süreçte düzenli egzersizler de büyük önem taşımaktadır. Bu diyetle sağlığınızı kaybetmeden proteinsiz ve vitaminsiz kalmadan kilo vermiş olursunuz.
  2. Okulların açılmasına günler kala okul alışverişleri neredeyse bitmek üzere. Çocukların okul gereçlerinin içinde en gerekli olanı şüphesiz çantalardır. Çocukların konforu ve sağlığı için okula giderken omuzlara takılan çantalar, çocukların sırt sağlığı için nasıl taşınmalı? İşte dikkat edilmesi gerekenler. OKUL ÇANTASI ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER Çocuğun fiziki yapısına (boyuna - sırt yapısına) ve yaşına en uygun çanta seçilmelidir. Bel çizgisini geçmeyecek çanta seçilmelidir, Çantalar hafif malzemeden üretilmiş, omuz askı kayışları yumuşatılmış- pedli ve göğüs-kalça bantlı şekilde olmalıdır, OKUL ÇANTASI NASIL TAŞINMALI? Çantanın uygun taşınması yük dağılımı ve denge bakımından çok önemlidir, İki askı kayışının da omuzda takılı olması, tek askıyla yanda taşınmaması gereklidir, Askı kayışları uygun sıkılıkta olmalı ve çantayı bel çizgisinin üzerinde tutmalıdır. Çanta belden çok yüksekte ve çok aşağıda taşınmamalıdır, Taşınan yükün yürürken oynamaması ve dengeyi bozmaması adına uygun yerleştirilmesi gereklidir. Ağır parçalar orta hatta ve sırta yakın taşınmalı, diğer parçalar dengeli olmalı ve dolu çantalar, varsa germe kayışıyla sabitlenmelidir, Göğüs ve bel destek kemerlerinin takılı olması yük dağılımını kolaylaştırmaktadır.
  3. Mi Mix Alpha'nin özellikleri: - 108 mp kamera - Snapdragon 855 Plus işlemci - 12 GB RAM - 512 GB dahili hafıza - 4,050 nano silikon katot enerji hücreli batarya - 40W kablosuz hızlı şarj Fiyatı; 2800 dolar/2500 euro
  4. 3 Temmuz 2011’de; ülkemizin hukuk, adalet, polis teşkilatı, medya başta olmak üzere tüm damarlarına sızmış Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından devletin tüm imkanları kullanılarak Fenerbahçe Spor kulübüne, önceki başkanım Aziz Yıldırım ve yöneticilerine kurulan kumpas tüm kamuoyunun malumudur. 3 Temmuz yaşandığı an itibariyle tavrını ortaya koyan, dik duruşuyla inandığı değerleri ve gerçekleri asla ve asla bu kumpasa, bu kurguya, bu yalana ve terör örgütüne teslim etmeyen Fenerbahçe Spor Kulübü, başkanı, yönetimi ve camiası; tam 8 yıldır hukuk mücadelesini sürdürmektedir.Bu mücadele kimi zaman Fetö mensubu polislere, emniyet müdürlerine, kimi zaman Fetö mensubu hakim, savcılara ve itirafçılara kimi zaman Fetö medya mensuplarına karşı verilmiş ancak bir gerçek hiç değişmemiştir: Fenerbahçe bu operasyonun “kumpas” olduğunu ilk gün haykırdığı gibi üzerinden geçen 8 yılda da aynı inançla haykırmıştır ve haykırmaya devam edecektir.03.09.2019 günü akşam saatlerinde, Türk Milleti adına yargılama yapmaya ve hüküm vermeye yetkili İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından açıklanan, aynı örgüt (FETÖ) tarafından düzenlenen Ergenekon Davası’nın gerekçeli kararında, Fenerbahçe’ye kurulan kumpas, bir çok yönüyle artık adalet tarafından da bir kez daha resmen kayıtlara geçirilmiş ve Fenerbahçe'ye kurulan kumpas gözler önüne serilmiştir.Bahsi geçen Ergenekon Davası Gerekçeli Kararında şu hükümlere yer verilmiştir;* Şike soruşturması öncesi "Futbol'un Ergenekon'u" denilerek toplum nezdinde algı çalışması yürütüldüğü,* Telefon Dinleme kararlarının hukuka aykırı olduğu, hukukun "arka kapısından dolanıldığı",* Yasanın açık hükmüne göre suç oluşmamasına rağmen sanıklara ceza verildiği,* Yargıtay'ın onama kararında hukuka aykırı değişiklikler yaparak kötü niyetli davrandığı,* Başta önceki başkan Aziz Yıldırım, yöneticilerimiz ve diğer kişilere ceza verilmeyeceği açık olmasına rağmen cezaları verebilmek için tüm hukuki şartların zorlandığı ve başta hukuk güvenilirliği ilkesi olmak üzere evrensel hukuk ilkelerinin ihlal edildiği,* Yargıtay'ın anayasaya aykırılık iddialarını Anayasa Mahkemesinin yerine geçercesine uzun uzun inceleyerek aykırılık iddiasını ciddi bulmadığını belirtmesi, geçmiş uygulamaları kimse bilmiyormuş gibi yasa değişikliğini bekleyemeyeceklerini belirtmesi, benzer dosyaların dönüş hızı bilinirken bu dosyanın tutuklu dosyalardan