Jump to content
Fevaid

Search the Community

Showing results for tags 'Cübbeli Ahmed Hoca'.



More search options

  • Search By Tags

    Type tags separated by commas.
  • Search By Author

Content Type


Forums

  • Welcome to Fevaid
    • Güncelleme ve bilgiler
    • Welcome newbies
    • İstek / Öneri / Şikayet
  • Gündem / Haber
    • Türkiye'de gündem
    • Spor haberleri
    • Dünyadan haberler
    • Dijital / Teknolojik haberler
    • Dini haberler
    • TURKISH army
  • Dijital teknoloji
    • Cep telefonu (SmartPhone)
    • Sosyal ağ
    • Telefon ve tabletler için işletim sistemleri
    • Web / Online uygulamalar
    • İşletim sistemleri
    • Smartphone applications
  • Bilgi / Eğitim / Sağlık
    • Sağlık
    • Tarih / Ansiklopedi
    • For womens only
    • Sexuality
    • Kek / Pasta tarifleri
    • Unknowns
    • Pratik bilgiler
    • OTTOMAN's History
  • Oyun dünyası
    • Tüm platformlar
    • Konsol
    • Telefon ve tablet oyunları
    • Web / Online oyunlar
  • Multimedya
    • Video
    • Photography, Wallpaper, Picture
  • Sözler
    • Resimli sözler / Resimli mesajlar
  • Din
    • Allah (C.C.)
    • Peygamber efendimiz Hz.Muhammed
    • İslamiyet
    • Halal goods / products
    • Holy RAMADAN
  • ENTERTAINMENT
    • Komik olaylar

Find results in...

Find results that contain...


Date Created

  • Start

    End


Last Updated

  • Start

    End


Filter by number of...

Joined

  • Start

    End


Group


Found 2 results

  1. Cübbeli Ahmet Hoca, Ahmet Hakan'ın kendisine attığı 'Saç-ı Şerif fabrikası açtı.' iftirasına ilişkin açıklamasında, "Ahmet Hakan diyor ki 'Su fabrikasında resmin var. Ben nereden bileyim?' Kardeşim her resmimin olduğu yer benim mi? Bu nasıl gazetecilik?" dedi. Kendisine yöneltilen 'yanmaz kefen, su fabrikası, kaymaz terlik' gibi iftiralara dair yeniakit.com.tr'ye açıklamalarda bulunan Cübbeli Ahmet Hoca, "Cemaatten bir arkadaşımızın su fabrikasının açılışına dua etmek için katıldığımızda Ahmet Hakan bunu Hürriyet Gazetesi'nde 'Saç-ı Şerif Fabrikası' başlığıyla haber yaptı. Ben de kendisinden davacı oldum ama davamı da kazanamadım." dedi. "Bu kadar iftira olur mu?" diye soran Cübbeli Ahmet Hoca, sözlerine şöyle devam etti: "Beni bilen biliyor ama bazıları da bakınca inanası geliyor. Bu iftiradan dolayı Ahmet Hakan'a dava açtım. Ahmet Hakan diyor ki 'Su fabrikasında resmin var. Ben nerden bileyim?' Savcı, beni müşteki olarak çağırdı. 'Hocaefendi bak burda resmin var.' dedi. 'Her gittiğim fabrika, lokanta benim olabilir mi? Siz savcısınız.' dedim." 'Benim bir kütüphane dolusu kaynağım var' Yanmaz kefen satışı yaptığı iftiralarına da cevap veren Cübbeli Ahmet Hoca, "Süleymaniye Kütüphanesi'nde birçok kaynağım var. Bir kaynağımda Hadis-i Şerif, 'Şu İsm-i Şerif kefene yazılırsa azap hafifler.' diyor. Sohbetteki bir konuşmamda cemaate faziletini anlattım. Ben, 'İstediğin günahı işle, kafir ol, münafık ol. Bu ayeti yazınca azap görmezsin.' demedim ki. Cemaatten bazı talepler oldu. Ben de bu talepleri, kefen yapan arkadaşlara ilettim. Olayın hepsi bu." şeklinde konuştu. Cübbeli Ahmet Hoca, kaymaz terlik satışı yaptığı iddialarına ilişkin de şu sözlerle cevap verdi: "Bir kuruş para boğazımdan geçmedi. Bunun için daha önce de yemin ettim. Bir kuruş para kazandıysam 'Allah bana lanet etsin' dedim. 120 terlikle insan ne kazanacak? Bir de tanesi 120 lira. 100 bin lira falan dersin de bir yekün tutar."
  2. Başta Kudüs olmak üzere, İslam coğrafyalarının maddi-manevi, alenen ve pervasızca işgal edildiği, bölünüp parçalandığı, terör ve kaosla istikrarsızlaştırıldığı bugün, ümmetin ve milletin yegane ümidi haline gelmiş ülkemize ve liderine de her gün değişen yöntem ve vasıtalarla saldırılar devam etmektedir. Cenâb-ı Hakk’a hamdolsun; millet ve devlet olarak, çok yakın tarihlerde ülkemize, insanımıza, dinimize, diyanetimize, tarihimize ve değerlerimize üst üste yapılan saldırılar, ihanetler ve kurulan tuzaklardan, Allâh’ın inayeti, müminlerin feraseti, büyüklerimizin duası, milletimizin direnişi ve liderlerimizin hak ve hakikat davasındaki kararlı duruşu ile kurtulmuş bulunuyoruz. Tehditler ve tuzaklar henüz sona ermiş değildir. Bugünlerde değişen usul ve vasıtalarla sürdürdükleri düşmanlıklar da Allâh’ın izniyle netice vermeyecektir. Bugün ülkemizde yeni bir idari tercih mükellefiyeti ile karşı karşıya bulunuyoruz. Sömürgeci zihniyetlerin mutlaklaştırdıkları idare şekillerini değil; insanlığın barış ve huzurunu, izzet ve şerefini tekeffül eden sistem ve idare ruhuna daha yakın bulduğumuz Cumhurbaşkanlığı Yönetim Modelinin, insanımız ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını diliyoruz. Bu yeni yönetim modelinde hak, hakikat, hukuk, adalet ve liyakat şartlarını haiz bir yönetim inşa edeceğine inandığımız ve beklediğimiz, istikrarın teminatı gördüğümüz Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarını tercih ettiğimizi kardeşlerimiz ve milletimizle paylaşıyoruz. Nihai olarak, Efendi Hazretlerimizin ikaz buyurdukları, cemaatimizle alakası bulunmayan, cemaatimizin hassasiyetleri ve ruhuna aykırı telkinlere, fitne ve fesat faaliyetlerine karşı duyarlı ve sorumlu davranmamız gerektiğini hatırlatır, Mevlâ Te’âlâ’dan, başta memleket idarecileri olmak üzere, hepimizi üstün ahlak, hidayet ve istikamet üzere sabit kılmasını niyaz ediyoruz. Allâh’a emanet olunuz. İsmailağa Câmiası
×