bile hızlıca karara bağlanması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesine aykırı yönleri de olmasına rağmen Türkiye'de ilk defa uygulanan bir yasayla ilgili Yargıtay Başsavcılığının da dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna taşımak istememesi gibi dosyadaki bir çok uygulamalar alt alta konulup bir de Yüksek mahkemenin 14/04/2011 tarihi öncesi eylemlerle ilgili beraat kararlarını onarken gerekçe değişikliği yapıp örgüt suçuna ilişkin dosyaya uymayan bir mütalaayı kullanarak hem örgütten hem de şikeden mahkumiyeti onamadaki eylem ile Yüksek Yargıdaki görevliler açısından görevde yetkiyi kötüye kullanmanın gerçekleştiği,* Şike soruşturmasında yapılan teknik hukuk yanlışlarının ilk derece mahkemesinde devam ettiği, Yargıtay nezdinde de "kalıbına uydurularak tamirine çalışan" yargı içinde bir örgütlenmenin olduğunun tespit edildiği,* İlk mahkumiyet hükmünü kuran hakimlerin, duruşma savcısının ve iddianameyi yazan savcının; ayrıca Yargıtay'da onama kararı veren hakimlerden üçünün Fetö terör örgütü mensubu olduğu gerekçesiyle meslekten ihraç edildiği tespit ve sonuçlarına varılmıştır.Karar göstermektedir ki yargılaması bugünlerde de devam eden şike kumpası iddianamesinde de belirtildiği üzere temel amaç Fenerbahçe'yi ele geçirmektir ve bu amaç uğruna hukukun tüm ilkeleri ihlal edilmiş, önceki başkanımıza, yöneticilerimize ve Fenerbahçe ile bağlantısı olan pek çok kişiye adalet duygusu ile değil sırf bu nedenle kumpas kurulmuştur!Ancak unutulmamalıdır ki bu köklü camiayı bugüne kadar kimse ele geçirememiştir bundan sonra da kimse ele geçiremeyecektir.Bu noktada Türkiye Cumhuriyeti Yargıtay’ın değerli üyelerinden beklentimiz; 3.5 yılı aşkın süredir Yargıtay’da bekleyen ‘3 Temmuz Şike Kumpası Beraat kararının’ artık bir gün dahi geciktirilmeden onanmasıdır.Unutulmamalıdır ki “Bir kişiye karşı yapılmış haksızlık, bütün insanlığa karşı yapılmış haksızlık demektir.”Bu tarihi haksızlık 3 Temmuz’dan itibaren Türk sporuna hizmet eden, milyonlarca taraftarıyla Türkiye’nin en büyük spor kulübü ve sivil toplum örgütü olan Fenerbahçe’ye yapılmıştır.Ve bir kez daha dile getirmek istiyoruz ki; Fenerbahçe’ye yapılan bu hukuksuzluklara tereddütle bakmak, “ama” veya “fakat”larla ulaşılacak her değerlendirme Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik varlığına kast eden FETÖ'nün meşrulaştırılmasından başka artık hiçbir anlam taşımamaktadır.Tüm Fenerbahçelilerin ve hukuksuzluğa karşı hassasiyet gösteren herkesin bilgilerine, saygılarımızla, Fenerbahçe Spor Kulübü
  5. Galatasaray'ın yeni transferi Falcao'nun sözleşme detayları ortaya çıktı Yaklaşık 2 aydır Radamel Falcao transferiyle yatıp kalkan Galatasaray nihayet mutlu sona ulaşmış, Kolombiyalı yıldıza 3 yıllık kontrat imzalatmıştı. Monaco'dan bonservissiz bir şekilde gelen 33 yaşındaki futbolcunun sarı kırmızılı kulüpten yıllık 5 milyon Euro maaş alacağı bildirilirken, tecrübeli oyuncunun sözleşme detaylarındaki bonus maddeleriyle birlikte tahmini kazancı yıllık 7.5 milyon Euro'ya çıkabilir. Yaklaşık 2 aydır Radamel Falcao transferiyle yatıp kalkan Galatasaray nihayet mutlu sona ulaşmış, Kolombiyalı yıldıza 3 yıllık kontrat imzalatmıştı. Monaco'dan bonservissiz bir şekilde gelen 33 yaşındaki futbolcunun sarı kırmızılı kulüpten yıllık 5 milyon Euro maaş alacağı bildirilirken, tecrübeli oyuncunun sözleşme detaylarındaki bonus maddeleriyle birlikte tahmini kazancı yıllık 7.5 milyon Euro'ya çıkabilir. Yaklaşık 2 aydır Radamel Falcao transferiyle yatıp kalkan Galatasaray nihayet mutlu sona ulaşmış, Kolombiyalı yıldıza 3 yıllık kontrat imzalatmıştı. Monaco'dan bonservissiz bir şekilde gelen 33 yaşındaki futbolcunun sarı kırmızılı kulüpten yıllık 5 milyon Euro maaş alacağı bildirildi. Tecrübeli oyuncunun sözleşme detaylarındaki bonus maddeleriyle birlikte tahmini kazancı yıllık 7.5 milyon Euro'ya çıkabilir. SÖZLEŞMEDE BONUS MADDELERİ BİR HAYLİ FAZLA Akşam'ın haberine göre Falcao, "Süper Lig'de ilk 11, Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi" organizasyonların için ayrı ayrı bonus maddeleri koydurdu. Ayrıca, 5 milyon euroluk maaşın haricinde başarılara göre 4 milyon Euro da 'bonus' alma ihtimali olduğu öğrenildi. İşte Radamel Falcao'nun sözleşmesindeki önemli detaylar... 2 milyon peşin, 3 milyon euro 10 taksitle ödenecek. Toplam 5 milyon Euro Falcao sezon başına 5 maçta ilk 11 çıkarsa 500 bin Euro, 10 maçta daha ilk 11 çıkarsa 500 bin Euro, 14 maçta daha ilk 11 çıkarsa 600 bin euro. Toplamda 29 maça ilk 11 çıkarsa 1.6 milyon Euro UEFA organizasyonlarında kazanılan her maç için 35 bin Euro, ligde kazanılan her maç için 20 bin euro, kupada kazanılan her maç için 8 bin Euro Galatasaray'ın lig şampiyonluğunda Falcao'ya 200 bin Euro, Avrupa Ligi şampiyonluğunda ise 700 bin Euro ödenecek UEFA Şampiyonlar Ligi son 16'da 200 bin Euro, çeyrek finalde 300 bin Euro, yarı finalde 400 bin Euro, şampiyonlukta 4 milyon Euro ödeme yapılacak Bu maddelerin dışında Galatasaray, Falcao'nun maaşında 2 aylık bir gecikme yapması halinde, oyuncu otomatikman sözleşmesini feshetme hakkına sahip olacak
  6. 'Futbolda şike kumpası' davasında, 11'i tutuklu 107 sanığın yargılanması devam ediyor. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) "futbolda şike" soruşturmasında kumpas kurduğu iddiasıyla 11'i tutuklu 107 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısındaki binada yapılan duruşmaya, 7'si tutuklu, 4'ü tutuksuz 11 sanık ve avukatları ile bazı müşteki vekilleri katıldı. Bazı sanıklar da duruşmaya SEGBİS ile bağlandı. Duruşma, tutuklu sanık Ahmet Kalender'in savunmasıyla sürüyor. İddianamede ne var? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, "bir numaralı" sanık FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in 35 yıldan 85 yıla kadar, kapatılan Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı'nın 35 yıldan 78 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Eski Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca hakkında 35 yıldan 80 yıla kadar hapis cezası öngörülen iddianamede, eski milletvekili İlhan İşbilen ve iş adamı Muammer İhsan Kalkavan'ın 35 yıldan 85 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor. İddianamede, dönemin İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mutlu Ekizoğlu, İstanbul Organize Suçlar ile Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç, kapatılan Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan, Prof. Dr. Suat Yıldırım, avukat Orhan Erdemli, eski emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer ve avukat Cemalettin Mutlu ile diğer 95 sanık hakkında da çeşitli sürelerle hapis cezaları talep ediliyor
  7. Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz neyi, neyle bertaraf etmeyi öğretti? İptilâ ve musibetleri, namaz ve sabırla bertaraf etmeyi öğretti: Hayat sürekli med-cezirler içinde, devamlı iptilâlar var. Neyle mukâvemet edilecek? Sabır ve namazla… Âyet-i kerîmede: “Ey îmân edenler! Sabır ve namaz ile Allah’tan yardım isteyin…” (el-Bakara, 153) buyruluyor. Unutkanlığı zikirle bertaraf etmeyi öğretti: Peygamber Efendimiz, dâimâ zikir hâlindeydi. Semâya bakardı; “Aman yâ Rabbi!” derdi, Cenâb-ı Hakk’ı zikrederdi. Önüne bakardı, toprağa bakardı; Cenâb-ı Hakk’ı zikrederdi. Neye baksa Cenâb-ı Hakk’ı hatırlardı. O’nun mübârek sîmâsına nazar kılanlar da Allâh’ı hatırlardı. Gönüllerin o kıvâma gelmesini temin etti. Ashâb-ı kirâma da “unutkanlığı zikirle telâfi etmeyi” öğretti. Çünkü insan unuttuğu zaman günah işler. Hiç kimse gıybet ederken, dedikodu ederken, bir çelme takarken besmele çekmez. Nankörlüğü şükürle bertaraf etmeyi öğretti: En büyük fâcia; nankörlük! İnsanlığa ve vicdana vedâ etmek! Nâdanlaşmak, kabalaşmak!.. İnsan, Allâh’ın verdiği nîmetleri tefekkür edecek, iç dünyasını zenginleştirecek. Böylece nefsânî arzulara meyletmekten sakınacak. Kendine bakacak, kâinâta bakacak, ilâhî ve ekolojik dengeye bakacak. Atoma bakacak, galaksilere bakacak; hücreye bakacak, cesîm varlıklara bakacak; “Aman yâ Rabbi!” diyecek. Bütün bunlar insana ihsân edildi. Âyet-i kerîmede: “O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lûtfu olmak üzere) size boyun eğdirmiştir. Elbette bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.” (el-Câsiye, 13) buyruluyor. İsyânı tâatle bertaraf etmeyi öğretti: İnsan; neyin hayırlı, neyin kötü olduğuna, nefsinin hoşlanıp hoşlanmamasına göre karar vermemeli. Cenâb-ı Hak buyuruyor: “…Sizin için daha hayırlı olduğu hâlde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu hâlde bir şeyi sevmeniz de mümkündür…” (el-Bakara, 216) Bu sebeple ölçü, Allâh’ın rızâsı olmalı. Kul, değişen şartlar altında dâimâ tevekkül ve rızâ üzere bulunmaya gayret etmeli. Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Tâif’te taşlandığı vakit bile; “Yâ Rabbi! Sen bana gazaplı değilsen, ben başıma gelen hiçbir şeye aldırmam (râzı olurum.)” diye niyaz etti. (İbn-i Hişâm, II, 29-30; Heysemî, VI, 35) Diğer taraftan; “Gaybı Allahʼtan başkası bilemez.” Gaybı bilmiyorsun. Belki senin şer bildiğin şey, hayır olarak tecellî edecek; hayır bildiğin, şer olarak tecellî edecek. Bu yüzden Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Cenâb-ı Hakk’ın kaderine her hâlükârda rızâ hâlinde olmayı öğretti. Meselâ, çocuğu olmayan biri, buna fazla üzülmemeli, takdîr-i ilâhîye râzı olmalı. Çünkü çocuğu olmasının hayır mı şer mi getireceği meçhul. Gaybı bilemiyoruz. Şunu da unutmamalı ki, Âişe Vâlidemiz’in de çocuğu olmamıştı. Cimriliği cömertlikle bertaraf etmeyi öğretti: Cimrilik; rûhun kanseri, gönül âleminin viraneye dönmesidir. İnsanın, mal-mülk ve paranın putperestliğine meyletmesidir. Âişe Vâlidemiz buyuruyor: “Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in aile efrâdı, Medîne’ye geldiği günden vefat ettiği âna kadar, üç gün arka arkaya buğday ekmeğiyle karnını doyurmadı.” (Müslim, Zühd, 20) “Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ömrü boyunca iki gün üst üste arpa ekmeği ile doymadan âhirete intikâl etti. (Buhârî, Eymân, 22; İbn-i Mâce, Et’ime, 48) “Üç ay geçerdi de Efendimiz’in evlerinde hiç ateş yakılmazdı. Hurma ve su ile idare ederlerdi.” (Buhârî, Hibe 1; Rikāk 17; Müslim, Zühd, 28) Vermek; bir yoksulun, garibin, yalnızın, kimsesizin hâcetini görmek; en büyük lezzetti Efendimiz için. Vermenin lezzeti, kendi açlığını unutturuyordu Efendimiz’e. Ümmetine de bunu öğretti. Câbir -radıyallâhu anh- diyor ki: “İmkânı olup da vakıf kurmayan (vakfetmeyen) hiçbir sahâbî ben bilmiyorum.” (İbnü Kudâme, el-Muğnî, V, 598) İhtirâsı kanaatle bertaraf etmeyi öğretti: Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: “İnsanoğlunun bir vâdi dolusu altını olsa, bir vâdi daha ister. Onun gözünü topraktan başka bir şey doyurmaz…” (Buhârî, Rikāk, 10; Müslim, Zekât, 116-119) İmam Ahmed bin Hanbel de şöyle buyuruyor: “Mü’mine az mal kâfî gelir; muhterise ise çok mal kâfî gelmez.” Acımasızlığı affedicilikle bertaraf etmeyi öğretti: Cenâb-ı Hak; “Allâh’ın sizi affetmesini arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.”(en-Nûr, 22) buyuruyor. Sahâbî de dâimâ bu şekilde, bir kardeşlik tesis etti. Kardeşinin yaptığı ufak tefek yanlışları affetti. Rasûlullah Efendimiz nasıl affetmişse onlar da affediyordu. Mekke Fethi, tam kısas yapılacak zamandı. 20 senelik zulmün intikâmını alma zamanıydı. Müşrikler korku içinde titreyerek Allah Rasûlü’ne geldiler: “‒Ne var bizim için?” dediler. Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: “‒Af var.” buyurdu. “‒Sen ne muhteşem bir insansın!” dediler Efendimiz’e. (Bkz. İbn-i Hişâm, IV, 32; Vâkıdî, II, 835; İbn-i Sa‘d, II, 142-143) Şüpheyi yakînle bertaraf etmeyi öğretti: Şunu telkin etti: “…Nerede olursanız olun, O (Allah) sizinle beraberdir…” (el-Hadîd, 4) Cenâb-ı Hak zamandan-mekândan münezzeh. Kul, dâimâ ilâhî kameranın, ilâhî müşâhedenin altında olduğunu, kalben şuur ve idrak hâlinde olacak. “İhsan” da bu… Riyâyı ihlâs ile bertaraf etmeyi öğretti: Tevhid akîdesinin ortaklığa tahammülü yoktur. Kibri ve ucbu, tevâzu ile bertaraf etmeyi öğretti: Bu şekilde kul, “ibâdurrahmân” olacak. Âyet-i kerîmede buyruluyor: “Rahmân’ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevâzu ile yürürler…” (el-Furkân, 63) İsyânı tevbe ile bertaraf etmeyi öğretti: Af kapılarını açtı. Lâkin “tevbe-i nasûh” telkin etti. Gafleti tefekkür ile bertaraf etmeyi öğretti. Zira tefekkür, bir îman anahtarıdır. Haramlardan kaçınmayı emretti, bu hususta gönülleri tedavi etti: Nasıl haramdan kaçılacak? –Zina yerine, nikâhın saâdetine ve huzurlu âile yuvasına yönlendirdi. –Faiz ve gabn-i fâhiş/kandırma yerine, karz-ı hasen (güzel borç) ve helâlinden kazanca yönlendirdi. –Haramın çirkinliği yerine, helâlin nezihliğine yönlendirdi. Şeytanı memnun eden her haramın karşısında, Cenâb-ı Hakk’ın rızâsına nâil eden bir helâlin olduğunu öğretti. Kaynak: Osman Nuri Topbaş
  8. Kamuoyunda “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen İsmailağa Cemaati'nin önde gelen isimlerinden Ahmet Mahmut Ünlü, yaptığı bir röportajda ‘yanmayan kefen’ iddialarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yazar Murat Ağırel ile konuşan Cübbeli Ahmet Hoca, kamuoyunda sıkça konuşulan ‘kefen’ konusuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Ben yanmaz kefen diye bir şey konuşmadım. Allah senin ameline bakar, sen bozuksan seni kimse kurtarmaz. Onu da yanmaz kefen olarak sundular” dedi. Cübbeli Ahmet Hoca, yanmaz kefen diye bir şey konuşmadığını belirterek “Kefen bir kere talep üzerine yapıldı. Ceylan derisi, safran mürekkebi, Allah’ın bazı isimleri filan yazıldı. Kaynaklarım da bunlar var. Kitaplarım var, bu yüzden talepler geldi. Kendime bile kenara bir kefen bile ayırmadım. Ama hazırlamam lazım. Bunların birçoğu hediye dağıtıldı. Fiyatı 200 TL olarak belirlenmişti. Yani iki katı ilmek ile yapıldı. Bunları Bursa’da 380 TL’ye satan biri ortaya çıktı. Bu konu dile getirildi. Bana hesap sorulmaya başlandı. Bu kefenler sipariş üzerine yapıldı, satışı filan olmadı. Bunu Bursa’da satan adam durumu istismar etmiştir. Bunlara ben lanet ediyorum. Su dağıttık, adam suyu almış Tokat’ta satıyor. Ben tanımam etmem. Telefon geldi. Şimdi su işi çıktı. Allah lanet etsin ya. Olmuyor böyle. Ben kaynaksız bir iş yapmadım. Bu kefenler ismi yazılan kişilere iletildi. Satışı yok, ikinci baskısı yok. Ben yanmaz kefen diye bir şey konuşmadım. Allah senin ameline bakar, sen bozuksan seni kimse kurtarmaz. Onu da yanmaz kefen olarak sundular” ifadelerini kullandı.
  9. Yabancı ülkelere seyahat etmek isteyen fakat vize işlemlerinden dolayı bu hayali yarım kalanlar hazırladığımız haberimiz tam size göre. Yeni yerler ve yeni ufuklar keşfetmek isteyen seyyah ruhlular için Türkiye’ye vize uygulamayan ülkelerin en güncel listesini yayımlıyoruz. Dünyanın farklı kıtalarından onlarca ülke Türk vatandaşlarından 30 ile 90 gün arasındaki seyahatlerinde vize istemiyor. Birçok ülke ise sınır kapısında ve online vize vererek Türk vatandaşlarına kolaylık sağlıyor. Azerbaycan’a 1 Eylül 2019 tarihi itibariyle vizesiz seyahat edebileceğiz. Andora 90 gün boyunca Türk vatandaşlarından vize istemiyor. Antigua ve Barbuda 180 gün boyunca vize istemiyor. Latin Amerika’nın en gelişmiş ülkelerinden biri olan Arjantin, Türk vatandaşlarına vize uygulamıyor. Tam 90 gün boyunca Arjantin’de vizesiz dolaşabilirsiniz. Arnavutluk 90 gün boyunca vize istemiyor. Bahamalar 90 gün vizesiz. Bahreyn 15 gün vize uygulamıyor. Barbados 90 gün boyunca vize talebinde bulunmuyor. Belarus 30, Belize 90 günlük seyahatlerde vize talebinde bulunmuyor. Birleşik Arap Emirlikleri 30 gün boyunca vize istemiyor. Online vize uygulaması var. Bolivya 90 gün vizesiz. Bosna Hersek 180 günü aşmamak kaydıyla 90 günü vizesiz. Brezilya 90 gün boyunca vizesiz. Britanya Virjin Adaları 30 günlük seyahatlerinizde vize talebinde bulunmuyor. Güney Kore’de 90 gün boyunca vize istemiyor. Hon Kong’a giderseniz de 90 gün boyunca vizeye ihtiyaç duymazsınız. Japonya’da da 90 gün boyunca vize problemi yaşamazsınız. Gürcistan’da 1 yıl boyunca vizesiz dolaşabilirsiniz. Hatta pasaportta istemiyor. Nüfus cüzdanınız yeterli olacaktır. Harika koyları ve sahilleriyle baş döndürücü bir güzelliğe sahip olan Dominik Cumhuriyeti de 30 günlük seyahatlerde vize istemiyor. Irak’ta da kapıda vize uygulaması var ve 10 gün boyunca vizesiz dolaşabilirsiniz. İran’da 90 gün boyunca vize istemeyen ülkeler arasında. Gizemler şehri Endonezya’da da vizesiz dolaşabiliyoruz. Vize süresi 30 gün. Gerektiğinde ise Imigrant ofisine giderek 30 gün daha uzatabiliyorsunuz. Ermenistan’da kapıda vize ve Online vize uygulamaları var. Sınırda 10 ABD Doları karşılığında 21 günlük vize alınabiliyor. Ermenistan E-vize sitesi üzerinden online vize başvurusu 10 ABD Doları karşılığında yapılabiliyor. Mail ile gönderilen vize kağıdına girişte kaşe basılıyor. Yalnız aman dikkat pasaportunuzda Ermenistan'a giriş-çıkış damgası varsa Azerbaycan'a gidemiyorsunuz. Katar’da ise kapıda vize uygulamasıyla beş dakika da işleminizi halledebilirsiniz. Kazakistan’da 30 gün boyunca vizesiz dolaşabilirsiniz. Kırgızistan’da 30 gün vizesiz bir şekilde seyahat edebilirsiniz. Meksika’da online vize uygulamasıyla 180 gün boyunca rahat şekilde dolanabilirsiniz. Moğolistan’da 30 Moldova’da 90 gün vizesiz dolaşma hakkına sahibiz. Monaco’da 90 gün boyunca vizesiz ziyaretçi kabul ediyor. Özbekistan’da 30 gün boyunca vizesiz dolaşabiliriz. Pakistan’da ise 90 gün süresince vizesiz seyahat edebiliyoruz. Mistik ülke Brunei 30 günü aşmayan seyahatlerde vize istemiyor. Cape Verde’de (Yeşil Burun Adaları) kapıda vize uygulaması var. 25 dolar karşılığında vizenizi rahatlıkla alabilirsiniz. Cibuti’de de kapıda vize uygulaması mevcut. 85 dolar karşılığında 90 günlük vizenizi hemen temin edebilirsiniz. Doğu Timor’da kapıda vize uygulayan ülkelerden biri. Kara sınır kapılarından gelene 30 dolar karşılığında 90 günlük vize verirken, hava ve deniz yolunu tercih edenlere ise ücretsiz vize veriyor. Dominika 21 gün boyunca vize talep etmiyor. Ekvador ve El Salvador ülkeleri de 90 günlük seyahatlerde vize istemiyor. Fas’da 90 gün boyunca vize istemiyor. Fiji 120 gün boyunca herhangi bir vize talebinde bulunmuyor. Fil Dişi Sahili’nde online vize uygulaması var. 134 euro karşılığında 1 yıllık vizenizi 48 saat içinde temin edebilirsiniz. Filipinler’de 30 gün boyunca Türk vatandaşlarından vize talep etmiyor. Filistin 30 günlük seyahatlerinizde Türk vatandaşlarından vize talebinde bulunmuyor. Filistin'e İsrail üzerinden gidilecekse İsrail vizesi almak gerekiyor. Mısır üzerinden gidilecekse Mısır da vize istiyor. Guetemala, Haiti, Honduras, Jamaika, Kamboçya, Karadağ, Kolombiya, Kosova, Komor Adaları, Kosta Rika, Kuveyt. Lübnan, Madagaskar, Kuzey Makedonya, Maldivler, Malezya, Meksika, Mauritius, Mozambik, Burma, Nepal, Nikaragua, Panama, Peru, Paraguay, Ruanda da vize uygulamayan ülkeler arasında.
  10. Fransa'nın güneyindeki Grenoble kentinde tesettür mayo yasağını protesto etmek için belediyenin havuzuna tesettür mayo ile giren Müslüman kadınlara para cezası verildi. Yerel basında çıkan haberlere göre, Grenoble'da yaklaşık 10 Müslüman kadın, kadın hakları alanında çalışmalar yürüten 'Alliance Citoyenne' kuruluşunun çağrısıyla tesettür mayo yasağını protesto etmek için tesettür mayo ile belediyeye ait havuzda yüzdü. Havuzdaki birçok kişinin tesettür mayolu kadınlara destek verdiği kaydedildi. Havuzun görevlilerinin kadınları yasak konusunda uyardığı ve polisi çağırdığı belirtilirken, polisin tesettür mayo ile yüzen kadınların her birine 35 avro para cezası verdiği bildirildi. Merkez sağ Cumhuriyetçiler Partisi'nden milletvekili Eric Ciotti, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, "Burkininin (tesettür mayo) kadınların ve erkeklerin eşit olduğu Fransa'da yeri yok. İslamcı aktivistlere Grenoble ve Fransa'nın her yerinde bunu yapmalarına izin vermek Cumhuriyete karşı çıkmaktır. Bunu asla kabul etmem" ifadelerini kullandı. Aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi'nden yapılan yazılı açıklamada da Müslüman kadınların tesettür mayo giyerek havuzda yüzmesinin "İslamcı bir provokasyon" olduğu savunuldu. Fransa’da "burkini" olarak anılan tesettür mayoya ilk yasak, Cannes Belediyesi tarafından plajlarda uygulanmıştı. Ülkenin güneyindeki bazı belediyelerin de yine bu yönde karar alması üzerine Müslüman sivil toplum örgütleri davayı Danıştaya taşımıştı. Danıştay, 26 Ağustos 2016'da tesettür mayoya plajlarda yasak getirilemeyeceğine hükmetmişti.
  11. Uzmanlardan ‘eti dinlendirin’ uyarısı Diyetisyen Beyza Korkmaz, et tüketimine ilişkin dikkat çeken uyarılarda bulundu. Diyetisyen Beyza Korkmaz, Kurban Bayramı’nda artan et tüketimine ilişkin dikkat edilmesi gereken noktaları Akit’e anlattı. Kurban Bayramı’nı günlük et ihtiyacımızı fazlasıyla doldurduğumuz bir dönem olarak değerlendiren Diyetisyen Korkmaz, “Sağlığımız için birkaç noktaya dikkat ederek bayram dönemini daha rahat ve vücudumuzu yormadan atlatmak mümkün. Aksi takdirde yüksek doymuş yağ oranına bağlı olarak kalp hastalıkları riski ve fazla protein alımından dolayı böbrek ve bağırsak hastalıkları riski tetiklenebilir. Normal şartlarda, sağlıklı yetişkin bir birey için günlük et gereksinimi 90-120 gramdır. Bu miktar 3-4 köfte büyüklüğünde ete karşılık gelmektedir. Ette bulunan yüksek miktardaki doymuş yağ çok fazla tüketildiğinde kandaki kolesterol seviyesini yükseltir ve koroner kalp rahatsızlıklarına davetiye çıkarır. Kalp-damar hastalığı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonu olanlar daha da dikkatli olmalıdır” dedi. Yapılan en büyük hatalardan birinin kurban etini kesildikten hemen sonra tüketmek olduğuna dikkat çeken Korkmaz, “Yeni kesilen etler ölüm katılığında olduğu için sindirim güçlüğü problemi yaratabilir. Bu da midede şişkinlik, hazımsızlık gibi rahatsızlıklara neden olabileceği için etler kesimden sonra 6-12 saat oda sıcaklığında bekletilip buzdolabına konmalı ve 24 saat dinlendirilmelidir. Etleri buzdolabında -2 santigrat derecede 1-2 hafta, derin dondurucuda -18 santigrat derecede birkaç ay saklayabilirsiniz.” değerlendirmesinde bulundu.
  12. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısı sonrası, Kaz Dağları bölgesinde gerçekleştirilecek altın arama faaliyetleri ile ilgili ortaya atılan yalan haberlere net cevap verdi. Çelik'in konuyla ilgili açıklamaları şu şekilde; Sosyal medyada gündem olan bir konu var. Kaz Dağları etiketiyle yapılan bir gündem söz konusu. Kaz Dağları'nda çok yüksek hassasiyete sahibiz. Çevre Bakanımız bir sunum yapacaklar. Gerekli hassasiyeti gösteren partiyiz. Hükümetlerimiz döneminde yapılan ağaçlandırma faaliyetleri en çok gururlandığımız işlerdendir. Bu meselede bütün dostlarımızın, vatandaşlarımızın doğru hassasiyetlerini aynen paylaşırken, birtakım maniplatif hareketlere karşı açıklamak yapmak zorunlu olmuştur. İzin 2001'de bir CHP'li tarafından alınmış Bir kere oradaki olan yer Kaz Dağları değildir. Arada 40 kilometre vardır. Kesilen ağaçların tamamı yerine fidan başka bir alana dikilmiştir. Burada yapılacak işlemler bittikten sonra buranın ağaçlandırılması tam olarak gerçekleşecektir. Söz konusu yer Kaz Dağlarına 40 kilometre uzaklıkta. Bu izinler iktidarlarımızdan önce 2001 yılında verilmiştir. CHP'li bir şahısla SİT izniyle ortadan kaldırılmış. "Siyanürle yapılan bir arama söz konusu değildir" Burada 14 bin civarında yeni ekim yapılmıştır. Sadece bu sene Çanakkale'de 2,5 milyon fidan dikilmiştir. Siyanürle ilgili söylentilerin doğru olmadığını uzmanlar söylüyor. Siyanürle arama söz konusu değil, izole ve kapalı mekanlarda gerçekleştiriliyor. Biz vatandaşlarımızın çevre hassasiyetiyle ortaya koyduğu bütün bu mevzulara saygılıyız. Fakat birtakım grupların maniple ettiği çalıştığını, hükümetle siyasi mücadelelerini bu örtü altında yapmaya çalıştıklarını, birtakım yatırımları engelleme içerisinde olduklarını görüyoruz. Çevreci dostlarımızla her zaman beraberiz. "Sosyal medyada ortaya konulanların gerçekle alakası yoktur" ÇET Raporuna karşı hiçbir şeye izin verilmeyecektir. Burada ticari faaliyetler gözetilirken verdiğimiz ruhsatlar çevresel etkiye uygun olarak hayata geçirilecektir. Ormanla ilgili ortaya koyulan prensiplerine tamamen uygun olarak takip edilecektir. Çevreyle ilgili hassasiyeti olan dostlarımızın her zaman yanındayız. Oradaki hassasiyetleri yakından takip ediyoruz. Ama sadece bu meseleyi siyasi mücadeleye dönüştürmeye çalışan grupların, çevreci vatandaşlarımızın büyük hassasiyetini çalmaya ve siyasal ajandalarına istihdam ettiklerine inanıyoruz. Bakanlığımız oradaki çevre örgütlerinin uygun bir şekilde bilgilendirilmesi gerekiyor. Bugün bir bilgilendirme başladı. Bundan sonra daha yoğun bilgilendirme yapılacaktır. Çevre konusunda hassasiyet gösteren bütün vatandaşlarımızın başımızın üstünde yeri vardır. Bu hassasiyetleri, vatandaşlarımızı kışkırtmaya çalışan birtakım radikal grupların, bunların mensubu bazı kişileri orada görüyoruz. Ortaya koyulan soruların hepsinin cevabı vardır. Sosyal medyada ortaya konulanların gerçeklerle alakası yoktur.
  13. Uyku ve uyku düzeni sağlıklı yaşam için çok önemlidir, çünkü karanlıkla birlikte salgılanmaya başlayan melatonin hormonu etkinliğini en iyi uykuda gösterir. Gece karanlık bir odada yatarak uyumazsak melatoninden yeterince faydalanamayız ve uykunun derinliği azalacağından yorgunluk kaçınılmaz hale gelir. Melatonin oldukça yararlı bir hormondur. Çocuklarda büyümeden yetişkinlerde sağlıklı ve uzun yaşamaya kadar değişik faydaları vardır. Güneş ışığı saatine göre kendini ayarlayan fizyolojik iç saatin ve bu saate göre periyodik olarak salgılanan hormonların denetimi altında uyunduğumuzda daha kaliteli ve doyurucu uyku alınmış olur. Sözgelimi nöbet tutup da gece uykusu alamayanlarda döngüsel ritimler aksar, sağlık problemleri tetiklenebilir. Huzursuzluk, günlük verimde düşüş, yorgunluk, isteksizlik gibi belirtiler ortaya çıkar. Lösemili ve başka hastalığı olan çocukların özellikle karanlıkta uyutulmaları bu yüzdendir. İngiliz bilim adamlarının yaptıkları son araştırmaya göre; düzensiz ve geç saatte uyuyan çocukların sağlıklı bir zihinsel ve bilişsel gelişim sağlayamadıkları tespit edilmiş. Çünkü uykunun çocuğun fiziksel ve zihinsel gelişiminde önemli bir yeri vardır. Hatta gece geç saatte uyuyan ve düzensiz uyku çeken çocuklarda zekâ körelebilmekte, zihinsel güç gerektiren işlemlerde başarısız olmalarına sebep olmaktadır. Buna göre uyku eksikliği, vücut ritmini bozarak beynin yeni bilgiyi daha etkin öğrenmesini engellemektedir. Bu durum ise en çok kız çocuklarını etkilemektedir. Günümüzde çocukların gece uykusu tehlikededir. İnternet alışkanlığı gece uykusunu kaçırmakta; bu da uykularının bozulmasına, sosyal becerilerinin zayıflamasına yol açmaktadır. Annelerimizin çocukları büyütürken, “Uyusun da büyüsün, tıpış tıpış yürüsün” diye ninni söylemeleri boşuna değildir. Gerçekten uyuma sırasında büyüme hormonları salgılanır. Aman çocuklarımızın uykusu düzenli ve yeterli olmalıdır. Ama muhakkak karanlıkta uyutulmalıdırlar. Bu yüzden ellerine verdiğimiz bilgisayar, akıllı cep telefonu ve benzerlerine dikkat!
  14. S-400 hava savunma sistemi bahane edilerek ortağı olduğu F-35 programından dışlanmak istenen Türkiye, beşinci nesil savaş uçağı için alternatifleri değerlendiriyor. Bu kapsamda millî muharip uçak TFX’in çalışmalarına hız verilecek. F-35’e parça üreten Türk firmalarının da, burada edindiği tecrübeleri TFX’e aktaracağı belirtiliyor. Bu kapsamda millî muharip uçak TFX’in çalışmalarına hız verilecek. Uçağın 2025 yılında ilk uçuşunu yapacağı, 2028’de ise hizmete gireceği belirtiliyor. Ancak savunma sanayii kaynakları askıya alınan F-35 projesinden Türkiye’nin tamamen çıkartılma ihtimaline karşı TFX’in daha erken bir tarihte motor çalıştırabileceğini ifade ediyor. TUSAŞ tarafından tasarım çalışması süren uçağın birebir modeli geçen ay Paris Air Show’da sergilenmişti. F-35’e parça üreten Türk firmalarının da, burada edindiği tecrübeleri TFX’e aktaracağı belirtiliyor. Ankara ayrıca, envanterdeki F-16 ve F-4 uçaklarının da modernizasyon çalışmalarıyla ömrünü uzatmayıhedefliyor. TUSAŞ/TAI’nin geliştirdiği TFX, Avrupa’nın en iyi savaş uçakları arasına girecek ve kademeli olarak F-16’ların yerini alacak. Türkiye ABD, Rusya ve Çin’den sonra beşinci nesil bir muharip uçağı üretebilecek altyapı ve teknolojiye sahip ülkeler arasındaki yerini alacak. Çift motorlu, radara karşı düşük görünürlüğü olan TFX, gövde içi silah taşıma özelliği, gelişmiş uçuş ve atış sistemleri, çift fonksiyonlu radar ve elektronik harp kabiliyeti ile de dikkat çekiyor.
×